Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Burası Benim Ülkem Ceddimden Hiç Kimse Terk Etmedi ki Ben Terk Edeyim

Burası Benim Ülkem Ceddimden Hiç Kimse Terk Etmedi ki Ben Terk Edeyim

BURASI BENİM ÜLKEM. CEDDİMDEN HİÇ KİMSE TERK ETMEDİ Kİ BEN TERK EDEYİM.


*1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırıldığında TBMM 308 Sayılı bir karar aldı. Bu kararın 2. Maddesi aynen şöyle diyordu: 


2. Hilâfet; hanedan-ı âli Osman'a ait olup Halifeliğe Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu hanedanın ilmen ve ahlâken erşet ve eslah olanı intihap olunur.

Türkiye Devleti makam-ı hilafetin istinatgahıdır.( Dayanağıdır ) 


Evet, TBMM’nin kararı buydu ama Türk basını TBMM’nin saltanatı kaldırma ve egemenliği doğrudan üzerine alma hakkına ve yetkisine sahip olduğunu yazmaya başladı


Bu durum üzerine İngiltere’nin tüm ilgisi halifelik üzerinde yoğunlaştı. Ama bu ilgi pek çoklarının zannettiklerinin  tam tersineydi. Yani İngilizler Hilafetin kaldırılmasını kendi çıkarlarına ters görüyorlardı.


İki örnek:   


A) 5 Kasım 1922 tarihli The Observer gazetesi, Ankara Meclisi’nin mevcut padişahı tahttan indiren bu arada yeni halifeyi kendilerinin seçecek olması kararını, Osmanlı yönetiminin en köklü geleneklerine bir darbe, halifenin İslam dünyasındaki itibarını zedeleyen ve HALİFELİK MAKAMI PRESTİJİNE DARBE VURAN TALİHSİZ BİR GELİŞME olarak değerlendirmişti. [ Halifelik makamına vurulan darbe İngiltere için neden talihsiz bir gelişme olsundu ki? Ama öyleydi.] 



B) 8 Kasım 1922 tarihli The Evening Standard gazetesinde de, Hilafetin anlamı ve geleceği üzerine Henry Mc Mahon ile yapılan bir röportaj yayınlanmış; bu röportajda padişahın dünyevi gücüne ve halife olarak sahip olduğu ayrıcalıklara karşı KEMALİST HAREKETİN Müslümanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı yarattığı, bunun aynı zamanda İNGİLİZ KARŞITLIĞINA DAYALI politik bir hareket olduğu, Kemalistlerin Panislamizm düşüncesinden koparak Bolşevik unsurlar ve din dışındaki esaslara dayalı Pan-Turan akımından etkilendikleri hususları vurgulanmıştır. [ Osmanlı Devletinin paylaşılmasına yönelik gizli antlaşmalardan birinin adı Mc Mahon antlaşmasıdır. Görüldüğü gibi İngiltere için bu kadar önemli ve değerli bir general olan Mc. Mahon da Halifeliğin kaldırılmasının İngiliz karşıtlığına sebep olacağını söylemektedir. ] 



Görüldüğü gibi İngiltere hilafetin kaldırılmasını beklemiyordu İstanbul’dan defolup gitmek için. Tam tersine hilafetin kaldırılmasını çıkarlarına daha ters görüyordu. [ Zaten eğer dini bir kuruma savaş açacak olsa Papalığa karşı açmalıydı bu savaşı zira İngiltere Hıristiyandı ama Papalığı sallamıyordu, kendi Anglikan Kiliseleri vardı. ]


Eee o zaman defolup gitseydi ya.


İngiltere’nin asıl beklediği şey Saltanatın yıkılmasıydı. I. Dünya savaşından sonra ne Rus İmparatorluğu kalmıştı ne de Alman İmparatorluğu. Fransa ve Avusturya zaten kaale alacağı devletler değildi. Geriye kala kala - döküntü halde olsa da- Osmanlı İmparatorluğu kalmıştı. O da ortadan kaldırılırsa dünyadaki tek İmparatorluk kendisi olacaktı.


İşte şimdi İngilizlerin, İstanbul’dan bir türlü gitmemesinin sebebi Osmanlı Saltanatına son verecek olan / son veren yeni yönetimin tutumunu görmekti. O sebeple de Ankara’nın ‘’ Sizle bir derdimiz yok. Canınızı sıkacak şeyler de yapmayacağız.’’ garantisini vermesini bekliyorlardı.


******  


Bu arada artık hanedan adeta Yıldız Sarayına hapsedilmiş vaziyetteydi. Öyle ki geceleri ayyaşlar saray çevresinde narlar atıyor, serseriler saraya silah sıkıyorlardı. Ama?


Ama saraydan dışarı yansıyan ve gazetelerin paylaştığı haberlere göre Padişah Vahdettin, tahtından ve hilafetten ayrılmayı, firar etmeyi aklının ucundan bile geçirmiyordu. ( Kaynak: Vakit, 5 Teşrin-i Sani 1922; İkdam, 6 Teşrin-i Sani 1922.)


*Böylece 13 Kasım 1922 Tarihine gelindi. 


Bu tarihte Dersaadet İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington, Padişah Vahdettin’in yaverlerinden Yüzbaşı Fahri(Ergin ) Bey ile görüştü ve ona “vaziyet gittikçe fena bir şekil alıyor. Padişah arzu ederse, kendisini Malaya harp gemimizle Malta’ya nakledebiliriz. Durum düzelince memlekete dönerler” Dedi ve bu haber padişaha iletildi. .[ Kaynak: Fahri Ergin, “Vahdettin’in Kaçışı ve Sonrası”, Yakın Tarihimiz, C.III, Sa:39, 22 Kasım 1962, s.385-386


Ancak Padişah Vahdettin hâlâ direnmekteydi. General Harrington’dan gelen bu teklife olumlu bir cevap vermedi.


Böylece o meş’um güne gelindi. Yani 16 Kasım 1922’ye


Padişah Vahdettin’in günde kaç kez nefes aldığından bile haberli olan yani Harrington- Vahdettin arasındaki teması gayet iyi bilen Refet Paşa son kez Padişah Vahdettin’in huzuruna çıktı ama bu sefer huzurda olan sanki Refet Paşa değil Vahdettin idi. 


Refet Paşa’nın bizzat kendisinden dinleyelim:


“Karşısında rahatça bacak bacak üstüne attım. Hatta bacaklarımı öyle bir serbestlikle sallıyordum ki, neredeyse pabucumun ucu Vahdettin'in burnuna değecekti.’’


Refet Paşa, Vahdettin’e artık saltanatın kalmadığını, kendisinin yalnızca bir "Halife" olduğunu ve can güvenliği ya da siyasi krizler sebebiyle bu ülkeyi terk etmesi gerektiğini açıkça ifade etti.


Sultan Vahdettin ‘’ Paşa, bu vatana ihanet ediyorsunuz. Saltanatsız bir hilafetin, hanedanın en aciz bir ferdi tarafından bile kabul edilmeyeceğinden emin olabilirsiniz. Gitmem. Burası benim ülkem. Ceddimin arasında bu ülkeyi terk eden yok. Ben de terk etmem, burada ölürüm” Dedi. [Saltanatsız halifeliği hanedandan hiç kimsenin kabul etmeyeceği konusunda  çok yanılıyordu zira Amcaoğlu Abdülmecit 18 Kasım 1922’de TBMM’nin kendisine tevdi ettiği halifeliği havada kaptı. ] 


*****


‘’Yahu hocam öyle bir yazıyorsun ki sanki Vahdettin İngilizlere sığınmadı, ülkeyi hiç terk etmedi sanacak okuyan’’ Diyor bazılarınız sanırım. 


Bu seri yazının sondan bir önceki bölümü olacak olan gelecek bölümde İngiltere devlet-i fehimesine sığınma talebi ve yurt dışına kaçışı ( ya da kendi ifadesiyle hicreti ) de anlatalım. 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Burası Benim Ülkem Ceddimden Hiç Kimse Terk Etmedi ki Ben Terk Edeyim

Burası Benim Ülkem Ceddimden Hiç Kimse Terk Etmedi ki Ben Terk Edeyim

Sami  Biber Sami Biber