Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
27.08.2026 · 36 · 0 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“İnsanlığın 2X Hızı” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

İnsanlığın 2X Hızı

İnsanlığın 2x Hızı

Her şeyi dramatize etmede üstümüze yok galiba.

Neden bilmiyorum ama toplumda her şeyi romantize ve dramatize etme furyası baş gösterdi. İnsanlar her an bir köşe başında kaldırıma çöküp ağlayacakmış gibi duruyor. Bunun nedenini kimse bilmiyor; daha doğrusu kimse kimsenin nasıl olduğunu gerçekten bilmek istemiyor.

“Nasılsın?” sorusu artık çoğu zaman yarım ağızla sorulan bir geçiştirme cümlesinden ibaret. İzledikleri videolarda olduğu gibi, sohbetin can alıcı yerine bir an önce varmak için 2x’e basıyor insanlar. Hızlı, anlamsız, geçiştirilmiş sorular soruyor; asıl istediklerini öğreniyor ve heyecanları bitiyor. Ondan sonra ne sohbetin bir anlamı kalıyor ne de karşılarındaki insanın.

Bazen belediyelerin şehir şebekelerine kutu kutu antidepresan boşaltması gerektiğini düşünüyorum. Topluca terapiye girmemiz, yardım almamız gerekiyor sanki. İşler çığırından çıkıyor.

İnsanların insanlara, hatta kendilerine bile tahammülü kalmamış. Herkes sıkılıyor, herkes dertli, herkeste bir kaygı, bir huzursuzluk, bir tükenmişlik hâli var.

Anlamıyorum bu yeni nesil insan toplumunu.

Yoksa anlıyor muyum?

Belki de mesele bu değil. Belki de onlara anormal gelen benim. Normal olan onlar mı, ben mi bilmiyorum.

Yanlış devirde mi doğdum?

Bazen gerçekten bu toplumun insanı olamayacağımı düşünüyorum.

Erkekler erkek değil, kadınlar kadın değil demek de belki kolaycılık olur. Ama toplumun kendini tanımlama biçimlerinde büyük bir bulanıklık görüyorum. Kimlikler, roller, sınırlar ve kavramlar sürekli yeniden kuruluyor. Değişimin kendisinden çok, bu değişimin ardında hiçbir şeyin sabit kalmaması beni yoruyor.

Dil de değişti.

Dil, yalnızca kelimelerden oluşan bir iletişim aracı olmaktan çıkıp hızın kendisine dönüştü sanki. Uydurma kısaltmalar, eksiltilmiş cümleler, yarım bırakılmış ifadeler… Anlatmanın değil, en kısa sürede anlaşılmış görünmenin önemli olduğu bir iletişim biçimi oluştu. İnsanların birbirini anlamaya çalışmadan anlaşılmış sayıldığı bir atmosfer.

Kişilik adı altında kişiliksizleşen bir toplum.

Okumanın yalnızca alfabeyi çözmekten ibaret olduğunu sanan insanların sayısı artıyor. Edebiyatın birkaç basit cümleyle tamamlandığı, iki tamlama yapanın kendini şair sandığı, edepsizliğin edebî cesaret zannedildiği bir yazı kültürü oluşuyor.

Oysa şiir yalnızca güzel kelimeleri yan yana getirmek değildir.

Şiir, kelimenin taşıdığı yükü bilmektir.

Gastronomide de benzer bir şey görüyorum.

Yemekler “kolaylık” adı altında basitleştiriliyor. Tarif, malzemelerin bir araya getirildiği mekanik bir talimata dönüşüyor. Gastronomi sistematikleşiyor, teknikleşiyor, standartlaşıyor; fakat yemeklerin kendisi giderek silikleşiyor.

Yemek yalnızca yaşamak için yenilen bir şey değildir.

Yemek hafızadır. Kültürdür. Ritüeldir. Bir evin kokusu, bir annenin eli, bir coğrafyanın toprağı, bir toplumun geçmişidir.

Bütün bunlar kaybolurken yalnızca daha hızlı ve daha kolay yemek yapmayı öğreniyoruz.

Belki de benim asıl meselem yeni nesil değil.

Belki mesele, anlamın giderek kolay tüketilebilir bir şeye dönüşmesi.

Her şey hızlanıyor.

Sohbetler, ilişkiler, yemekler, edebiyat, dil, insanlar…

Her şey daha hızlı tüketiliyor.

Ve ben bu hızın içinde bir şeylerin eksildiğini hissediyorum.

Ne olduğunu tam olarak tarif edemiyorum.

Belki de kaybolan şey değer.

Belki tahammül.

Belki derinlik.

Belki de insanın, bir başka insana gerçekten bakabilme yeteneği.


Anladım ki ben bu toplumdan değilim.

Ama belki de bunu söylemek, kendimi diğerlerinden üstün görmek anlamına gelmiyor. Sadece ait olduğum değerlerin hâlâ yaşadığı bir yer arıyorum.

Değerlerin değerini kaybetmediği, sözün hâlâ bir ağırlığının olduğu, şiirin yalnızca birkaç güzel cümleden ibaret olmadığı, yemeğin yalnızca karın doyurmadığı, “Nasılsın?” sorusunun gerçekten merak edildiği bir toplumun parçası olmak istiyorum

Ben bu yeni neokültürizmden anlamadım. Belki de anlamak istemiyorum.

Çünkü bazı şeylerin değişmesi kaçınılmazdır.

Ama her değişim, ilerleme değildir.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

İnsanlığın 2X Hızı

İslamokan17 İslamokan17