Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
26.07.2026 · 30 · 0 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Serzeniş” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Serzeniş

Malum, hem yazın hem de turizm sezonunun tam ortasındayız. Yoğunluk ile yorgunluğun eş, sıcaklar ile stresin arkadaş olduğu günlerdeyiz. Kimseyle tatsızlık yaşamadan sezonu kapatabilmek en büyük hedefimizdir. Bizler hizmet sektöründe çalışan işçileriz; kimimiz aşçı, kimimiz bulaşıkçı, kimimiz çırak. İçimizde babası bakan olan, milletvekili olan ya da iş adamı olan yoktur... Olsaydı bu mesleği yapar mıydık,size bırakıyorum.


Biraz serzenişte bulunmak istiyorum. Sanırım birçok meslektaşım bana hak verecek ve dertlerini dile getirdiğim için  bana teşekkür edecektir.


Açık büfe dediğimiz alanlarda isteyen istediği kadar alır; ister yer, ister çöpe atar, buna karışamayız. Her yemeğin başında Türkçe, Almanca, İngilizce ve Rusça o yemeğin adı yazar. Fakat Türk müşteriler, bildikleri hâlde yine sorarlar:

"Bu nohut mu?"


Patates kızartmasında ne var bilmem; yediden yetmişe herkes başında bekler. Bir gün patates kızartması verilmese, pılı pırtıyı toplayıp oteli terk edecekler galiba.


Kuzu tandır dağıtırız:

"Elini korkak alıştırma!" derler; sanki onlardan başka müşteri yok. Uzatırlar tabağı:

"Üç kişiyiz, dört kişiyiz, beş kişiyiz."

Tabakta yer kalmamış, hâlâ "Doldur, doldur." diyorlar.


Beyaz ve kırmızı eti sürekli veriyoruz. "Yine mi tavuk yiyeceğiz, yine mi hindi yiyeceğiz?" demekten geri durmazlar. Hem farklı şeyler yemek isterler hem de farklı bir şey gördüklerinde türlü türlü sorular sorarlar.


Sorun teşkil etmeyeceğini bilsem, kulaklarıma pamuk tıkayıp büfeye öyle çıkacağım. Onlarca yiyeceğin içerisinde, "Aç kaldık, yiyecek bir şey yok." demeleri adamı çileden çıkaracak cinsten. Yahu, dünyada milyonlarca insan açlıkla savaşırken ve ülkemizde binlerce insan açlık sınırının altında yaşarken, hayatında bir kez olsun denizi, oteli görmemiş insanlarımız varken bunlar neyin kafasını yaşıyor acaba?


Tabaklarındaki yemeklerin yarısı kalır; çünkü hepsini yemek mümkün değildir. Sonra garsona sorarlar:

"Ekmekler çöpe mi atılıyor?"

"Elinizin, burnunuzun ve ağzınızın değdiği ekmeği ne yapmam gerekiyor?" diyesi gelir garsonun ama ne yapsın; ekmek parası, yutar.


Şükretmesini bilenler, kadirşinas kimselerdir bu da he insana nasip olmaz.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Serzeniş

berberce berberce