Hasretlik Kıyamet
Hasretlik kıyamet, her an dinmeyen,
Sızıma bir çare, bulduramadım.
Yok sende nedamet, geri dönmeyen,
Yüzümü bir türlü, güldüremedin.
Ben ki sana kıymet veren serseri,
Duvarda asılı, yıllardan beri,
Bakmaktan tükendi, gözümün feri;
Pozunu bir türlü, kaldıramadım.
Kahkahalar atıp, oyna neşeden,
Nedir böyle senin beyni faş eden?
Çıkacak gibisin, aynı köşeden,
İzini bir türlü, sildiremedim.
Aklıma uymadı, divane gönül,
Kurşun sıkanlara, attım demet gül,
Payıma düşse de duman, alev, kül;
Cezamı bir türlü, dolduramadım.
Söylemek nafile, yazmak nafile,
Şarkıdan gam damlar, şiirden çile,
Tellerine sertçe dokunsam bile;
Sazımı bir türlü, çaldıramadım.
Ne kadar şirinmiş, sana el, gurbet,
Ruhuna işlemiş, sinmiş garabet,
Şu tarih gelirim, sılaya elbet;
Sözünü bir türlü, aldıramadım.
Takvimden kopuyor, her gün bir yaprak,
Herkes gibi malum, sonumuz toprak,
Vuslatın önüne, dikildi firak;
Arzumu bir türlü, bildiremedim.
19.09.2026
Muhittin Alaca
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.