İnsanın Bitmeyen İcadı
Antik Yunan'ı unutmayalım.
Çünkü bazı çağlar geçmişte kalmaz; insanlığın zihninde yaşamaya devam eder. Antik Yunan da onlardan biridir. Tiyatrosuyla, felsefesiyle, mimarisiyle, mitleriyle, sorularıyla… Sonraki çağların üzerine ışık düşürürken kendisi karanlıkta kalmadı.
Sophokles'in yüzlerce eserinden bugün yalnızca birkaçının bütünüyle elimizde oluşunu düşünürüm. Zaman, savaşlar, yangınlar, ihmaller, kopyalanmayan metinler… İnsanlığın ürettiklerinin ne kadarı bize ulaşabildi, bilmiyoruz.
Sonra Shakespeare'e bakıyorum.
Bir tiyatro düşünün; henüz sinema yok, televizyon yok, bugünkü teknik imkânların hiçbiri yok. Fakat sahnede bir insan var. Kostümüyle, sesiyle, sakalıyla, yürüyüşüyle, susuşuyla, bakışıyla konuşuyor. Meşalenin ışığı bile oyunun bir parçası.
Seyirci yalnız repliği dinlemiyor.
Bedeni okuyor.
Yüzü okuyor.
Kostümü okuyor.
Sesi okuyor.
Sessizliği okuyor.
Lord da seyrediyor, avam da.
Aynı sahnenin içinde farklı katmanlar buluyorlar belki. Biri sözün inceliğini yakalıyor, diğeri bedenin anlattığını. Ama ikisi de kendi anlayabildiği yerden oyuna giriyor.
Bugün ise elimizde daha çok araç var.
Peki daha çok anlam mı var?
İletişim çağında önce harfleri çaldık.
“Nbr.”
“Mrb.”
“Slm.”
Sonra kelimeleri kısalttık. Kelimeleri kısaltırken anlamın çevresindeki boşlukları da küçülttük. Oysa insan bazen tam da o boşlukta düşünür.
Geçmişin sanatına hayranlıkla bakıyoruz.
Shakespeare'i okuyoruz. Antik Yunan tiyatrolarını seyrediyoruz. Eski mimarinin akustiğine, sahnesine, oranına hayran kalıyoruz.
Ama bir soru yine de yerinde duruyor:
Ne kadarını gerçekten anlıyoruz?
Belki bir eserin bütün anlamını bilmek gerekmiyor.
Tomaso Albinoni'nin Adagio in G minor eserini dinlerken bestecinin hayatında ne yaşadığını bütünüyle bilemem. Fakat müzikte kendi hüznümün, kendi bekleyişimin, kendi sessizliğimin bir yerini bulabilirim.
Sanatın mucizesi belki de budur.
Senin yaşamadığın bir hayat, sende başka bir hayatın kapısını açabilir.
Hüzün ortaktır.
Umut ortaktır.
Aşk ortaktır.
Kaybetmek ortaktır.
Beklemek ortaktır.
Biçimleri değişir.
İnsan değişir.
Çağ değişir.
Fakat insanın içindeki bazı sorular çağlardan daha uzun yaşar.
Belki tiyatro bu yüzden müziğe bu kadar yakındır. Müzik sözsüz bir tiyatro değildir elbette; tiyatro da müziğin sözlü hâli değildir. Ama ikisi de insana yalnız kelimeyle değil, ritimle, sesle, susuşla, bedenle ve duygu ile ulaşır.
Ve bütün bunların ortasında hayal gücü vardır.
İnsan önce hayal etti.
Sonra anlamlandırdı.
Sonra tasarladı.
Sonra icat etti.
Bir taşın başka bir şeye dönüşebileceğini hayal etti; heykel yaptı.
Seslerin düzenlenebileceğini düşündü; müzik yaptı.
Kelimelerin görünmeyen dünyalar kurabileceğini fark etti; edebiyat yaptı.
Gökyüzüne bakıp orada ne olduğunu merak etti; bilim yaptı.
Sonra teknoloji geldi.
Teknoloji bizim düşmanımız değil.
Tam tersine, insan hayal gücünün ellerinden doğan araçlardan biridir. Bize koruma, çoğaltma, taşıma, keşfetme ve üretme gücü verir.
Ama her araç gibi o da bir tercihin içindedir.
Onu hayal gücümüzün hizmetine verirsek yeni şeyler yaratabiliriz.
Ataletine kapılırsak, hayatımızdan değerli şeyleri gıdım gıdım çıkarabiliriz.
Belki mesele teknolojinin ne yaptığı değildir.
Bizim onunla ne yaptığımızdır.
Çünkü insan hâlâ o eski insandır.
Antik Yunan'ın taş tiyatrosunda hakikati arayan insanla bugün bir ekrana bakıp aynı soruyu soran insan arasında binlerce yıl vardır; fakat soru bazen aynıdır.
Kimim?
Neden buradayım?
Nasıl yaşamalıyım?
Neyi sevmeliyim?
Neyi değiştirebilirim?
Neyi değiştiremem?
İşte çember burada tamamlanır.
Antik Yunan'dan Sophokles'e, Shakespeare'den bugüne; tiyatrodan müziğe, felsefeden teknolojiye…
Çağlar değişir.
Araçlar değişir.
Diller değişir.
Ama insanın hayal etme, anlamlandırma ve yeniden yaratma gücü kaldığı sürece geçmiş gerçekten geçmiş değildir.
Antik Yunan'ın ışığı çağları aşmaya devam ediyor.
Biz ise hâlâ o ışığın altında yalnız geçmişe bakmıyoruz.
Belki ilk kez,
kendimize bakıyoruz…
Aforizma:
Hayal gücü geçmişi anlamlandırır, bugünü dönüştürür, geleceği kurar…
Hamiye GÜL
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu