Kendimin Kahramanıyım
Ben artık o eski kadın değilim...
Hani bir zamanlar
Bir çift güzel söze ömrünü bağlayan,
Kapısı hiç açılmayacak evlerin önünde
Sabaha kadar bekleyen,
Her vedada biraz daha eksilen,
Kendi varlığını bir başkasının yokluğunda arayan
O kadın değilim artık...
Bir zamanlar yüreğimin penceresini
Bir sevda gelir diye açık bırakmıştım.
En küçük rüzgârda üşüyor,
Birinin gidişini dünyanın sonu sanıyordum...
Meğer ben kendi evimde kiracıymışım;
Anahtarını başkasına verdiğim bir ömrün
Duvarlarında kendime yer arıyormuşum...
Çok ağladım...
Öyle geceler gördüm ki
Ay, gökyüzündeki yerini bile benden sakladı.
Yastığımın bir yanı gözyaşı,
Diğer yanı içime gömdüğüm çığlıklarım ile ıslaktı;
Aynaya baktığımda tanımadığım bir kadın ile göz göze geliyorduk hep.
Bir kadın vardı içimde;
Adını unutmuş, sesine yabancı,
Kendi gölgesinden bile özür dileyen...
Sonra bir gün...
İçimde bir şey kırıldı.
Hayır, kalbim değildi kırılan;
Yıllardır sırtımı dayadığım
O çürük duvardı yıkılan...
Kalktım,
Bir zamanlar beni yerden yere vuran o acıların
Tozlarını silkeledim üstümden.
Sonra tek tek sardım o yaralarımı umutlarım ile.
Ayağa kalkarak cevap verdim ben
Canımı yakan o acılara tek tek
Ve ilk kez bir sabaha,
Birinin gelmesini beklemeden uyandım tek başıma...
Artık ağlamak için bir omuz aramıyorum;
Gözyaşlarımın da bana ait olduğunu
Geç de olsa öğrendim.
Bir adamın gölgesinde serinlemek için
Kendi güneşimi söndürmüyorum artık.
Beni tamamlasın diye birini beklemiyorum .
Çünkü eksiklerim,
Başkalarının dolduracağı boşluklar değil artık.
Ben en çok kendime yetişememişim;
Herkesin yarasına merhem taşırken ben,
Kendi içindeki yaraları olan
O ağlayan çocuğu unutmuşum...
Başkalarının kışına odun yetiştirirken ben,
Kendi ömrümün karı altında kaldığımı görmemişim...
Şimdi o çocuğun yanında oturuyorum,
Üşümüş ellerini avuçlarıma alıyorum,
Saçlarını okşayıp kulağına fısıldıyorum:
"Kimse gelmeyecek diye korkma, bak ben geldim;
Seni bir daha hiçbir kapının önünde bekletmeyeceğim..." diyorum.
Ben artık bir hikâyenin son cümlesi değilim;
Bir adamın terk ettiği yerde biten bir hayat değilim.
Kendi içimde durmuş o saatin paslanmış dişlilerini söktüm;
Zamanı artık gidenlerin ardından değil,
İçimde yeniden filizlenen hayatın atan o nabzıyla ölçüyorum.
Bir zamanlar kırıldığım yerden karanlık sızardı içime;
Şimdi o çatlaklardan gökyüzünü seyredebiliyorum.
Meğer bakmasını bilirsen eğer , insanın en derin yarası bile
Bazen ruhuna açılan bir pencereymiş...
Şimdi o sahte masalların küllerini savurdum.
Gidenlerden alacağım yok artık,
Geçmişe ödenecek borcum da...
Kendi içimdeki o derin denizlerin hem kaptanıyım hem fırtınasıyım artık;
Yıkıntılardan ördüğüm bu kale, şimdi benim en güvenli sığınağım .
Ben artık yazılan bir kaderin figüranı değil;
Mürekkebini kendi gözyaşıyla karmış,
Kendi kitabını en baştan, kendi ismiyle yeniden yazmış,
Yazarıyım artık.
Meğer ben,
Bir ömür başkasının beni kurtarmasını beklerken
Kendi hayatımın kahramanı olmayı unutmuşum...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu