Zemzem
Yalın ayaklarında, şekilden şekle giren çöller. Çevresini kuşatmış iri başlı dev gibi dağlar. Güneş, Hacer`in çatlamış dudaklarında. Ve kucağındaki İsmal’in yüzünde.Bir testi su, birkaç hurma. İbrahim’in adımları titrek, gözleri yaşlı. Sevmek en ağır imtihandı belki. Oysa ayrılık, yakınlığın habercisi değil mi? Ardına bakmadan, iri başlı dev gibi dağların arkasındaydı artık İbrahim..Yalnız ve çaresiz bir kadın, kucağında bir çocuk. Ağlıyor adeta yırtıyor dev gibi dağların iri başlarını. Hacer, sütü yok, su yok. Bakıyor etrafına.Safa da bir ırmak mı? Merve de çağlayan su mu? Koşuyor.. Uzaklık, Hacer’in ayaklarında eziliyor. Merve`den bakınca Safa da su… Safa`dan bakınca Merve`de su. Tam yedi kez tepeden tepeye koşuyor. Sadık bir dilenci, Mevla`nın kapısında. Duasında samimi ve sabırlı bir kul. Nihayet, bitkin düşüyor. Yorgun ve dertli bir halde varıyor oğlunun yanına. Öldüğünü düşünüyor ama oğlu gülüyor. Ayaklarının arasından fışkıran suyla oynuyor İsmail.Hacer, suyun gitmesinden korkuyor. Gözleri yaşlı, çatlayan dudaklarında tebessüm. Zem diyor suya. Zem. zem . Ey su dur ! Dur!
Hz. İbrahim`in duasının kabulüydü İsmail. Tam bir teslimiyetin, sözünün eri olduğunun örneğiydi İbrahim. Çaresizlikte çare aramanın, umutsuzluğa düşünce umut bulmanın, sabırla duada sadık kalmanın örneğiydi Hacer..Başarıyla verilmiş imtihanın ödülüydü zem zem. Yalın ayak bir halde, Safa`dan Merve`ye; Merve`den Safa`ya koşuyorum.Çaresizlikte çareme; umutsuzlukta umuduma teslim oluyorum. Ram oluyorum sabır ve duaya..
Bahtinur Cano
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.