Hiç Bir Şey İçin Geç Değil
Tartaklanmış düşlerim var benim bir de kırıkları röntgende görülmeyen kalbimin…
D/işlediğim şu hayat denen ip ve söküklerim bir de sökün eden vecizeler hani hani sözün erbabıymışçasına şaklaban dalkavukların arkasında durduğu sanki o söz sanki o yemin sanki o sevgi ve asalet onlara aitmiş gibi.
Renklerim elbet sönük değil çünkü benim ışığım doğduğum gün yanmaya başladı her ne kadar ilk ismimden haz etmesem de benim ışığım yıldızlara yakışır mahiyette ne sönük ne de siliktir el yazım üstelik silkeleseler beni ceplerimden dökülür hem sevgi hem kırıklarım hem de sözcükler.
Dokunaklı ağıtlar dizmiyorum kimsenin de yarasına ilişmiyorum sadece okunaklı olsun diye iç sesim kelime kelime d/okuyorum duygularımı okutman da değilim ve muallime kimliğimi dünde terk ettim tıpkı defalarca terk edilmiş öğrenci ve çocuk yüreğimle.
Günde kaykılan çok şey var ve de dağınık olan iyi de ben mi hizaya getireceğim bunca olumsuzluğu ve çarpıklığı ki hepi topu tek zerreyim sadece aciz bir kul ama acizliğim Allah katında yoksa aciz değilim diğerlerinden onlara göre gücüm ve mevcudiyetim yetmese bile onların yalanlarını alt etmeye gücüm de ışığım da Allah’tan.
Ruhumun yanık bir sesi ve yüreğim hayli yanık kokar o yüzden korkarım yürek kırmaktan ve ah almaktan de derin bir of çektim mi de tüm dağlar yıkılır nerede ise ama benim kalem ve kalemim yıkılmaz çünkü harcında emek ve inanç ve sevgi ve haysiyet var.
Tutuklu mudur kalbim yoksa tutuk mudur?
İkisi de.
İkisi de değil belki de.
Çünkü yüreğim hep hızlı hep dolu dolu atar.
İçi de tıklım tıklım artık sevecek ne kadar çok insan ne kadar çok şey bulabiliyorsam ki sevmek pek de akıl karı değildir hele ki körü körüne inanmak.
Zaten güven meselesinde inanılmaz yol kat ettim bir o kadar da gerisin geri gittim lakin yüce Mevla karşıma öyle bir insan çıkardı ki en çaresiz anımda ve yeniden güven duygumu inşa ettim.
Sevgimin katları var; katmanları var.
Eşliğinde samimiyet ve iyi niyet.
Bir de hayallerim var zırnık para etmeyen zaten mesleğine ihanet eden bir mevsimim ben öyle ya: mevsimler gibi şaşkın mevsimler gibi değişken mevsimler gibi kalıcı.
Diplomalarıma çok emek verdim hatta kendimden çok verdim en azından ailemi hayal kırıklığına uğratmamak adına ama karakterime mizacıma ters gelen yanlış meslek seçimim yüzünden de çalıştığım işlere ve mesleğime ihanet ettim.
Bir ofis düşünün ve de bir banka ortamı.
İnsan orayı nasıl cennete benzetebilir ki ve cennet görebilir?
Eh yaş henüz kemale ermemiş başımda da kavak yelleri eserken ben şeytanla dans ettim ve çalışma arkadaşlarımı melek bildim.
Geçiniz efendiler geçiniz.
Kimsenin de suçu yok hani!
Engin hayal dünyamla iş mevzuatına derin anlamlar yükledim ve mesleğimi sevdiğime kendimi inandırdım ve aldığım darbelerle kendime düşman kesildim.
Geçiniz bunları: ana odaklanın ve önünüze bakın.
Dünya aynı anda size cenneti ve cehennemi sunabilmekte.
Ve hayalleriniz bir anda yok olabilmekte.
Hayat ve her şey biz insanlar için.
Felsefe yapmaya niyetim yok çünkü kartlarımı açık oynuyorum ama karşı taraf blöf yaptığı için yaşadığım cennet bir anda cehenneme dönüştü.
Geçiniz bunları çünkü vakti geldi bazı şeylerin.
Hakkaniyet ve aradığım adalet adına bekleyişim uzun sürse de az kaldı gerçeklerin ortaya çıkması için aslında gerçekler ayan beyan ortada sadece ispatlaması payıma düşen ve benim tek servetim var tek de ziynetim.
Ne olduğu bana kalsın.
Dünya hala yaşanabilir bir yer mi peki?
Ya, insanlar?
Hayatlar nasıl ki kurgu değil ve de yaşam nasıl ki bir kurmaca o halde yola devam.
Hayal kurmaya da.
Hayaller ne için peki?
Elbet gerçekleştirmek adına ve ben bu güne kadar kurduğum tüm hayallerimi gerçek kıldım bir süreliğine ara vermiş olsam da.
Işığım sönmemeli ve tüm çabam da bunun için ve ışığımın kaynağı hem maneviyat hem sevgi hem umut.
Kısaca hayatımı inşa ettiğim o üç harç:
İnanç.
Umut.
Sevgi.
Üçünün birlikteliği peşi sıra hayat bir şekilde ilerliyor.
Yanlış bir meslek seçimi ve yanlış insanlar çok şeye mahal verdi işin açıkçası çok vakit kaybettim ama bildiğim bir şey var ki:
Hiçbir şey için geç değil…
Hele ki insanın kendine geç kalması hele ki kendiyle uzlaşması.
Kendimle uzlaşmam uzak bir ihtimal olsa da bunun için çabalamaya değer çünkü hayatta tanıdığım en zor insan benim diğer yanda sevmesi kolay sevgisi bol…
Sevgiyle kalın…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.