Soğan Kokusu
Tanıştıklarında memur olduğunu söylemişti ama kız, onu memur olduğu için değil; saf kalbi için sevmişti. Hafta sonlarında buluşmaya başlamışlar ya kafeye gidip göz göze, uzun uzun konuşuyorlar ya da sahilde el ele yürüyüş yapıyorlardı.
Günlerden cumartesiydi güz ayının ikinci haftası.Çiçeği burnundaki âşıkların keyiflerine diyecek yoktu. Öyle ya; cepte harçlık, kolunda sevgili olduktan sonra insan daha ne isteyebilirdi ki? Ancak kızın rahatsız olduğu ve günlerdir soramadığı bir husus vardı: Soğan kokusu.
Pat diye soruverdi:
— Annene yardım ediyor musun?
— Temizlik yaparken mi?
— Temizlik yaparken, yemek yaparken, çarşı pazara giderken...
— Temizlik ve yemeği bana yaptırmaz ama pazara giderken, babamın evde olmadığı zamanlarda, bazen yardım isteyebilir.
— Niye sordun?
— Ellerin... Ellerinde hep soğan kokuyor...
Oysa o genç, reddedilme korkusuyla yalan söylemişti. Büyük bir restoranda çıraklık yapıyor ve her gün iki kasa soğanı hem soyup hem doğruyordu.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.