Şeyh Şamil'e ve şeyh şamil'in yolunda giden kalbi, iman dolu Çeçen'lere, Kafkasyalılara selam olsun.
Bizler farklı devlet ama bir milletiz.
İnşaallah birgün Türk birliği kurulacak ve Türkiye de lideri olacaktır.
Selamlarımla.
İnşaallah.
Artık her şey bitti dediğimiz anda Rabbım nice imanlı nesiller yaratır.
Hiçbir zaman ümitsiz olmamak gerekir.
Selamlarımla değerli şairem.
Resmin sağındaki Oscar Wilde'a ait söz bana yetti.
Bu insanlar boşuna dünya çapında tanınan, sevilen, okunan insanlar olmuyorlar.
Ne güzel demiş: Bu dünyada sadece iki trajedi vardır. Biri istediğini elde edememek, diğeri ise elde etmektir. ''
Dedikodu gibi olacak ama mesela ben. '' İstediğimi elde edinceye kadar bayağı bir çile çektim. Üzüldüm, ağladım, sızladım. Annem '' Oğlum kaderi zorlama fazla hayırlı değil sanırım. Hayırsızsa olmasın '' dedi, ben ise '' Hayırlı da olsa, hayırsız da olsa bu olacak'' dedim.
Oldu sonunda. Oldurmak için kaçırdım. ( Yaaaaa, bu topal bacakla bir de kız kaçırdım ) Yani istediğim olana kadar bayağı bir trajedi yaşadım. Babası tarafından vurulma korkusu bile vardı o trajedinin içinde.
Evet, istediğim oldu ve sözde mutluydum ama asıl trajedi hemen peşinden başladı.
Neyse o kısma girmeyeyim zira ciddi ciddi dedikodu...
Allah var gam yok diyenin
önünde kim durabilir ki zaten
Ve
"Eğer ki azıcık kaldıysa insanlık denen bakiye"
bu dünya olma mı cemnetten bir bahçe
Yüreğinize sağlık Gülüm hocam
Muhabbetle💐
Kartal Dansı... Fotoğrafa baktığımda bizim Şeyh Şamil dansına benziyor.
Kimse darılmasın-gücenmesin ama ben Kazaklara oldum olası güvenmiyorum.
Ermenistan'ın bağımsızlık gününde en gösterişli avm'lerine Ermeni bayrağı yansıtan insanların nesine güveneyim?
Kartal dansını da Şeyh Şamil olarak seviyorum.
Haa Kazakistan'ı sevmeyelim mi? Ona düşman mı olalım? Hayır ama temkinli ve mesafeli olalım.
Selam ve saygılar.
Çok güzel bir konu yakalamış ve harika bir şiir yazmışsın. Candan tebrikler.
Nesimi'nin dediği gibi '' Rızkımı veren Hüda'dır, kula minnet eylemem ''
Selam ve saygılar.
Kulunun rızkını veren Allah’tır. Onun için hiç endişe etmeyiz o konuda değerli üstadem.
Selamlarımla.
Kıymetli Barbaros Bey, ışık taşıdığımı sanırdım derken avuçlarda kalan kirli izlerin acısını hissetmemek imkânsız. Vitrinlerin parıltısıyla maskelenen bu büyük karanlıkta, insanın kendi nabzının duvarlara çarpıp geri dönen kimsesiz sesini duymak, bugünün dünyasında yüreği olan herkesi kendi içindeki adsız ateşle yüzleştiriyor.Aşk ile eyvallah,
1982’nin o sıcak Ağustos’unda takılıp kalmış bu tertemiz acı, üzerinden geçen onca yıla rağmen hâlâ taptaze bir yara gibi sızım sızım sızlıyor. Bir bakkal dükkânının önünde bekleyişin çocuksu heyecanıyla, bir mektubun satırları arasına gizlenmiş büyük korkunun çarpışması, insanı alıp eski, siyah-beyaz mahallelerin samimiyetine götürüyor; vuslatı olmayan bir aşkın böylesine yüce bir duaya dönüşmesi ise ancak kalbi geniş bir insanın harcı olabilir.Aşk ile eyvallah,
Kıymetli Gülüm Hanım, satırların arasından sızan kırgın ama dik duruş, insanın yüzüne sert bir rüzgâr gibi çarpıyor. Kalemin, haksızlığın karşısında eğilip bükülmeden, adeta bir hesaplaşmanın içinden geçerek yankılanmış. Helal lokmanın ve dürüstlüğün sessiz ama gür çığlığını iliklerime kadar hissettim; belli ki bu sözcükler sadece kâğıda değil, doğrudan hayata dokunmuş. Aşk ile eyvallah,
Hani derler ya insan hastayım dediği anda zaten psikolojik olarak hastadır en iyisi iyiyim demek zira fiziki olarak hasta da olsak onu yenecek olan yine psikolojidir tabi doktor sadece aracı şifayı veren Allah'tır şiir inşallah kurgudur hocam değil ise Rabbim tez zamanda şifa versin inşallah saygılar selamlar
Bedenin bu amansız savaşına, un helvası gibi ezilip yine de sıcak tarhananın dumanında teselli arayan insanın bükülmez inadı sinmiş; geçmiş olsun, belli ki ruhunuz bedenden önce iyileşmeye yeminli.Aşk ile eyvallah.
Kıymetli Sami Hocam, kaleminize ve yüreğinize sağlık. Kur’an ayetlerini tarihsel bir süzgeçten geçirerek yaptığınız bu analiz, aslında günümüzde kutsal maskesi altına gizlenen vahşetin ne kadar temelsiz olduğunu çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Yazınızda belirttiğiniz Maide Suresi'ndeki "Sen ve Rabbin gidin savaşın" diyen zihniyet, aslında adaletten ve hakikatten kopmuş bir topluluğun aynasıdır. Bir ilahiyatçı olmamanıza rağmen(ben de asla değilim yalnızca İslam’da Kadını yazarken öğrendiklerim kadar ), Enbiya Suresi ve Zebur (Mezmurlar) arasındaki köprüyü kurarak meseleyi kan ve toprak davasından çıkarıp iyilik ve doğruluk davasına çekmiş olmanız, metne evrensel bir bilgelik katmış. Özellikle vurguladığınız "yeryüzü iyi kullarıma kalacaktır" müjdesi, bugün yaşanan karanlığın ortasında insana nefes aldıran bir umut ışığı gibi. Arz-ı Mev’ud’u dar bir coğrafyaya değil, vicdanı hür tüm insanlığın mirasına dönüştüren bu bakış açınız için size olan saygım misli ile arttı. Her daim ol...
Türkü tadında güzel bir şiirdi kaleminizden tebrik ederim..
Bayramınız mübarek olsun hocam.
Selam ve saygılarımla
28 sene devlet okullarında öğretmenlik yapıp aynen yazıda ifade ettiğiniz gibi bir amaç çerçevesinde hayatımı sürdürürken hiç de gerek yokken 53 yaşında emekli oldum.
Aslında hiç de sebep yok da değildi zira eğitim giderek kötüye gidiyordu. Her an birinin çocuğu yüzünden ya hapse düşerdim ya da o çocuk beni öldürebilir, sakatlayabilirdi.
Neyse emekli oldum, sudan çıkmış balık gibiyim. Ne hobisi ne bobisi. Başladım kıraathanelerde okey- 51- Batak oynamaya.
Derken daha sonra İstanbul'a geldim ve beş sene kadar da bir özel okulda çalıştım.
Sonra... Sonra işte bu bilgisayar ve ve İnternetle tanıştım. Şimdi habire yazıp duruyorum.
Amacım ne peki?
Kubbede hoş bir seda bırakabilirsem ne mutlu...
Selam ve saygılar.
İlginç bir kurgu.
Meleklerin sembolize ettiği sayılar mı acaba?
Beğenerek okudum. Tebrik ederim Lütfiye hanım.
Selam ve saygılar
Yazınızı beğeniyle okudum.
Üçü birden hayatımıza renk getirir;
Sevgi
dostluk
mutluluk
İçinizdeki o masum çocuğu hiç kaybetmeyin arkadaşım.
Ben nispeten kaybettim ondan sonra hapı yuttum.
Selam ve saygılar.
Bütün selamlarını dönüşüne saklıyor.)
Sordum kendisine Nisana kadar Kutsal topraklardaymış.
Selam ve saygılar.
Dünya sofrasında birimiz ipek birimiz keten olsak da, hepimizi aynı kumaştan kesip biçen Aşık Veysel’in duru bilgeliği sızmış her bir dizenize. Aşk ile eyvallah.