Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
11.09.2026 · 15 · 0 · Tahmini 4 dk okuma
PDF olarak indir

“Vicdanın Son Kalesi Yemen” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Vicdanın Son Kalesi Yemen

Vicdanın Son Kalesi Yemen


Bugün Gazze'nin paramparça edilmiş göğsüne saplanan hançeri kendi sinesinde hisseden, bu uğurda dünyevi hiçbir menfaat beklemeden en açık ve bedeli en ağır desteği sırtlanan o çilekeş, yetim coğrafyanın adıdır Yemen.


O kavrulmuş, mahzun ve mazlum topraklar; küresel emperyalizmin ve kötülüğün şer odağı olan ABD, İngiltere ve İsrail’in gökten yağan acımasız saldırılarına karşı, insanlık onurunu ayaklar altına aldırmamak için eşsiz bir direnişin destanını kanıyla ve canıyla yazıyor. Bütün bir dünya kör bir suskunluğa gömülmüşken Yemen, kendi yoksunluğuna ve perişanlığına bakmadan gövdesini kardeşinin uğruna ateşe atıyor. Buna mukabil, aynı çölün rüzgârını soluyan, sözde aynı kıbleye dönen Suudi Arabistan ve onun besleyip büyüttüğü güçler, ne acıdır ki Siyonizmin sadık birer emir erliğine soyunmuş, kardeşin kardeşi arkadan vurduğu o karanlık utanç tablosunun en çirkin yüzü olmuşlardır.


Fakat Yemen benim için sadece sınırların ötesinde, ateşler içinde yanan uzak bir ülke yahut haber bültenlerinde geçip giden soğuk bir isim değildir. Benim kalbimdeki Yemen; asırlık bir hüznün, bitmeyen ağıtların ve söküp atılamayan kadim bir kan bağının ta kendisidir. Benim dedemin babası, dönüşü olmayan o amansız Yemen ellerinde, o kızgın çöllerde çarpışmış; bu mukaddes davanın ve haysiyetin uğruna canını o çorak topraklara siper etmiştir.


İşte bu yüzdendir ki bizim ocağımızda, o topraklara duyulan hasretin, saygının ve bitmeyen yasın ebedî bir nişanesi olarak evladının adı "Yemen Dede" olmuştur. O isim ki bizim hanede her anıldığında içimizde incecik bir sızı uyanır, genzümüzde tüten acı bir ayrılık türküsü yankılanır.


Bizim mayamızda o çöllerin kavurucu yalnızlığı ve şanlı hatırası vardır. Ben bizzat Yemen'im, Yemen de bütünüyle ben. Ruhumuzun kökleri o coğrafyanın tarifsiz acılarıyla iç içe geçmiş, et kemikten ayrılmaz bir hâle gelmiştir. Bugün bütün bir yeryüzü karşısına dikilse bile Yemen'in o mağrur duruşunun yanında saf tutmak; yalnızca vicdanî bir borç değil, bizatihi hakikatin, namusun ve Hakk'ın ta yanında durmaktır.


Tarih de gökler de şahittir ki gözyaşının, hüznün ve direnişin bu yetim yurdu, insanlığın son vicdan kalesi olarak kalplerimizde ebediyen yaşamaya devam edecektir. Vesselam.

Birlik


Birlik benzer yağız ata, şahlandır ki tevhit tüte

İfadeler realite, izahata hazırım ben


Sabitkadem hür bestesi, mısralarım vicdan sesi

Millî şuur, aşk, ihlası imbiklerden süzerim ben


İftira, zan, şöhret, paye; ahval nedir, nedir gaye?

Nifak ektiler bahçeye, düşündükçe kızarım ben


Yol sonsuzluk bahsi, suçtu; irfansızlar ezip geçti

Hesap başka ve korkunçtu, zor oyunu bozarım ben


Hava duman, ortalık sis; izan ithal, ruhlar hapis

Yığın yığın Siyon deyyus, affedersin bizarım ben


Türk’ü, Kürt’ü, solu, sağı; kime kurmuş şeytan ağı?

Ülkeme hain tuzağı kuranları ezerim ben


Riya, hodkâm, yalan, haram; zalim değil zulme yaram

Yetim malı bir tek gram yutanlara mezarım ben


Genç, ihtiyar hilebazın, din taciri ham yobazın

Söylüyorum bunu yazın: Sen, ben demem üzerim ben


Esen rüzgâr mor hisleri, bağ bozduran bahisleri

Baş döndüren yeisleri, müşkülleri çözerim ben


Türkistanlı, Iraklıyım; Çeçenya’da sarıklıyım

Şeyh Şamil’e meraklıyım, marifetli gezerim ben


Gökte kartal, yerde hürüm; ben beynimden düşünürüm

Yıpranırım, aşınırım; kalleş kimdir sezerim ben


İbrahimî soyum aslen, gâh Birinci Kılıçarslan

Malazgirt ben, ben Alparslan; gâh cengâver vezirim ben


Kosova, Şam, Niğbolu’yum; kavgalarla dopdoluyum

Ben Dudayev, Köroğlu’yum; zor günlere hazırım ben


Hür maziyi haykır hiddet, aşk "devlet-i ebed-müddet"

Ah şehadet, ah şehadet! Preveze, Hazar’ım ben


Hilal, yıldız nazlı yarim; hakkı teşhir karakterim

Ulu divan benim yerim, her devire nazırım ben


Al bayrağım nurdan çelenk, gökyüzüne sal rengârenk

Korku salar mahşere denk, mazlumlara Hızır’ım ben


Bursa, Mekke, Açe, Hatay; mihrap, kemer, kubbeyim say

Kalp ve dudak: Hay Allah Hay! Samimiyet, huzurum ben


Her yanışı kül zannetme, tekâmül bu, fal zannetme

Konuşan hâl, dil zannetme; dili kalple bezerim ben


Binbir ahenk sesleniş var: Hikmet, erdem, kemal, sürur

Mazim Hak'tan Hakk’a yürür, pes etmeden yazarım ben


Emanetim yüce dinim; Mevlana ben, Yunus benim

Ben Barbaros Hayrettin’im, Akdeniz’de yüzerim ben


Evliyaya, erenlere, vuslat eli verenlere

Feth-i Mübin görenlere sükût-u hâl, nazarım ben


"Edep ya hu" de, "hiçim" de; Bir’e vardım ben içimde

Ve edebî bir biçimde beyinlere kazarım ben


Yapayalnız Hüdai ile kalp bezeyen nida ile

Firdevs yüzlü sada ile gece gündüz gezerim ben


Kavgam ulu hu hularda, ruhum eşsiz duygularda

Hakikat yontar sularda, kem gözleri çizerim ben


Hâl ifade, sükût kelam; cenkte kılıç, vaazda kalem

Millî ruhum ben vesselam; hak yol İslam yazarım ben


— Ben Anadolu — 


Ömer Ekinci Micingirt / Cuma cennetinize ve cennetimize vesile olsun.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Vicdanın Son Kalesi Yemen

Vicdanın Son Kalesi Yemen

ÖE.Micingirt ÖE.Micingirt