Öldürmeyen Allah Hitleri Bile Öldürmüyor 2 Bölüm
ÖLDÜRMEYEN ALLAH HİTLER’İ BİLE ÖLDÜRMÜYOR-2. BÖLÜM
Müttefik ordusunun 6 Haziran 1944’deki Normandiya Çıkarmasından sonra Almanların işgali altındaki Fransa’ya girmeleri, II. Dünya Savaşının Almanya aleyhine sonuçlanacağının çok açık bir göstergesi olmasına rağmen Hitler, hâlâ hayallerinden vazgeçmemişti ve onun bu tutumu bazı Alman generalleri nezdinde Almanya için çok acı bir sona doğru gidişti. Bu durumda da yapılacak en doğru şey Hitler’i ortadan kaldırıp yeni bir hükumet kurmak ve Müttefiklerle yenilir yutulur bir anlaşma yapmaktı.
Ancak Hitler’i kim ortadan kaldıracaktı? Adam bugüne kadar bir sürü suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.
Bir önceki bölümde adından söz ettiğim Henning von Tresckow, Hitlerin bindiği uçağa içinde bomba olan içki şişesi yerleştirdiği halde fünyede meydana gelen arıza sebebiyle bomba patlamamış, Hitler kurtulmuştu.
Ama Hitler ne kadar ölmemeye kararlı ise Treckow da o derece öldürmeye kararlıydı. Ancak kendisi doğu cephesine atandığı için bu işi elbette bir başkası yapacaktı ve daha da önemlisi Hitler öldüğü takdirde çıkabilecek bir iç savaşta iş yedek ordu komutanlığına düşeceğine göre yedek ordu komutanı General Fomm, kafaya alınmalıydı.
General Fomm, ‘’Şayet Hitler’i öldürürseniz ben ordumla devreye girerim ‘’ dedi. Yani öldürme operasyonunda doğrudan bulunmayacaktı.
Bir diğer önemli isim Hitler’in en değer verdiği komutanlardan Çöl Tilkisi Rommel’di. Rommel, çoktandır Hitler’in politikalarını eleştiriyor, her seferinde Hitler tarafından sert şekilde uyarılıyordu.
Hitler’den iyice bıkmış olan Rommel ‘’ Öldürürseniz ben de sonuna kadar sizinleyim ‘’Dedi.
Kala kala bir tek suikastı kimin gerçekleştireceğine kalmıştı iş.
Treckow, onu bulmakta da gecikmedi. 1943’de tanıdığı Albay Claus von Stauffenberg bu işi seve seve gönüllü olarak yapardı. Nitekim de ‘’ Ben yaparım ‘’ demişti.
Müttefiklerin Normandiya çıkartmasından çok kısa süre 7 Temmuz 1944’den itibaren 11 Temmuz, 15 Temmuz, 17 Temmuz tarihlerinde bir kaç defa Hitler’i ortadan kaldırma girişiminde bulunduysa da çeşitli aksaklılar yüzünden başarılı olmadı.
Evet, Kuzey Afrika’daki savaşlarda bir kolunu, bir gözünü, bir elinin tüm parmaklarını, diğer elinin bir iki parmağını kaybetmiş olan bu sebeple de Hitler’in göz bebeği subaylardan biri olup emekli edileceğine Yedek Orduda geri hizmetlere alınan ama Hitler’le yüz yüze, diz dize ortamlarda bulunabilen Stauffenberg, 20 Temmuz’da Hitler’i öldüreceğinden hayli emindi.
20 Temmuz'da Wolfsschanze'deki ( Hitler'in Doğu Prusya, Rastenburg'daki İkinci Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi'nde bulunan karargâhı. Wolfsschanze=Kurt İni ) toplantıya katılan Stauffenberg , Hitlerin de toplantıda olduğunu görünce Genelkurmay Başkanı Wilhelm Keitel’den onun tuvaletini kullanmak için izin istedi ve bu izni alıp girdiği tuvalette bomba düzeneğini hazırladı.
Sonra tekrar toplantı salonuna döndü. Bu arada Genel Kurmay Başkanı, Hitler’in kulağına, Albay Stauffenberg’in bir rapor sunacağını söyledi.
Hitler, Stauffenberg’i başıyla selamladı ve işaret diliyle o anda dinlemekte olduğu General Heusinger’den sonra onu da dinleyeceğini bildirdi.
Stauffenberg’in çantadaki bombası zaman ayarlıydı. O sebeple çantayı Hitler’e en yakın yere koymalı ve hemen oradan uzaklaşmalıydı.
O da öyle yaptı. Çantayı oldukça kalın ayakları olan masanın Hitler’e en yakın ayağının iç tarafına koydu. Şimdi Hitler ile bombalı çanta arasında sadece bir-iki adımlık mesafe vardı ve bomba patladığında Hitler’in sağ kurtulma ihtimali % 0’dı.
Hitler, elinde büyük bir mercek, harita üzerinde General Houser’in bahsettiği yerlere bakıyor, bir taraftan da onu dinliyordu. Tam o anda Albay Stauffenberg’e - daha önceden ayarlanmış- bir telefon geldi.
Albay Stauffenberg, toplantı odasından çıktı.
Artık bombanın patlamasına çok kısa bir zaman kalmıştı. O sebeple bir an önce oradan uzaklaşmalı ve büyük müjdeyi tüm Alman halkına duyurup bilahare yönetime el koymaları gerekiyordu.
Albay Stauffenberg Kurt İninden uzaklaşırken toplantı salonunda Hitler’le birlikte masadaki haritaya eğilmiş olan Albay Brand’ın ayağına bir şeyler takıldı. Evet, bu Albay Stauffenber’in çantasıydı.
Albay Brand çantayı önce ayağı ile itti. Daha sonra eğildi aldı ve masanın Hitler’e en uzak ayağının arka kısmına koydu.
General Heusinger hâlâ heyecanlı heyecanlı anlatırken saat tam 12.45’de bomba patladı.
Patlamasına patladı ama üç general, bir steno görevlisi orada ölürken Hitler oldukça basit yara-berelerle bir kez daha ölümden döndü.
****
Kurt İnindeki büyük patlamayı duyan ve yükselen dumanları gören Albay Stauffenberger, Hitler’in ölmemiş olma ihtimalini aklının ucundan dahi geçirmeden bindiği uçakla saat 16.00’da Berlin’e vardı ve Hitler’in öldüğünü, yedek ordunun Valkiriye operasyonuna ( Yönetimi ele geçirme ) başlayabileceğini bildirdi ama ondan çok daha önce direkt bu suikast operasyonunun içinde olan General Eric Fellgiebel, Hitler’in maalesef ölmediği haberini iletmişti bile.
Ortalık karmakarışıktı. Yedek ordunun komutanı general Fromm’un eli ayağı birbirine dolanmıştı. Hitler gerçekten de yaşıyorsa kendisi her şeyi bildiği halde Gestapo’ya haber vermediği için ayvayı tane tane değil ağacıyla birlikte yerdi.
Derken efendim uzatmayalım. 22 Temmuz’da Hitler bizzat kendisi radyodan hayatta olduğunu açıklayınca Fromm’un tekrar ‘’Heil Hitler ‘’ damarları kabardı ve tam bir cadı avı başlatarak Albay Stauffenberger dahil suikasta katılanların pek çoğunu - çok kısa süren mahkemeler sonucunda - öldürttü. ( Kendisi aleyhinde ifade verecek olanlar başta olmak üzere )
Bu süreçte toplamda 7000 Kişi yakalandı ve bunlardan 4990’ı idam edildi veya kendi kendilerini öldürmeleri istendi. Mesela General Rommel’in de kendisini vurması istendi ve o da kendini vurdu ama ölmeyince bu işi infaz görevlileri halletti.
Peki korkak General Fromm, takrar Hitler tarafına dönmekle kurtuldu mu?
Hayır. Onun da bu suikastın içinde olduğu daha sonra anlaşıldı ve 12 Mart 1945’de kurşuna dizilerek idam edildi.
Peki Hitler? Ona ne oldu? Bu herif sıcak yatağında yaşlılık sebebiyle mi öldü?
Aslında bu sorunun cevabını neredeyse herkes bilir ya ben yine de yazayım.
Hitler 30 Nisan 1945’de Berlin’in düşmesi üzerine gizlendiği sığınakta tabanca ile kendisini vurarak öldürdü. Eşi Eva Braun ise siyanür kapsülü yutarak intihar etti.
Hitlerin vasiyeti vardı: Öldüğü takdirde yakılmasını istemişti. Otto Günsche ve Heinz Linge adlı adamları vasiyet gereği Hitler ve Eva Braun’u yakmaya başladılar ama cesetler tamamen yanmadan Rus askerleri söndürdü.
Daha sonra Moskova’ya götürüldü bu cesetler. Uzun süre bir yerlerde gömülü olarak kaldı ve nihayet 1970 Yılında gömüldükleri yer bir Neo Nazi tapınağına dönüşmesin diye KGB tarafından tekrar ve tamamen yakıldı, külleri Sprey Nehrine atıldı.
Velhasılıkelam yirmi bir Suikast girişiminden sağ kurtulan Adolf Hitlerin ölümü bir başkasının değil bizzat kendi elinden olmuştu.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.