Kolektif Kütle 37
Üreten iradeli kolektif paylaştım yapma işi karşılıklı emek transferli kodlama üzerindeydi. Ufukta beliren üst yapılı bencil düşünce El düşüncesiydi. El düşüncesi çoğunluğu mülksüz kılmayı hedef kılmakla kişisi mülk sahipliğini savunan hileci, aldatan kurnazlıktı. Aldatan puttu. Yeni bir inşa idi.
İlk sömüren, aldatan, hile yapan kafa putu kolektif alanı özel mülke çeviren mülkiyetçi düşünceydi. Çünkü özel mülkiyetçi düşünce inşacı değildi. İnşa başlangıcında yoktu. Özel mülk sahipliği hem zaten ortada yoktu. Hem de sosyal ve toplumsal bipolar bağı başlatamazdı.
Mülk sahipliği düşüncesi El (tanrı) doğmamıştı, gelişmiş kolektif alan içinde giderek bir inşaydı. Bu inşa paylaştırmayı karşılıklı emek transferleri üzerinde değil de; inanç-iman ideolojisi üzerinde ikna ile yapacaktı. İnşası somut değil soyuttu. Gerçek değil akıl oyunu sanal bir hakikat tı.
Böylece ilk doğal durum bencilliğine göre bu yeni bencillik; üreten kolektif iradeli kütlenin; özel mülk sahipliği iradesi ile enfekte edecek bir modülasyon la kodlan a bileceğini görmüş bencillik ti.
Ancak kolektif olanaklar üzerinde dönüşen bu bencillik, kolektif oluşa nankör tamahkar bencillik ti. Sosyopat bencilliktir. Kolektif sistemin anomalisi olarak adım adım çağlar boyunca inşa olacaktı.
Bu bencillik kolektif kütleyi üst yapı üzerinde enfekte edecekti. Bir yansıma fizikidir. Doğru yanlış; adil, adil olmayan gibi yargılar taşımaz. Bu bağlamla kolektif kütle enfekte edilebilirlik yansımasını da vermişti. Kolektif kütlenin enfekte edilecek üstel yansıma kodu, “mülk sahibi El düşüncesiyle deşifre edilmişti”.
Bu deşifre düşünce yeni inşa edilecek öznel manalı üst yapının inşasıydı. İlkin özel mülkü kolektif mülk söylemiyle algı etti. Yani bilinmeyeni bilinenle söyledi. Bilinmeyen özel mülk sahipliğiydi. Bilinen kolektif sahiplik ti.
İkinci olaraktan da kolektif sahiplik El sahipliği olarak birlikte söylendi. Ya da El mülkü kolektif mülk ile birlikte söylendi. Böylece yeniye karşı alerji veya reaksiyon algı üzerinde kırıldı. Menfi yeni benimsetildi.
Üçüncü akıl oyunları içinde kolektif sahiplik ve kolektif mülk söylemi El mülkü söylemi yanında düşürüldü ve unutturuldu. Unutulmayan kolektif dirençte kolektif söylemindeki anlamla El ‘ e şirk (ortak) koşmak sayılıp geniş zaman içinde bertaraf edildi.
Yeni mana, yeni virüs veya Truva atı "El mülkü mana anlayışı" içine kodlanmıştı. Bu kodları taşıyan modülasyonlar açıldıkça facia ortaya çıkıyordu. El Mülkü söylemi içinde açılan mananın biri “El mülkünü dilediğine verir” söylemiydi. Karşılıklı emek transferi düşünce doğrultması gitmiş; yerine Elin keyfi takdiri gelmişti.
İkinci aşamada “El mülkünü dilediğine verirken kime mülk vereceğini sana bana soracak değil ya” diye inandırmışlardı. Biçim verilecek hamur yoğuruluyordu. İnsanlar kendi kendisine gelin güvey oluyordu. İnsanlar kendisini El ‘in mülk vereceği kişi yerine koyuyorlardı. Böylece “El bana da verebilir düşüncesiyle rehavete erişiyordular.
Sonuçta El mülkünü fiili olarak gerçekleyecek söylemlerle El mana anlayışının inşası başlamıştı. İnşa adım adım uygulandıkça facialar belirmeye başlamıştı. Köleci mantıkla bakarsanız bu söylenenleri ve facialarını anlamanız olanaksızdır.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu