Hafif Hasarlı Teyze
Üç yaşında bir erkek yeğenim var.
Adı Poyraz.
Ve ben onun teyzesiyim.
“Teyze” kelimesi eskiden bana akrabalık derecesi gibi gelirdi. Şimdi ise içinde sınırsız sevgi, oyuncak alışverişi
Çünkü insanın kendi çocuğu olmayınca yeğen sevgisinin böyle bir şey olacağını sanmıyor.
Sonra bir bakıyorsun, çocuk sana ait değil ama kalbinin içinde kendine kira ödemeden dubleks daire tutmuş.
Poyraz'ı görünce bütün ciddiyetim gidiyor.
Benim otorite anlayışım Poyraz'la birlikte tarihe karıştı. 😂
Bir de bu çocuğun müthiş bir yeteneği var.
Bir şey istediğinde nasıl konuşacağını biliyor.
Normalde yanıma gelip: “Teyzecimmm…” diyor.
O “teyzecim” var ya...
İçinde bir talep dosyası taşıyor.
Ben daha “Ne oldu?” demeden biliyorum.
Bir şey istiyor.
Ama öyle direkt istemiyor.
Önce sevgi bombardımanı.
“Teyzecim.”
Öyle söylüyor ki sanki mahallede ilk kez elektrik gelmiş. 😂
Benim savunma sistemi: Çöktü. 😂
Ne istediğini sormaya gerek yok.
Çünkü belli.
Çocuk beni manipüle etmiyor.
Ben gönüllü olarak teslim oluyorum. 😂
Sonra o meşhur cümle geliyor:
“Onu alalım mı?”
Neyi?
Oyuncak arabayı
“Olur.” diyorum.
O an yüzündeki mutluluğu görünce de bütün hesap kitap uçup gidiyor.
Çocuk öyle bir seviniyor ki sanki kendisine oyuncak değil, tapu verdim.
Onun mutluluğunu görmek hoşuma gidiyor.
Çocuğun elindeki küçücük oyuncakla evin içinde koşturmasını izlemek bile yetiyor.
Bir de gelip sarılıyor.
“Teyzem aldı.” diyor.
Benim kalp: 💥💥💥
Teyzelik biraz böyle galiba.
Çocuğun başına bir şey gelsin istemiyorsun.
Üzülsün istemiyorsun.
Bir şeye heveslendiğinde o hevesi kursağında bırakmak istemiyorsun.
Kendi çocuğum değil belki ama insanın bazı sevgiler için nüfus kâğıdına ihtiyacı olmuyor.
Ama kendi çocuğun olmadığı için de bazı şeyleri biraz daha şımartarak seviyorsun.
Çünkü anne-babalıkta “Hayır” demek zorunda kaldığın yerde teyzelik bazen:
“Annen duymasın, alalım.” noktasına gelebiliyor. 😂
Sonra Poyraz büyüyecek.
Belki bu yazıları okuyacak.
Ve ben o zaman kendisine şunu söyleyeceğim:
“Bak oğlum, sen üç yaşındayken beni ‘teyzecim’ diyerek istediğin her şeye ikna ediyordun.”
O da muhtemelen: “Ben mi?” diyecek.
Ben de: “Evet sen.” diyeceğim.
Sonra büyük ihtimalle yine:
“Teyzecimmm…” diyecek.
Ve ben yine:“Ne istiyorsun?”diyeceğim.😂
Çünkü bazı şeyler yaşla değişmiyor.
Bazı insanlar da teyzesinin zayıf noktasını daha üç yaşında keşfediyor. 😂
Ben Poyraz'ı çok seviyorum.
Hem de insanın kendi çocuğu gibi sevdiği o tuhaf, tarif edemediği sevgiyle.
Ama artık şunu da biliyorum:
Poyraz beni çok seviyor.
Belli etme şekli biraz değişik. 😂
Önce “teyzecim” diyor.
Sonra bir şey istiyor.
Sonra istediğini alınca sarılıyor.
Sonra ben eriyorum.
Sonra Poyraz kazanıyor.
O beni kalbinden seviyor, ben de onu kalbimden. Arada sadece kredi kartı biraz duygusal hasar alıyor. 😂❤️ Canı sağolsun.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.