Kayıp Şehir
İnsan ömrü boyunca birçok yere gider. Bazı şehirleri unutur, bazılarını özler. Ama öyle bir şehir vardır ki, oraya giden hiç kimse geri döndüğünde aynı insan olmaz.
.
Kimi insanlar o şehri bir efsane sanır, kimileri ise adını anmaya bile cesaret edemez. Çünkü bazı şehirler haritalarda değil, insanın kaderinde saklıdır. Yolunu arayarak bulamazsın. Ne kadar kaçarsan kaç, zamanı geldiğinde o şehir seni bulur.
.
Ben de uzun yıllar Kayıp Şehir'in yalnızca dilden dile dolaşan eski bir efsane olduğuna inandım. Hayat önümden durmadan aktı. Mevsimler değişti, insanlar geldi geçti. Gittiğim her şehirde yeni sokaklar buldum ama kendimi bulamadım.
.
Kalabalıkların arasında yürürken bile içimde büyüyen sessizliği susturamadım. Geceleri uykuya dalmadan önce adını bilmediğim bir özlemin içimde dolaştığını hissederdim. Sanki görünmeyen bir el, beni yıllardır bekleyen bir yere usulca çağırıyordu.
.
Her şey yağmurlu bir pazartesi sabahı değişti.
.
Kapımın önünde eski, mumla mühürlenmiş bir zarf duruyordu. Üzerinde ne gönderen vardı ne de bir adres. Kenarları yıpranmıştı. Sanki yıllardır bir yerlerde beni beklemiş, zamanı gelince kapıma kadar gelmişti.
.
Zarfı elime aldığım an içimi tarif edemediğim bir ürperti kapladı. Parmaklarım mühre dokunduğunda bunun sıradan bir mektup olmadığını hissettim. Sanki açacağım şey bir kâğıt parçası değil, unutulmuş bir geçmişti.
.
Mührü ağır ağır kırdım.
.
İçinden çıkan sararmış kâğıtta yalnızca iki satır yazıyordu.
.
Seni bekliyoruz.
Geç kaldın.
.
O iki cümle mürekkeple değil, yıllardır içimde büyüyen sessizlikle yazılmış gibiydi. Gözlerim yavaşça sayfanın altına indi. O an odadaki bütün sesler sustu.
.
Sayfanın altında kendi imzam vardı.
.
En küçük kıvrımına kadar bana ait olan, yıllardır attığım o imza...
.
Ama ben o mektubu hayatımın hiçbir döneminde yazmamıştım.
.
Tam o anda, yıllardır unuttuğumu sandığım bir ses yeniden zihnimde yankılandı.
.
"Bir gün kendini bu dünyaya ait hissetmezsen, Kayıp Şehir'i ara."
.
O güne kadar kaybolan şeyin bir şehir olduğunu sanıyordum.
.
Belki de yanıldığım tek şey buydu.
.
Çünkü bazı şehirler kaybolmazdı.
.
Onlar yalnızca, kendini kaybeden insanları sessizce beklerdi.
İsmail Gökkuş
Kayıp Şehir başlıklı yazı duygunun__kalbi tarafından
24.07.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.