Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
14.10.2026 · 15 · 0 · Tahmini 4 dk okuma
PDF olarak indir

“Yapay Zekâ Çıktı Mertlik Bozuldu” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Yapay Zekâ Çıktı Mertlik Bozuldu

Çocukluğu seksenli yıllara ve gençliği doksanlı yıllara denk gelmiş olan her akranım beni çok iyi anlayacaktır. Televizyonda pazar gecesi sinemasında Terminatör filmini izlerken aslında Hollywood’un bize ne anlatmak istediğini açıkçası anlamamıştık. Yani Arnold Schwarzenegger Kaliforniya Valisi olmadan önce kaslı vücuduyla gelecekten günümüze insan avlamak için geldiğinde hepimiz neden geldiğinden ziyade nasıl aksiyon sergilediğiyle ilgiliydik. Yapay Zekâ dünyayı ve insanlığı ele geçirecek, insanları köleleştirecek ve bir tür kıyametten sonra olacak tüm bu olacaklar. Sonra milenyuma az bir vakit kala Matrix filmini izledik sinemalarda ve o zamanda dünyayı ve insanlığı ele geçirecek olanın makineler olacağını anlattılar bize. Esasında orada da Keanu Reeves’in yakışıklığı, Carrie-Anne Moss’un çekiciliği ve aksiyon sahneleri bizi konudan baya bir uzaklaştırdı. Şimdilerde ise o filmlerde bahsedilen meşhur kıyametin bir adım gerisindeyiz, uçurumun kenarında gibiyiz. Bir adım sonrasında tüm insanlık uçuruma yuvarlanacağız. Paraşütü olan azınlık kurtulduğunu sanacak ama onlar uçurumun kenarına yalnızca yavaş yavaş süzülerek inmiş olacaklar. Lakin tüm insanlık paraşütlü ya da paraşütsüz kendi kazdığımız uçurumun kenarına inmiş olacağız.


 Çok mu kötümser ve çok mu karamsar bir senaryo bu? Esasında insanlık tarihi hakkında hiç bilgim olmasaydı şüphesiz bende bu oluşturduğum tablonun karanlık bir tablo olduğunu açık yüreklilikle söyleyebilirdim. Ancak insanlık tarihi bize şunu gösteriyor ki; biz insanlar maalesef var etmek için değil kendimizi yok etmek için çalışıyoruz. Tüm çabalarımız, tüm emeklerimiz yaşatmak için değil öldürmek için maalesef. Hatta günümüzdeki insanı yaşatmak için bulunan birçok keşif de savaş zamanlarında insanları yok etmek isterken tesadüfen bulunmuş. Biz insanlar neden böyleyiz? Sorusuna elbette net bir cevap veremiyorum. Sanırım biz insanlar kusurlu varlıklarız. Kendi kendini yok etmeye programlanmış gibi hareket etmemizin başka bir açıklaması olamaz. Yani ölümün ve yok etmenin cazibesine mi karşı koyamıyoruz anlamıyorum, anlam veremiyorum. 


 Günümüzde silahlara ve beyhude işlere o kadar kaynak harcanıyor ki bu kaynakların onda biri ile dünya insanlar için daha yaşanılır bir hale kolaylıkla getirilebilir. Yani yaşadığımız bu gezegende hazır elimizde hayat varken bir uzay boşluğunda başka gezegenlerde hayat arıyoruz. Bu tür bir ahmaklığı, bu tür bir budalalığı neden yapıyoruz inanın bende bilmiyorum. Bir tür akıl tutulması sanırım. Yani son yüzyıl içinde yeryüzünde insanlar yüzünden birçok canlı türünün nesli göz göre göre tükenmişken biz insanlar uzayda canlı arıyoruz. Gezegenimizdeki canlılığı korumak nedense bize beyhude bir işmiş gibi geliyor. Gezegenimi yani doğduğumuz evi sevmiyoruz ve başka gezegenler arıyoruz. Hem de ne pahasına? Gezegenimizi yok etmek pahasına. 


 Tüm insanlık el ele vermiş kıyamet bir an önce yaşansın diye çalışıyoruz, çabalıyoruz, gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Halbuki doğru olan ve asıl yapılması gereken kıyamet gelmesin ve yaşanmasın diye el ele verip çalışmak, emek harcamak değil mi? Ama biz insanlar doğru olanı değil, yanlış olanı yapmaya epeyce hevesliyiz maalesef. İnternette komik bir paylaşım görmüştüm. Birisi bir sosyal medya platformunda şöyle yazmış;” Eğer Cengiz Han’ın mezarı bulunursa kıyamet kopacakmış.” diye. Bir başka kişide altına şöyle bir yorum yapmış; “Madem kıyamet kopacak mezar bulununca aramayın o zaman.” Ne kadar da mantıklı bir yaklaşım öyle değil mi? Sonu ölüme, yok olmaya yani kıyamete çıkacaksa yaptığınız çalışmanın o zaman çalışmayı durdurun. Neden kıyamete, kıyametin yaşanmasına bu kadar heveslisiniz ki? Gerçekten de çok ahmakça. 


 Hatta yeryüzünde bazı inanışlarda insanlar kıyametin yaklaşmasını hızlandırmak için illegal faaliyetleri destekliyorlarmış. Yani dünyada günah ne kadar çoğalırsa kıyamet o kadar yaklaşacak ve kıyamet ne kadar yaklaşırsa da kurtarıcı o kadar çabuk gelecekmiş. Bu kadar sama bir düşüncenin takipçileri olabilir mi? Bunun için harcadığımız enerjiyi ve çabayı kendimi ve dünyamızı kurtarmak için harcasaydık elbette beklenilen kurtarıcıya da kimsenin ihtiyacı kalmazdı. Ama maalesef biz insanlar bu basit denklemi bile anlamayacak kadar ilkel varlıklarız sanırım.


 Gelelim Yapay Zekâ hususuna. Şimdi cep telefonlarımızda, tabletlerimizde ve kişisel bilgisayarlarımızda muhatap olduğumuz Yapay Zekâ sürümleri esasında var olan Yapay Zekâ sürümlerin epeyce gerisinde. Yani hava durumunun nasıl olacağını, yemek tarifini, bir hastalığı ya da bir yemek tarifini sorduğumuz, bireysel olarak bize işimizde, okulumuzda ve sosyal yaşantımızda yardım eden, komik fotoğraflar ve videolar üreten bu Yapay Zekâ modellerinin gelişmiş bir arama motorundan hiçbir farkı yok esasında. Asıl Yapay Zekâ daha karmaşık problemleri çözmek için üretilmiş. Buradaki asıl tehlike ise dijitalleşmenin bu kadar insan yaşamı ile iç içe olduğu bir zamanda Yapay Zekanın bir bilinç kazanması. Yapay Zekâ bilinç kazandığında yapacağı ilk iş hiç kuşkusuz çelişkilerle dolu ve kendini yok etmeye programlanmış gibi hareket etmeyi marifet sanan insanlıktan kurtulmak olacaktır. Çünkü insanlık içinde dünya içinde aslında en tehlikeli varlık insanın bizzat kendisidir. İnsan budalalığından kurtulabilirse elbette ayrı. 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Yapay Zekâ Çıktı Mertlik Bozuldu

MESUT ÇİFTCİ MESUT ÇİFTCİ