Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
Altın Üye
31.08.2026 · 33 · 0 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Benim Olmayan Bir Hatıra” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Benim Olmayan Bir Hatıra

Kendime sorduğum bazı soruların cevaplarını ben vermiyorum.

“Bugün neden buraya geldin?”

Bilmiyorum.

“Bunu daha önce yaşamış mıydın?”

Sanırım.

“Sanırım” diyorum ama içimdeki ses bundan pek emin değil.

Sanki hayatımın bazı yerleri bana anlatılmamış.

Hatırlıyorum.

Ama eksik hatırlıyorum.

Bir sokağı mesela…

Nerede olduğunu bilmiyorum ama gördüğüm anda tanıyorum. O köşede bir zamanlar durmuşum gibi geliyor. Hatta bazen, hiç tanımadığım bir evin penceresine bakıp içeride kimin yaşadığını biliyormuşum hissine kapılıyorum.

Saçma.

Öyle değil mi?

İnsan bilmediği bir şeyi nasıl hatırlayabilir?

Sonra bazı geceler aynı rüyayı görüyorum.

Her seferinde aynı kapı.

Aynı koridor.

Duvarın üzerinde anlamını bilmediğim bir saat.

Ve kapının önünde duran biri.

Yüzünü hiçbir zaman göremiyorum.

Tam yaklaşacakken uyanıyorum.

Her sabah aynı şeyi söylüyorum:

“Bir daha görmeyeceğim.”

Ama görüyorum.

Bazı şeyler unutulmak için değil, zamanı geldiğinde hatırlanmak için saklanıyor.

Bunu düşünmek hoşuma gitmiyor.

Çünkü insan kendi zihninden bile şüphe etmeye başladığında, geriye ne kalıyor?

Bir keresinde eski bir defter buldum.

Benim el yazım.

Ama yazdıklarımı hatırlamıyorum.

İlk sayfada yalnızca tek bir cümle vardı:

“Her şeyi hatırladığında, neden unuttuğunu da anlayacaksın.”

Uzun süre o cümleye baktım.

Ama o gece uyumadan önce odadaki saate baktığımda…

Saat durmuştu.

Tam da rüyalarımdaki saatte.

Tesadüf.

Öyle olmalı.

Zaten hayatın en tuhaf tarafı da bu değil mi?

Bazı şeylere tesadüf diyoruz çünkü başka bir açıklamaya hazır değiliz.

Belki karşılaştığımız bazı insanlar gerçekten rastlantıdır.

Belki bazı yollar gerçekten yanlışlıkla çıkar karşımıza.

Ama ya değilse?

Ya hayat, bize küçük ipuçları bırakıyorsa?

Bir şarkının içinde.

Bir cümlenin arasında.

Hiç tanımadığımız birinin bakışında.

Yaşadığımız bazı anların daha önce yaşanmış gibi gelmesinin bir sebebi varsa?

Ama artık bazı soruları cevaplamıyorum.

Çünkü bazen cevaplardan çok, soruların kendisi önemli.

Mesela şu:

Ben hayatımı mı hatırlıyorum, yoksa bana ait bir hikâyeyi mi yaşıyorum?

Bunu kendime ilk kez dün gece sordum.

İçimdeki ses yine cevap vermedi.

Sadece fısıldadı:

“Kapıyı aç.”

Hangi kapıyı?

Bilmiyorum.

Ama bugün, yıllardır görmediğim bir yerde aynı kapıyı gördüm.

Ve bu kez…

Rüyamdaki gibi değildi.

Kapı açıktı.

Bir süre olduğum yerde kaldım.

İçeri girmek istemedim.

Daha doğrusu, korktuğum için değil…

İçeride ne olduğunu zaten biliyor olabileceğim için.

“Girme,” dedi içimdeki ses.

İlk kez bana açıkça bir şey söylüyordu.

“Sen yıllardır burayı arıyorsun.”

Bir adım attım.

Koridor rüyamdakiyle aynıydı.

Duvarlar, ışık, o sessiz hava…

Hatta yerdeki küçük çizik bile.

Elimi duvara sürdüm.

Bir anlığına başım döndü.

Ve sonra bir görüntü geldi.

Ben.

Ama daha genç bir ben.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Benim Olmayan Bir Hatıra

Cengiz Tekin Cengiz Tekin