Büyüdüm İşte
Kapkara bakışınla kirletme yüzümü!
Daha yeni atmaya başladı kalbim.
Bırak şekeri, pamuğu, gece korkumu.
Büyüdüm ben…
Büyüdüm işte.
Gözlerinde büyüttüler beni,
Gömdüler gecenin kararmış mavisine.
Mavi demişken,
Var mıdır göğün daha yükseği?
Bir sekseklik borç verip gelirim,
Belki bir pamuk şekeri.
Söz, şımarmam.
Nispet etmem ki, bulutlardan çalmam neşeyi..
Ben severim hepsini..
Eskiden oyun oynarken de düşünürdüm,
Kim, kimseyi sevmez ki?
Tek hayalim herkesi sevmekti.
Büyürken hiç sorulmadı,
Bu çocuğun derdi neydi?
Sonra da…
Sonra da büyüdüm işte.
Birden hayal etmeyi bıraktım,
Mutlu hikayelerin çıkarttım gerçeğini.
Öğrendim ki, bilgeler yalan söylemiş.
Tamam doğru!
Mutluymuş insanlar zamanın birinde,
Mendil bile yokmuş kimsenin cebinde.
Ama çocukmuş hepsi de…
Bazen insanlar büyük doğar kendi gözlerinde.
Büyümek için çok büyüklerdir…
Büyüklük,
Büyüdüğünü kabullenmek mi?
Hadi kabullendim diyelim.
Büyüdük dediysek, büyüklenmedik!
Bende bir büyüklük yapıp büyüdüm işte.
Yavru bir insan yongasıyken,
Tüğü bitmemiş elemle,
Yavrular da acıdan geçer.
Çekip giderim ansızın büyüklüğe…
Boyumdan büyük adımlarla koşarken,
Paçalarımdan dökülür haykırışlarım.
Dişlerimdeki kanı dilimle örterim,
Damağıma toprak tadı sürerim.
Damarlarımı yırtar soğuk iklimler…
Dönüp ardıma bakarsam yıkılır tüm şehirler!
Sen kaçtığım yerde,
O soğuk mahzende,
Kahır kokulu geçmişe güvelenirsin.
Ben ise
Naftalini silkelenmiş saçlarımın örgüsünü açar,
Dikenli telleri temizleyip gözlerimden,
Beklerim kıyametimin menzilinde…
Yazın en yakıcı güneşinde bile
Kalbinin vurduğu ayaz dolar göğsüme.
Bir çekirge düşürür
Ayağından akşamı.
Alıp ellerime, alnıma sürerim karanlığı.
Yazgıdır ya,
Bir nefeslik tebessüm kalır yüzümde.
Bir namert haykırır orta yerde,
Kahkahalarımı suç sayar yine.
Nasılsa çocukken de
Gülüşüm suçtu diye
Hiçbir kalpte çiçek açmadım.
Çalıntı polenler düşmedi göbeğime…
Sonra da…
Sonra da büyüdüm işte.
Bir kere hayır dedim:
“Olmaz!”
Hayır dedim diye
Beni kökümden söktüler!
Saçaklarımdan sürüklediler geceye!
Gökyüzü korkunca mı
Gece oluyor burada?
Hani cesurdu güneş?
Hâlbuki
Ben de bir güneş asmıştım göğüme.
Durup dururken attı kendini yere…
Toplamaya çalışırken
Distopik bir nefes yüklendi üzerime.
Çok korkmuştum!
Bağıramadım!
Ellerimle ağzımı kapatıp
Öylece sustum işte…
Sustuğumdan beri,
Gamı zifirden kara kahrı
Tiryakilik edindim yine.
Nasılsa soğutacak hüznümü gece…
Ben susarken sustu çekirge,
Gözlerimin yeşil akıntısı,
Sustu rüzgârın uğultusu…
Köklerimde kurumuş ses var sadece…
Hani bu sese bir renk versem,
Kurak bir grilik dolar içime…
“Takma, geçer,” dediler.
Geçerken ben,
Geceyi taktılar peşime…
Koşarken çocukluğumdan uzaklaştım,
Varamadım büyüklüğe.
Pamuktan şekeri çıkarıp acıyı katmışlardı pembeye!
Aslına bakarsan,
İlk sen kirlettin yüzümü.
Kapkara bakışlarınla,
Küfürlü dudak izinle…
O soğuk geceye çektin beni!
Orada bir yerde üşüttüm kalbimi!
Sonra da…
Sonra da büyüdüm işte.
Büyüttüler gözlerinde…
Büyüdüm İşte başlıklı yazı Gönül Kütük tarafından
25.09.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.