Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
5 (1 oy)

Kabul Edenler Etmeyenler Kabul Edilmiştir Sizi Kocakarı İlan Ediyorum

Kabul Edenler Etmeyenler Kabul Edilmiştir Sizi Kocakarı İlan Ediyorum

KABUL EDENLER-ETMEYENLER- KABUL EDİLMİŞTİR-‘’SİZİ KOCAKARI İLAN EDİYORUM’’ 3. BÖLÜM 


Ders yine TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersiydi ve konu yine Türk Medeni Kanunun Kabul Edilmesi konusuydu.


Çocukların istekli olduğunu görünce biraz seviyelerinin üstüne çıkmakta sakınca görmedim.


- Evet çocuklar, Atatürk’ün ‘’ En uygar uluslar derecesinde hukuk kurallarımızı da iyileştireceğiz.’’ Talimatı üzerine Bakanlar Kurulu yepyeni bir medeni kanun yapmak için kolları sıvadı ve ilk iş olarak Adalet Bakanı Mahmut Esat ( Bozkurt ) Başkanlığında 26 Kişiden oluşan ve Fransızca bilen bir kurul oluşturdu.  


Sonra İsviçre Medeni Kanunu, bölüm bölüm bu kurulun önüne kondu. 


-Hocaaaammm neden Fransızca bilenler ve neden İsviçre Medeni Kanunu?


- İsviçre Medeni Kanunu çünkü Avrupa’da yapılan en son medeni kanun İsviçre Medeni kanunuydu. Bu kanunu Eugen Hubert adında bir hukukçu( Daha doğrusu gazeteci ve oyun yazarı ) yazmıştı ve 1907 Yılında İsviçre Parlamentosunda kabul edilmişti ama kanun İsviçrelilerin bile içine sinmemiş olsa gerek ki beş sene sonra ancak 1912’de yürürlüğe girmişti. Kısacası bizimkiler ‘’En son medeni kanun olduğuna göre en mükemmeli de budur.’’ Diye İsviçre Medeni Kanununa sarılmışlardı hukuk kurallarımızı iyileştirmek, Batılılaştırmak adına…


 İsviçre Medeni Kanunu ilk olarak Almanca yazılmış olsa da sonra Fransızcaya da çevrildi ve bizde o yıllarda yabancı dil olarak Fransızca revaçtaydı. O bakımdan da Fransızca bilen 26 Kişi İsviçre Medeni Kanununu Türkçeye tercüme etmeye başladılar.


Mehmet Parmak kaldırdı? 


Hocaaaaam İsviçre Medeni Kanununda kaç madde vardı?


Anında cevap verdim çünkü konuya iyi çalışmıştım:


-978 Madde vardı. 


-Yani şimdi o 26 Kişilik heyet 978 Maddeyi tek tek Türkçeye çevirip sonra tek tek her birisini Türk Milletine uygun hale mi getirdi? 


Al işte… Al başına belayı. Şimdi ‘’Evet ‘’ desen yalan, hayır desen bir sürü başka soru gelecek. Daha da önemlisi sorun çıkacak. Ama yine de doğrusu neyse onu söyleyecektim artık.


- O yirmi altı kişilik heyet, İsviçre Medeni Kanununun 978 Maddesinin hepsini Türkçeye çevirdi. Sonra içlerinden 41 Maddeyi çıkardı. Geri kalan 937 Maddenin tamamını noktasına, virgülüne dokunmadan Türk Medeni Kanunu kanun tasarısı halinde 17 Şubat 1926 da TBMM Genel kuruluna getirdi.  


-Yani Türk Medeni Kanunun kabul edildiği gün?


-Evet Sevilay… Türk Medeni Kanununun kabul edildiği gün. 


- Hocaaaaam 937 Maddenin tek tek oylaması bayağı bir uzun zaman almıştır değil mi?


-Hayır Hafize. Hiç de uzun zaman almadı. Geleceğin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya özet olarak ‘’ Adliye Encümeni Medeni Kanunumuzu uzun uzun inceledi. Ayrıca tek tek maddeler üzerinde konuşmaya gerek yok ‘’ Deyince diğer mebusların da canına minnet. 937 Maddenin tamamı bir anda ‘’ Kabul edenler- etmeyenler-kabul edilmiştir. ‘’ Denilerek kabul edildi. 


- Hocaaam yani şimdi toplamda 978 Maddesi olan İsviçre Medeni Kanununun sadece 41 maddesini atıp, 937 maddesini olduğu gibi alınca bu kanun Türk Medeni Kanunu mu oldu?


-Aynen öyle oldu Kaya. 


-E o zaman ben de sınavlarda Sema’nın kağıdına bakayım, onun kağıdında ne varsa kendi kağıdıma aktarayım ama siz buna kopya demeyin olur mu?


-Kayaaa, Kayaaaa… Hele bir dene, bak seni nasıl ufalayıp kuma çeviriyorum.   


- İyi valla.. Bizim koca koca milletvekilleri İsviçre Medeni Kanunundan aynen kopya çekince ‘’ Bünyemize uydurduk.’’ Oluyor ve kabul görüyor ama ben Sema’nın kağıdındakileri kendi kağıdıma aktarıp kendi bünyeme uygun hale getirince disiplin suçu oluyor. Bu nasıl adalet böyle?


-Bıdırdanma… Bal gibi adalet işte nesini beğenmiyorsun ki? 


Saatime baktım, teneffüs ziline az bir zaman kalmıştı. Toparlamalıydım konuyu.


-Evet çocuklar son bir bilgi:


Biz İsviçre’nin medeni kanununu medeni kanunumuz olarak benimserken bizim kaldırıp attığımız Mecelle,


* Arnavutluk’ta 1928 Yılına kadar

* Lübnan’da 1934 yılına kadar

*Suriye’de 1949 Yılına kadar

*Irak’ta 1953 yılına kadar

*Kıbrıs’ta 1960 Yılına kadar

*Ürdün’de 1977 Yılına kadar 

*Filistin ve İsrail’de 1984 Yılına kadar yürürlükte kalmıştır.  


Bir ilave daha yapayım aklıma gelmişken: 22 Nisan 1926 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen ve Türk Medeni Kanunu gibi 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunumuz da içinde toplam 1186 Madde bulunan İsviçre Borçlar Kanunundan sadece on madde çıkarılarak aynen alınmış ve Türkiye Cumhuriyeti Borçlar Kanunu olarak hayatımıza girmiştir.  


-Hocaaaammm kıyılan ilk resmi nikahı da anlatacaktınız?


- Evet doğru. Anlatayım madem.


Bu konuda bir sürü hikaye anlatılsa da belgeye dayanan ilk belediye nikahının 21 Ekim 1926’da İzmir’de kıyıldığı görülmektedir.


Evet, İzmir’de yayın yapan Hıdmet ( Hizmet ) Gazetesinin 22 Teşrin-i evvel 1926 Tarihli nüshasına göre yeni medeni kanuna göre ilk nikah Alaşehirli Aliye Hanım ile İzmirli Abdülhafız Bey arasında kıyılmıştır.


Gazete bu haberi şöyle verir:



'Dün şehrimizde de ilk medeni nikah kıyılmıştır. Kanuni müddetleri hitam bulan iki çiftin nikahlarının akdi mukarrer olduğu için( önceden kararlaştırıldığından ) belediyenin Beyler Sokağı'ndaki Medeni Nikah Dairesi'nde bazı hazırlıklar yapılmıştı. 


Saat on bire gelirken merdivenler halılarla tefriş edilmiş ve davetlilerin vüruduna( gelişine ) intizar edilmiştir( nazarlar yönelmiştir ) . 


Muazzam inkılabın yüksek eserlerinden Medeni Kanun'umuzun nikah faslındaki feyiz ilk defa olarak idrak edileceği için birçok zevat nikah dairesine meduv( Davetli ) bulunuyorlardı. Vali Paşa ile daha bazı zevat da davet edilmişlerse de gelmemişlerdir. Yalnız Şeyhül etıbba( Baş tabip ) Doktor Mustafa Enver Bey davete icabet etmişti. 


Saat on bire gelmişti. Belediye Reisi Aziz Bey ilk nikahı bizzat akdetmek istediği için frak labis bulunuyorlardı. ( Frak denilen elbise giymişti )  


Müracaat itibariyle birinciliği alan Alaşehirli Aliye Hanım'la İzmirli Abdulhafiz, nikah odasına dahil oldular şahitleri de beraberlerinde idi. Merasimin icrasında Belediye Reisi Aziz, Nikah-ı Medeni Memuru Necati, Doktor Mustafa Enver, Başkatip Şükrü, Daire Müdürü Celal Beyler hazır bulunmuştur.

Taliplerle şahitler kaim bir vaziyette oldukları halde Reis Aziz Bey evvela Hayriye Hanım'a hitap etti:


-Talibiniz Abdulhafiz Efendi'ye birrıza akd-i nikah eylemenizi ( kendi rızanızla nikahınızın kıyılmasını )arzu ediyor musunuz?


Aliye Hanım:


-Birrıza akdimizin icrasını istiyorum.


Bu sual Hafız Efendi'ye tekrar edilmiş ve mumaileyh( adı geçen ) de aynı cevabı verdikten sonra hazır bulunan şahitlerden talipleri tanıyıp tanımadıkları sorulmuştur. 


Tanıdıkları anlaşılınca Aziz Bey, Hükümet-i Cumhuriyet namına nikahın akdedildiğini söylemiş ve tarafeyne saadetler temenni eylemiştir. 


Müteakiben Abdulhafız Efendi tarafından celp olunan pasta, şeker ve sigaralar meduvine( Davetlilere) ikram edilmiştir.



Bundan sonra diğer talipler Saime Hanımla Osmanoğlu Ramiz Efendi'nin akdleri de aynı merasimle icra edilmiştir.'



Evet, gazete haberinde ‘’ Şehrimizde de ‘’ dendiğine göre İzmir’deki bu nikahtan önce de resmi nikah kıyıldığı anlaşılıyor. Mesela ilk resmi nikahı 14 Ekim 1926’da İstanbul’da zamanın belediye başkanı Muhittin Üstündağ’ın kıydığı şeklinde dolaşan haberler varsa da İzmir’deki gibi belgeli değildir bu haberler. 


O sebeple bana göre ülkemizdeki ilk resmî nikah İzmir’de 21 Ekim 1926’da kıyılmıştır.  

RESİM: 22 Ekim 1926  Tarihli  Hizmet  adlı  gazete. 

                                                     ---------SON--------


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 6
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Kabul Edenler Etmeyenler Kabul Edilmiştir Sizi Kocakarı İlan Ediyorum

Kabul Edenler Etmeyenler Kabul Edilmiştir Sizi Kocakarı İlan Ediyorum

Sami  Biber Sami Biber