Tövbe Kapısı
Onca seneler koştum nefsimin peşi sıra,
Şeb-î gaflette kaldım, dönmedi yüzüm nûra.
Nefsime bir taht kurup gönlüme sultan ettim,
Bilmeden o dergâhı yer ile yeksan ettim.
Fânî olan ne varsa çekmiş gözüme perde,
Deva bâkî olanmış oysa her türlü derde.
Kaldım kesret içinde, Hakk'ın yolundan şaştım,
Yalanı gerçek sanıp vahdetten uzaklaştım.
Ne yaptımsa olmadı, gönül boşluğa düştü,
Dinlemediğim sesi bir feryada dönüştü.
Sırlı odası varmış gönlümün yapısının,
Anahtarını verdi kilitli kapısının.
Çevirdim ömür denen defteri yaprak yaprak,
Gözyaşına boğuldum, kendimden utanarak.
Aklım almadı, şaştım; nasıl bir yol seçmişim?
Şimdi anlıyorum da, hakikatten kaçmışım.
Sardı bütün içimi odu pişmanlığımın,
Haddi arşa ulaştı nefse düşmanlığımın.
Vardım Hakk kapısına, elim boş, yüzüm kara,
Bilirim, tek O'nda var benim derdime çare.
Nefsimden yüz çevirdim, baş koydum ben râhına,
Diz çöktüm, secde ettim, sığındım dergâhına.
Günahkâr geldim Sana, tek affına muhtacım,
Yok Senin rahmetinden başka bir ihtiyacım.
Gönlüme nûrun dolsun, dağıtsın karanlığı,
Nihayet bir son bulsun nefsimin sultanlığı.
Aşkın kalbime düşsün, ateşi hiç sönmesin,
Zikretsin dilim Seni, başkasını anmasın.
Bekâya ermek için düştüm fenâ yoluna,
Mağfiret et Allah'ım, bu günahkâr kuluna.
Sana şükürler olsun, terk ettirdin kesreti,
Vuslatla taçlandırdın Sana olan hasreti.
Kesret: İnsanın Hakk’tan uzaklaşıp maddî ve dünyevî çokluk içinde dağılması
Râh: Yol (Hakk’a ulaştıran yol, manevi yol )
Bekâ: Sonsuzluk, kalıcılık (Allah’ın huzurunda ve sevgisinde daim olma, nefsânî varlıktan sıyrılarak ebedî hakikate yönelme.)
Fenâ: Yok olma, geçicilik (nefsin ve benliğin yok edilmesi, kişinin kendi varlığından sıyrılıp Hakk’ın varlığında erimesi.)
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.