Ahlak Ve Helak
—( İLK DENEME YAZIM )—
Yorumlarınızı bekliyorum.
_________________________
Ahlak ve Helak…
Bir “ahlak” üzere yaratıldık.
Bir “ahlak” üzere varolabilmeyi başardık.
Bir “ahlak” üzere yaşama ulaştık.
Bir “ahlak” üzere yaşamı sürdürdük.
Ve kesinlikle bir “ahlak” üzere sonuca varacağız.
Nedir ki bu dünya alem?
Bir ahlaktır bu dünya alem.
Nedir ki bu dünya alem?
Bir ahlaklı olmak dersini almaktır bu dünya alem.
Nedir ki bu dünya alem?
Ben bilemem, bilemem amma…
Bilemesem de tezler yürütürüm…
Yürütür ve yürütürsem tezlerimi…
Misal bir benzeri: “ahlak ~ helak…”
Zıttı gibi sanki…
Ama değil, bir benzeri mi acaba?
Yok o da değil.
Ahlak, başka kökten türemiş.
Helak, başka kökten türemiş.
Ahlak: “yaradılış, huy…”
Helak: “tükenme, bitme, mahv…”
Zıt değil amma…
Biri bu meselenin sağ en üst köşesi…
Yani “ahlak…”
Diğeri bu meselenin sol ortanca kenarı…
Yani “helak…”
Birbirleriyle bağları ise…
Seslerinin çağrışımları mı?
Değil, o da değil.
Değil, değil de hani…
Ama mesele, bir olmakta da değil ya hani…
Bir olmak da veyahut…
Birden az ya da çok olmakta da değil ya hani…
Ama hani mesele…:
“Bir’i anlamakta,
Bir olanı anlamakta,
Bir’e varmayı başarmakta,
Yahut da bir olabilmeyi başarmakta belki…”
Şimdi sorarım sizlere!
Geçmiş geçmiş zaman evvel…
Biz Türk’ler, Arap’ların topraklarında doğan,
Hak bildiğimiz İslam’ı, hak bildiğimiz için kabul etmişiz.
Uğruna ömürler boyu can vermişiz.
Uğruna ömürler boyu can almışız.
Uğruna ömürler boyu nizam vermişiz dünya aleme.
Uğruna ömürler boyu adalet üzere olmak için,
Uğruna ömürler boyu onu yaşatmak için,
Uğruna ömürler boyu “hak” için,
Uğruna ömürler boyu “ahlak” için,
Uğruna ömürler boyu “helak olmamak” için…
Ve sonucunda…
Sen, ona kötüsün;
O, sana kötü…
Meselenin özü…
Biri, birine bir kötülük yapmışsa…
“Kötülük bulan,
Kötülüğü edene,
O kötülüğün
bir aşağısını yapmalı.” …derim!
O senin elini tümden kesti ya…
Sen de onun elinin daha az kısmını kes.
O senin iki parmağını kırdı ya…
Sen de onun bir buçuk parmağını kır.
O senin yüzlerce bebeğini öldürdü ya…
Sen de onun yüzlerceden daha az…
“Dur!”
İşte burada “Dur!” …dedi “ahlak!”.
Sen, bebek öldüremezsin.
Sen, çocuk öldüremezsin.
Sen, masum öldüremezsin.
Sen, elinde silah yoksa kadın öldüremezsin.
Çünkü, sana “Dur!” …dedi “ahlak”.
Çünkü, sana “Dur!” …dedi “El-Halik”.
Bence,
Yüce Yaratan,
Herkeslere ahlakı ve aklı nispetinde güç vermekte.
Güçsüz mü zannedersin kendini?
Bir misin, iki mi?
Ahlakın mı zayıf, aklın mı?
Kalemin mi, kelamın mı?
Gerekirse savaşalım arkadaş.
Bebek öldürenleri cezasız bırakıp da…
Nasıl çıkarız Yaratan’ın karşısına, ha?
Haaa, işte şimdi…
Şimdiden bildirmek lazım gele…
Amerika…
İsrail…
İran…
Filistin…
Gazze…
Ve bizim canım memleket Türkiye…
Ve ata topraklar…
Ve canım komşu kardeş: Azerbaycan…
Hiiiç korkmayın, hiç korkmayalım.
Adım adım gideceğiz.
Önce tüm Türk’ler bir ve birlik olup,
Tüm dünya aleme gıpta sebebi ve örnek olacağız.
Sonra bakacağız ki,
Araplar da birlik olmuş.
Sonra bir bakacağız ki,
Avrupalılar da birlik olmuş.
Sonra bakacağız ki,
Onlar, onlarla;
Bunlar, bunlarla;
Şunlar, şunlarla;
Bir ve birlik olmuş.
Ayrımcılık bildiğimiz “milliyetçilik”…
Dünya’nın kurtuluş anahtarıdır belki…
-Yeter ki kapıyı bulalım, anahtarlarımız çooook!-
Belki bir gün…
Belki de elbet bir gün…
…
“Tüm Dünya bir ve birlikte birlik oluruz, ha?”
“Tüm acıları unuturuz belki, ha?”
“Geçmişimize, kendimizi affettiririz belki, ha?”
“Ya da
geleceğimize kendimizi affettiririz belki, ha?”
“Geleceği, gelecek kılarız, ha?”
“Geçmiş, geçmiş olur;
Gelecek gelecek olur belki, ha?”
Ey insan!
Ey müslüman!
Ey Türk!
Ey Arap!
Ey Kürt!
Ey gavur!
Ey gayrimüslim!
—Var mısındır acep?
Geçmişi, geçmiş kılmaya…
Ve…
Geleceği, gelecek yapmaya…—
Yakın çağdan sonrası var mı?
Çağımızın adı neden “yakın çağ”?
Neye yaklaştık ki?
Şu
ruhumda, aklımda, fikrimde beliren belirti…
Belki de…
Birçoklarının aklında belirdi…
“Yakın Çağ” yakındır, yakın…
“Yakın Çağ” -Yakın Çağ- olmaya yakındır, yakın.
Ne demiş mübarek bir insan:
“Zalimin zulmü artmışsa sonu yakındır.”
Sonu yakınsa, adalet yakındır, hak yakındır.
“Ahlak üzere olmak yakındır.”
Belki de kıyamet yakındır.
Belki de “Cennet…” yakındır.
Şu garip gariban dünyamıza…
Bir “Cennet Çağı” yaşatmak lazım.
Bir “Heaven Age”…
Bir “Age of Paradise”…
Yetmedi mi kötülükler?
Haketmiyor muyuz iyilikleri?
Belki…
Allah hepimizi affedecektir.
Düşünsene, gitmişsin Cennet’e…
Ama büyük büyük deden
ve küçük küçük torunun Cehennem’de…
Azap içinde…
Nasıl yapacaksın, ne yapacaksın ki Cennet’te?
——
Yüce Yaratan’ın
herkesi affetmesinin bir yolu olmalı!
Yüce Yaratan’ın
her kötülüğü affetmesinin bir yolu olmalı!
——————
Ve başladı işte…
:
“CENNET ÇAĞI…”
Ya da istersen, “Ahlak Çağı…”
Yahut da istemezsen,
:
“Bilmem Kaçıncı Helak Çağı…”
Acaba kaç kez “helak” olmuşuzdur?
Acep kaç kez “ahlak” bulmuşuzdur?
——
Yüce Yaratan’ın
herkesi affetmesinin bir yolu olmalı!
Yüce Yaratan’ın
her kötülüğü affetmesinin bir yolu olmalı!
——————
“Cennet Çağı”
başlatmanın
bir
yolu
olmalı!
Olmalı!
2 Kasım 2026
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu