Eylûli
E Y L Û L İ
Gök, yüzünü döktü içime, sokaklar sarı,
Tam da uydum bu vaktin suskunluğuna.
Rüzgarın ağaçtan kopardığı ne varsa,
Göğsümden savrulanla aynı.
Kendi rengini buldu sonunda kalbim;
Solgun, uzak ve upuzun bir yalnızlık
Küskün coşkunluğuna
Adını koyamadığım bu sızı,
Büsbütün eylûli şimdi.
Ben nefesimi usulca fısıldadım iklimine,
Kamıştan yansıyan ses yırtılmaları
Derinlere işledi sandım
Oysa ne bir yeşil filiz verdi senin toprağın,
Ne de göğsündeki sıcaklıkta demlendim
Sadece parmaklarımın izi kaldı teninde,
Sen öylece durdun, sessiz bir keder gibi;
Sözün tükenmişti belli ki senin de
Tutmasam, ellerin avuçlarımdan düşecekti
Anladım ki sendeki o derin yokluğu,
Kendi hayallerimle teyelleyip durmuşum
Sökülse kime ne
Gözlerin vardı, yanımdaydın,
Ama bir eylül güneşiydi bakışların;
Isıtamayan ışığı, avara çalıştı
Aynı göğün altında, farklı mevsimlerdeydik;
Altı kırk beş vapuru erken
İkindi pazarı geç kalıştı
Ben senin kuytularında sararırken,
Ayazın savurdu umutlarımı.
Yüzüme güldüğün anlar,
Kışa hazırlanan bir aldanıştı
Tuvale giremeyen resimlerdeydik
Artık ne rüzgara sitemim var, ne sana.
Gidilecek yollar izbe, kelimeler yorgun
İçimdeki çocuk elini çekti masallardan;
Sustu kuşlar, sürgülendi pencereler.
Şimdi her şey hak ettiği gibi durgun
Şiirler, sevdiğine çatmış
Ben artık baştan aşağı,
Hüzünden örülmüş eylûli bir hırkayım.
Seri sonu, ilmek atmış
İndirim reyonlarına aday
erolbaşçı
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.