Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Aşkı Boykot Etmek




Düşlerimi meşgule verdim belki de aşkı reddetmenin tek yolu buydu ve her müşküle düştüğümde âşık olmayı erteleyip aslında kendime restimi çektim.

Bir fotoğrafa sığan sadece tek bir yüz olmalı belki de ve işte yüzsüz yüzleri yok saymanın da en garantili yolu.

İzahı filan da yok aslında aşkın çünkü her köşeye sıkıştığımda kuyruğumu kıstırıp da mı içime çekiliyorum yoksa iç dünyam mıdır beni bu denli sorunlu ve sorumlu kılan?

Hayata bir sıfır önde başladığım ise yüreğimin yaygarası çünkü şımartılan ve çok sevilen bir çocuk oldum ben ta ki okula başlayana değin ve okulda hayli randıman kaybettim sevgimden ve kimi sevdimse çaldılar benden…

Hayır, hayır, karşı cinsle en ufak alakası yok hem bacak kadar boyumla ne anlarım aşktan?

Misal.

İlk arkadaşım ve de sıramı paylaştığım. Çok seviyordum kızı hatta adı hala yüreğime kazılı. Ah, keşke okusa yazdıklarımı ama nerde?

Pelin.

Minyon ve kısa boylu ve gülen gözleri vardı. İyi bir ikili olmuştuk ve sırayı ne güzel kalem ve oyuncaklarla donatıyorduk.

Sonra bir gün bir kız geldi sınıfa: başka bir ilden başka bir okuldan ve sıra arkadaşımı çaldı benden.

İlk kez tattığım bir duygu idi çalınan yüreğim ve görünen o ki arkası gelecekti.

Sırada bir başıma kaldım elbet başkaları eşlik etti ama ilk arkadaşımı inanılmaz özlüyordum.

Bilemedim de insanlar neden sevgime rest çeker diye ve işte yürek hırsızı şahsı muhterem hayli neşeli ve gocunmadan da fink atıyordu etrafımda.

O zaman sorgulamadım neden yalnız bırakıldım diye ama hayatımın ilerleyen zamanlarında illa ki bir şeylerimi ısrarla çaldı insanlar ve bu güne değin geldim.

Neşemi çaldılar.

Sonra annemi.

Sonra hayallerimi peşi sıra.

Hangisi en kötüydü peki?

Hangi biri değildi ki ama hayalsiz kaldığımda kendimi yersiz yurtsuz hissetim ve yazmayı bıraktım bir süreliğine.

Annemden sonra bile böyle olmamıştı.

Yaşadığım kadar da yaşatmalıydım hayalleri ve işte bir şekilde anneme de kavuşuyordum hayal kurduğum müddetçe.

Bana neyin hayalini kuruyorsun, diye sormayın çünkü hayallerim uçsuz bucaksız ve alabildiğine pervasız öyle ki imkânsız olan ne varsa makul ve kabul görür bir şekilde hayal dünyamda ve onları gerçek kılmak benim başarım.

Bir hayal değilim ben.

Yazdıklarım ve de:

Belki hayal belki değil.

Hayatım da gerçek kimine göre sıkıcı kimine göre muhteşem.

Bana ne ki?

Hem onlara ne?

Şükür kimse zihnimden geçenleri okumuyor ya da istiyorsa okusun saklayacağım bir şey yok zaten aklıma koydum mu gerçek kılmanın verdiği rüzgârla uçmayı seviyorum.

Ben aynı zamanda bir uçurtmayım da ve inanır mısınız asla çocukken boş bir araziye çıkıp da uçurtma uçurmadım zaten çocukken ailemin koyduğu yasaklardan mustarip sokağa çıkıp oynamam dahi yasaktı.

Ama her şeye rağmen çocukluğumu çok güzel yaşadım ve hayal dünyamla da yasak olan her şeyi gerçek kıldım.

Kendime de afili yasaklar koyarım hani ama kendimi seviyorum çünkü aynı zamanda ben imkânsız ve zor bir insanım illa ki de zora sokarım kendimi bazen karşımdakini.

Yasaklar olmasaydı hayal dünyam böyle zengin olmazdı ve çocukken yapmadığım her ne varsa yazarak bunu gerçeğe dönüştürüyorum.

İlk arkadaşımı benden çalan kız…

Bazen onu sokakta görüyorum ama yüzüme dönüp de bakmıyor.

Sanırım insanlar için yasak olan pek çok şeyden biri sevebilmek ve ciddi manada tutarsız insanlar.

Çalışma hayatını belki de bu yüzden sevmedim çünkü işimi ne kadar sevip işini ne kadar mükemmel yapsam bile iş hayatında bana ket vurdu insanlar ve adının mobbing olduğunu sonradan öğrendim.

Kıskanıldığım aklıma dahi gelmemişken geç de olsa anladım kıskanıldığımı çünkü ben hep en güzele en muhteşeme meylettim.

Yaptığım iş ne olursa olsun mükemmel olsun diye çabalarım aslında çabalardım çünkü geçen son altı ay zarfında kuramlar değişti gözümde artık kendimi hırpalamaya son verdim ve oluruna bıraktım insanları çünkü ben onlar için ne kadar kafa patlatsam da kafa yorsam da zihniyetleri değişmiyor.

Aşka gelince en güzeli aşka aşk olsun demek.

Aşk da tutarsız bir duygu ve büyüyen bir olgu bazense sizi köşeye sıkıştıran.

Değer vermek ise oldukça yorucu ve değer verdiğiniz ölçüde gözünüzde büyüttüğünüzde aşkı, olanlar oluyor ve insan bu sefer kendine hücum ediyor ve sürekli kendini suçluyor ama ne için ama kim için?

Bu yüzden taktik değiştirdim ve artık aşkı boykot ediyorum hayatı da ve en güvenilir limanın aşk olduğunu bilsem de güven duygusunu tepeye yerleştirip âşık atıyorum aşk ile.

Gardımı da almışken açık yüreklilik ile söyleyebilirim ki:

Aşk sahiden de dünyanın en güçlü ve inanılmaz duygusu ve de insanı aptallaştıran bu yüzden dedim ya: aşkı boykot ediyorum zihnimde tek gölgeye dahi yer vermeden belki de aşkı yok sayarak kendimi ve yaşama amacımı yok sayıyorum ama yok sayılmadığımı da biliyorum bir şekilde ve hayallerimin de peşindeyim hali hazırda en azından hayallerimin ışığında parlayan gözlerime değen bakışı da görmezden gelerek ya da söylenen sözü elbet bu da kâinatın yaratılışına ters ama ayakta ve uyanık kalmanın da tek yolu bu: yani aşkı boykot etmek…

Bilmem yanılıyor muyum?


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Aşkı Boykot Etmek

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY