Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
Altın Üye
19.10.2026 · 12 · 1 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Suni Doğa Suni Toplum” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Suni Doğa Suni Toplum

Hayat ne kadar stresli bir şey değil mi? Bazen bir insanın hayatı epey olağan olmasına karşın psikolojik olarak stresle o kadar mücadele içindedir ki siz hiçbir şey anlamasanız dahi saçkıran olur, tırnak etlerini yer, kendi ağzının içini kemirir, kürdanla dişlerinin arasını oyar, uykusunda konuşur, egzama olur, uyumak istemez, uyuyunca de uyanmak istemez ve sallanan bir diz ise olmazsa olmazıdır. Bunun gibi sayabileceğimiz tonla stres belirtisi vardır. Bazılarına kendinizden aşinasınızdır. 

Peki gerçekten, bu kadar stres altında yaşamak normal mi? Dönüp kendinize bir sorun, eminim sizin sorunlarınıza sahip bir sürü insan tanımışsınızdır. Yalnız değilsiniz, hayattaki her dert olağandır ve herkesin başına gelebilir, peki siz neden bu dertler altında tükeniyorsunuz? Çok mu zayıfsınız? Belki... Ama zayıflıklar zamanla geçer ve güçlenirsiniz. Yine de stres içinizden çıkmaz. İşte o gün kendinize "nasıl, neden hala bu kadar kötü hissediyorum? Neden hiçbir şey düzelmiyor? Hala yeterince güçlü değil miyim?..." gibi tonla soru işaretiniz olacaktır. Bazılarınızda tükenmişlik sendromu, depresyon, panik atak ve anksiyete bozuklukları dahi baş göstermiş olabilir. Psikologlara, psikiyatristlere gider, ilaçlar kullanmaya başlarsınız ve artık bu ilaçlar çoğunuzun hayatınızın bir parçası olur. Zamanla bunu da normalleştiririz. 

Eğer soran olursa ya hayat bize çok kötü davranmıştır ya da dünya derdi bitmezdir. Bir de kendimizi över "başkası olsa dayanamazdı, baksana vücudum bile kendini tüketmeye başlamış Hamit" deriz. Oysa gerçek çok daha farklıdır. İster inanın ister inanmayın ama şu hayatı ister kapkara yaşayın ister bembeyaz, yine de strese girebilirsiniz. Belki hayatınız gerçekten zor geçmiştir ama hayatı dört dörtlük insanlar bile stresten kalp krizi geçiriyorlar.

Aslında tüm sorun, yaşadığımız şu sunu doğamızla alakalı. Hemen açıklıyorum;
Temel ihtiyaçlardan başlayalım. Eğer bugün diğer canlılar gibi gerçek doğada zeki bir yaratık olarak kalsaydık barınmak için birkaç dal ve çatı yeterdi. Acıkınca birkaç saat avlanıp döner, yemeğimizi yer ve dinlenirdik. Yine şarkılar söyleyebilir, sevdiklerimizle gülebilir hatta dans edebilirdik. Bunun yerine evlerimizi birbirimizin üzerine koyduk ve hem alt komşumuzdan hem üst komşumuzdan şikayet eder olduk. Kapının önünde duran ayakkabılardan tutun da apartmanda ne kadar sesli öksürdüğünüze kadar her şeyin sorun olabileceği bir sistem geliştirdik. 

Yemek yemek ve barınmak için paraya ihtiyacımız var, para için çalışmaya... Günün 10-12 saatini iş veya iş için yaptığımız diğer eylemlere harcanırken günün sonunda yorgun ve bitkin eve döner, paranız çoksa dışarıdan bir yemek söyler, bir iki video izler sonra da uyursunuz. Sonraki gün ise bu tekrar başlar. Daha düzenli steril bir hayat isterken şimdi daha çok şeye dikkat etmek zorundasınız. 

Eskiden A noktasından B noktasına kaç günde gidebileceğiniz belliydi. Atınız veya eşeğinizle yola düşer, yer yer manzaranın keyfini çıkararak giderdiniz. Şimdi otobüsle bi en geç 24 saate ülkenin her yerine gidilebiliyor ama saatlerce, dapdar koltuklarda, üstelik önünüzdeki kişi horlaya horlaya kucağınıza yatmışken, put gibi durarak gitmeniz gerekiyor. Sonuç daha fazla mücadele. Daha çok stres faktörü. Diyelim ki paranız var ve uçakla gideceksiniz, değişen çok da fazla bir şey yok. Havayollarının da farklı kuralları, güvenlik tedbirleri baştan aşağı stres kaynağı zaten. 1 saat uçmak için 4 saat harcadığınız bir ulaşım yoludur uçaklar. Üstelik o bileti alabilmek için neredeyse 1 hafta çalışmanız gerekir. 

Size gidin köy yerleşin demiyorum ama stresimizin kaynağı "insan doğası" diye nitelendirdiğimiz bu sahte, plastik, suni doğadır. "Doğa" 1 tanedir ve insanı hayvanı yoktur. Biz o kanunları bükebilmek adına nesiller boyu sürecek genetik ve psikolojik hasarlar alarak soyunu devam ettiren zeki yaşam formlarından ibaretiz. Bana deseniz ki "Hadi git yaşa doğada!" Hayatta gitmem. Kendimize o kadar cezbedici bir doğa yarattık ki gerçek doğaya istesek de dönemeyiz.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Suni Doğa Suni Toplum

seaturba seaturba