Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
10.08.2026 · 30 · 1 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Siyonizm Ve Silahsızlanma” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Siyonizm Ve Silahsızlanma

Siyonizm Ve Silahsızlanma



"Bu Siyonizm öyle ustadır ki!

Kendi Ordusunda sana askerlik yaptırır, Askerlik yaparkende "Kim, Ben mi? Ben Siyonizme hiç hizmet edermiyim" Türküsünü söylettire söylettire talim yaptırır..." Necmeddin Erbakan

​"Siyonizm güçten anlar," demişti asrın mütefekkiri, ilim, İslam âlimi ve devlet adamı, rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan. Gözlerinizi kapatıp hayal edin; vicdanınız tarihin ve coğrafyanın acımasız gerçekleriyle baş başa bırakın. "Silahsızlanma ile Filistin sorunu çözülür mü?" sorusu, masum bir barış temennisinden ziyade, derin bir coğrafyanın kanayan yaralarını, yerlerinden edilen milyonların trajedisini ve bitmeyen bir işgalin mensuplarının yarasına tuz basma çabasından ibarettir.


​Lübnan ve Filistin'deki direniş gücünün varlığı birer sebep değil, on yıllardır süren zulme, ablukaya ve toprak gaspına karşı doğmuş birer sonuçtur. O silahların susması, İsrail'in yayılmacı politikalarının, mülksüzleştirme siyasetinin ve ilhak planlarının son bulacağı anlamına gelir mi. Aksine, direnişin o sönük kalan sesleri dahi sustuğunda, geriye ne kalır sorusunun cevabı, Doğu Kudüs'ün değil tüm Kudüs'ün sokaklarında yükselen o hazin manzaradır: Siyonizm bayrağının (paçavrasının) gölgesinde yankılanan zillet.


​O bayrak, sadece bir bez parçası paçavradan ziyade; evinden edilen parça parça edilen çocukların, yıkılan evlerin, toprağından koparılan zeytin ağaçlarının ve tarihin en büyük adaletsizliklerinin üzerine dikilmiş bir kibir abidesidir. Kudüs'ün, üç semavi dinin ve insanlık tarihinin ortak hafızasının o en yüksek zirvesine o sözde bayrağın asılacak olması demektir ve direnişin bitmesiyle gelen bir barışın değil; ezilmişliğin, boyun eğdirilmişliğin ve kalıcı bir esaretin resmi olacaktır!


​Silahlar sussun, çocuklar bombalar altında can vermesin temennisi hepimizin ortak rüyasıdır. Lakin gerçek barış, mazlumun elindeki son savunma hakkını da alıp onu tamamen savunmasız bırakmakla değil; adaletin, hakkın ve insan onurunun tesis edilmesiyle mümkündür. Adalet olmadan silahların susması, sadece adaletsizliğin sessizce onaylanmasından başka bir şey değildir. .


​Ve o sessizliğin hâkim olduğu bir coğrafyada, Kudüs'ün bağrına asılabilecek siyonizm bayrağı (paçavrası)ı, insanlığın vicdanına saplanan yeni bir hançerdir. Sizi 20 sene önce yazdığım bir şiirle başbaşa bırakıyorum.


Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı


Siz hiç anne oldunuz mu Filistin’de?

Buldozerler, çeyiz sandığı ve baykuşlar...

Ya kucağınızda körpecik Mahmut,

Kıpkızıl kan ve şarapnel parçası,

Ve gece üç...

Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?


​Peki, siz Gazze’de ya Gazze’de,

Üç aylık bebek, bir nine?

Çıldırdı mı hiç çırılçıplak yavuklun?

Sarsılınca yer gök, iffet tarumar,

Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?


​Peki, siz hiç Beyrut’ta,

Beyrut’ta tarla gördünüz mü?

Cesetlerle ekili gül verdiniz mi

Sessizce, çiğnemeden?

Ve sordunuz mu, soracak kimse yokken,

Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?


​Sahi, sizin hiç Ebu Gureyb’de

Boğazınıza urgan atıldı mı?

Sürüklenerek sırtlanların ininde,

"Öldürün beni, piçim var!" dedi mi

Zulmetin bağrında Iraklı nur?

Siz hiç ay ışığında ağladınız mı?


​Seyrettiniz mi sırça köşkünüzden,

Cam fanusta kan kokan misketleri?

Düşündünüz mü davayı ve sarsılan vuslatı,

Yüzünüzü zift bürümeden?

Titredi mi soluğunuz, ürperdi mi vicdanınız

Seherde, sadece birkaç gece, birkaç kez,

Yatağından fırlayıp gecenin kör vaktinde,

Karanlık yırtılırken hây?

Sahi, siz hiç ay ışığında ağladınız mı?


​Peki, siz hiç düşündünüz mü

Bir akşamüstü muhteşem maziyi acı acı?

Ve şimdi ve şimdi ölüden de betersin;

Çoraklaşmış ufkunla tasasız ve vefasız,

Garbın karanlık ve iğrenç tuzağını hazmetmekte!

Yetmez mi bu kadar zillet! Nefsinin gölgesinde...


​Gelin, ne oldu size, ey eşsiz millet?

Gelin, kurban olayım, ümitsizlik yok hâşâ!

Yeniden şahlanalım gözyaşına bürünüp,

Hakk'a eşik olalım, Rabbe âşık olalım.

Ağlamasın vaadler, bayram etsin Mahmutlar,

Kararmasın şakaklar, coşsun mazi yeniden!

Coşsun sevdalı gözler, meltemler estirelim,

Akın akın yetişsin tekrar beyaz atlılar.


Sen çileli yiğit, hislerine ne oldu?

Ümit, korku, pür edep, alev alev gözyaşım;

Duygularım kördüğüm, utandım gözyaşımdan hây!


​Siz hiç ay ışığında ağladınız mı?

Siz hiç ay ışığında ağla”ma”dınız!


Ömer Ekinci Micingirt

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Siyonizm Ve Silahsızlanma

Siyonizm Ve Silahsızlanma

ÖE.Micingirt ÖE.Micingirt