Anne Yüreğimdeki Çağrı
Bazen insanın yüreği, içten içe tek bir kelimeyi söylemeye hazırlanır. Yıllar, mesafeler, hayatın sınavları… Hiçbiri bu çağrıyı susturamaz. Söyleyemedikçe o kelime yüreğinde büyür; ağırlaşır, huzurunu kaçırır ve sonunda, sen farkına bile varmadan dudaklarından dökülür:
— Anne!
Bu kelime sıradan bir hitap değildir. O, yüreğin en samimi, en saf çağrısıdır. Kalbini titreten, ruhunu derinden sarsan, kimi zaman gözlerini yaşartan kutsal bir sestir. Dünyaya gözlerini açtığın ilk andan hayatının en zor anlarına kadar seninle birlikte olan en güvenli sığınaktır. Her insanın dilinde bu kelime vardır; fakat herkesin “annesi” kendine özgü, biricik ve eşsizdir.
Geçtiğimiz günlerden bir sabah, yüreğim tam da bu çağrıyla uyandı. Ortada hiçbir sebep yoktu. Ne bir acı ne de bir sıkıntı… Ama kalbimde tarif edemediğim bir kıpırtı vardı. Sanki içimde bir şeyler yerinden oynuyordu. Kapının önüne çıktım, derin bir nefes aldım ve yüreğimin istediği gibi tek bir kelimeyle haykırdım:
— Anne!
Bu çağrının içinde ne olduğunu ben de tam olarak anlayamadım. Belki çocukluğumda dinlediğim masallar, ateşim çıktığında alnımı silen sıcak eller, acılarımı dindiren yumuşak fısıltılardı. Belki de yıllardır dile getirilememiş teşekkürlerin, özlemlerin ve af dileyişlerin sessiz yankısıydı. O basit görünen “Anne” sözcüğü, yüreğimin en temiz ve en masum köşesinden yükselmişti.
Tam o anda kulağıma bana ait olmayan bir ses ilişti. Yoldan gelen küçük bir çocuğun ağlayışıydı bu. O da aynı kelimeyi haykırıyordu; farklı bir tonda, acıyla ama aynı zamanda umutla:
— Anneee!
Dönüp baktığımda, yol kenarında üç-dört yaşlarında, esmer tenli, üstü başı toz içinde küçük bir çocuk gördüm. Etrafında kimse yoktu; belli ki kaybolmuştu. Ama her adımında büyük bir güvenle annesini çağırıyordu. Onun sesinde korkudan çok umut vardı. Her “Anne” deyişinde, sanki yüreğinden bir ışık yükseliyordu. Çünkü biliyordu ki annesi gelecekti. Elbette gelecekti. Anneler her zaman gelir.
Bu manzara yüreğimi derinden sarstı. O çocuğun çağrısı bir anda benim içimi de doldurdu. O an anladım ki yaşımız, makamımız ya da hayatta karşılaştığımız zorluklar ne olursa olsun, hepimiz annemize muhtacız. Kalbimizde ona ayrılmış bir yer, doldurulamayacak bir boşluk vardır. Bazen annemiz yanımızda olsa bile onu çağırmak isteriz. Çünkü bu kelime; huzurun, şefkatin ve iyiliğin en güçlü ifadesidir.
“Anne” kelimesinde kayıtsızlık yoktur. Onda sevgi vardır, yakarış vardır, şifa vardır. Yılların tozu yüreğimizi kapladığında bile bu tek kelime bütün o ağırlığı silip götürür. Çünkü bu, insanın hayatında söylediği ilk kelimelerden biri olduğu gibi, son nefesine kadar kalbinden hiç çıkmayan en kutsal sözdür.
Anne yalnızca sevgi demek değildir. O, kalbin huzuru, ruhun sığınağıdır. Kulakların işittiği en berrak, en kutsal sestir. O; acıda umut, yalnızlıkta dayanak, mutlulukta ise duadır. Anne, hiç dinmeden yağan bir rahmet gibi dua eden, insanın yüreğinde daima yol gösteren bir ışıktır.
Anne tükenmeyen sevgidir. Onun adını andığında bile kalbin yumuşar, gözlerin dolar. Çünkü seni hiçbir karşılık beklemeden seven tek insan odur. Belki de bu yüzden hayatın en ağır, en yorucu anlarında yüreğin yine aynı kelimeyi fısıldar:
— Anne!
Yazar: Sevinç İkromova
Buhara Devlet Pedagoji Enstitüsü Öğrencisi
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.