Erken gidersem eğer bu dünyada
Vasiyetim olsun bu sözler
Hani derler ya Allah gecinden versin diye
Yazılarımı silin lütfen, şiirlerimi yakın.
Sanki hiç yazmamış gibi kabul edin beni,
Hiç gelmemiş gibi bu dünyaya
Hiç ağlamamış hiç gülmemiş hiç dostluk kurmamış gibi
Hiç kalp kırmamış hiç kalp yapmamış gibi
Hoş bir seda dahi bırakmamış gibi
Bir varmış bir yokmuş gibi
Az gitmiş uz gitmiş gibi
Dün gelmiş bugün gitmiş gibi
Erken gidersem eğer bu dünyada
Kütükten düşün beni
İyi adamdı lafzı kulağıma gelsin
Gözüm arkada kalmasın.
Ajandalarımı atın Molla Kasım gibi sulara
İmzalarımı yok sayın.
Sipariş aşk yazılarımı unutun
Kalbi hislerimi sökün
Gazetelerde resmimi karalayın
Köşelerden düşün beni.
Edebiyatçıydı yazardı her daim
Ama yazar değildi kendince
Şiirleri vardı yüzlerce
Ama şair değildi kavlince
Şairler ve yazarlar memleketindeydi
Ona düşmezdi bu iltifatlar
Her üç kişiden dördünün şair olduğu
Her üç kişiden dördünün yazar olduğu
Ve geri kalanın yorumcu olduğu yerde
Elbet bu hesapta olacak yanlışlık
Elbet bu kitapta olacak yalnızlık
Kırdığım kalplerin hesabını çıkarsın biri
Başka biri tamir ettiğim kalpleri
Kaç kez yanlış anlaşıldım
Kaç kez doğru algılandım
Kaç kez yalan söyledim
Kaç kez doğru konuştum
Nihayetinde et ve kemiktenim bende
Hatalarım elbet olmuştur
Yanlışlarım azımsanmayacak kadar çoktur
Üzdüklerim üzüldüklerim
Güldüklerim güldürdüklerim çoktu
Hakkımı helal ediyorum herkese
Bir tek beni mimleyene
Bir tek beni etiketleyene haram ediyorum
Dalda çıplak bir kuş gibi karda yalnız koyanlara
El içinde fişleyip ardımdan kuyumu kazanlara
Trabzonsporluydum ve herkes tuhaf bakardı bu yüzden
Hâlbuki ben onlara hiç tuhaf bakmıyordum
Sigara içmezdim oyun hiç bilmezdim
Belki de bu bir eksiklikti bazılarına göre
Oysa bana göre artı değerdi hep
Çikolatayı çok severdim
Fazladan hep bir çikolatam olurdu
Her şey paylaşılırdı
Tek çikolata ve yâr paylaşılmazdı
Saçım hep asker tıraşıydı
Ayaklarımda hep postal vardı
Kot giyerdim daima
Bu yüzden tipim hep solcuydu
İçim sağcıydı
Gülerdim bu halime
Şimdi kardeşim sol elini kullanırdı
Solcu muydu?
Şimdi ben sağ elimi kullanıyordum
Sağcı mıydım?
Peki, sağ ve sol elim bu ülke için çalışmıyorsa
Bu insanlara hitap etmiyorsa
İyiye güzele uzanmıyorsa
Ne manası vardı bunun?
Sağ ve sol dedikleri iki yandan başka neydi acaba?
Kardeş kardeşi vuruyordu
Lastik tekerlekler yakılıyordu
Köprülerde marşlar söyleniyordu hayal meyal hatırlıyorum
Evler aranıyordu jandarmalar tarafından
Kürtçe kasetler saklanıyordu samanlığa
Sol yayınlar yakılıyordu
Sağ yayınlar gömülüyordu toprağa
Korku hükümrandı
Bir onlardan bir bunlardan gidiyordu
Kutuplar kesinleşiyordu
Duygular bileyleniyordu
Kürtlerin olduğu yerde Türk olmak
Türklerin olduğu yerde Kürt olmak
Ne kadar da zor olmuş bu memlekette
Alevilerin oldu yerde Sünni birini sevmek
Sünnilerin olduğu yerde Alevi birine âşık olmak
Ne kadar da zor imiş meğer
Erken gidersem eğer bu dünyada
Bana şunu söz verin
Kitap alırdım doyasıya
Binlerce kitabım vardı
Onları bağışlayın bir okula
Her ev taşındığında korktuğum
Ve bu kadar kitap da neyin nesi bakışlarından rahatsız olduğum
Oysa hiç zararı olmayan, arkadaşlarımdı onlar benim
Ateşböceklerimdi karanlıklarda
Kızgınlıklarımda sakinleştirici haplarımdı
Gözyaşlarıma mendildi
Daha nem olacaklardı?
Oysa hep bakarlardı kızgın ve sorgulayıcı
Bunca kitaba değer miydi?
Erken gidersem eğer bu dünyada
Oh olsun
Umurunda değildi desinler bu dünya
Değeri üç kuruştu gözlerimde
Kazık mı çakacaktık sonsuza değin
En iyisi daha fazla kirlenmeden
Daha fazla suça bulanmadan
Günaha girmeden
Gitmek gerekti
Televizyonların ölüm haberlerini kustuğu
Kanalların kanalizasyondan beter koktuğu
İnternetin kişileri bilgisayarın başına oturttuğu
Telefonun en yakın arkadaş olduğu
Gazetelerin sahibine göre kişnediği bir dünyada
Ülkelerin başına bombaların leblebi gibi atıldığı
Renk din dil ayrımına göre insanların öldürüldüğü
Nefret edilen bir çağda
Gel de yaşa anasını sattığımı!
Bir mezarım olsun yeter
Şöyle Karakoçan’a nazır
Yeri hazır
Öyle süslü püslü mezarlarda ihtiyacım yok
Bir taş dikilsin mezar başıma yeter
Doğum tarihi ve ölüm tarihi yazılsın
Adı soyadı bir de
İbret için yetmez mi?
Gerisi süsten öte nedir?
Gerisi hikâye…