805 Numaralı Odanın Penceresinden
Ömrümüzün önemli bir kısmı hastane koridorlarında geçiyor
Doğumlar,hastalıklar, ameliyatlar, ölümler...
Allah eksikliğini de göstermesin, mecbur da etmesin dediğimiz o yere, illâ ki uğruyoruz.
O uğrak yerimizde bugün 7.günümüz.
Annemin geçirdiği bir dizi ameliyatların yedincisini de atlattık çok şükür.
Bu süreçte hasta ile birlikte refakatçi de bir sürü imtihandan geçiyor.
Bir yandan kaygı, korku, bir yandan da yorgunluk ve stres.
Öte yandan da derin bir tefekkür düşüyor nasibine.
Yedi gündür gözlemliyorum da, insanoğlunun kimi, şükrünün de şükrünü ederken, kimi de sınanmamışlığın kibri ile yaşıyor.
Kimi olabildiğine hassas kimi olabildiğine gaddar. Kimi yaşamadığı derdin edebiyatını yapıyor
kimi de empatinin enginliğinde derttaşını teskin ediyor.
İnsan dedim ya türlü türlü...
Anneme üzülürken
'Senin derdin dert mi benim derdim yanında' sözünün gerçekliğini hissediyorum bazılarının hikayelerini dinlerken.
Annemi her dolaştırmaya çıkardığımda koridorda karşılaştığım ve ayak üstü sohbet ettiğim kişilerden ibretlik hikayeler dinliyorum.
Onlardan biri,
13 yaşında bir çocuk, sekizinci beyin ameliyatı için gelmiş
2 yaşında bir bebek iki aydır beyin tümöründen tedavi görüyormuş.
11 aydır yatıyormuş teyzenin biri de.
Gün değil,hafta değil, ay değil
aylardır hem de...
İnsan düşününce sadece kendisinin bir sürü zorluklarla imtihan olduğunu sanıyor
Oysa şu hayat deveranında, derdine şükrettirecek nice emsaller duruyor.
Ve şimdi sekizinci kat 805 numaralı odanın penceresinden dışarıyı seyrederken,
dilimden;
"Rabbim şu mübarek günün hürmetine, annemle birlikte tüm hasta kullarına afiyet ve şifa ihsan eyle" diye dua dökülüyor.
Vesselam...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 14
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.