Hayat bu hastalıkta sağlıkta Rahman ve Rahim olandan bize armağan aslında böyle bakmak lazım ki Mehmet kardeşimde öyle bakıyor. Sabır tevekkül her zaman lazım insan geçmiş olsun inşallah daha güzel günler görme ümidi her zaman var zaten. Kutlarım yürekten...
Kardeşim Bu metin, sevgiyi peşin veren bir vicdanın aldanmışlıkla kirlenmeden nasıl ayakta kaldığının güçlü bir tanıklığı. İnanç, ahlâk ve insan kalma ısrarı; kelimelerde değil, omurgada yazılı.TEBRİKLER.
Öncelikle Rabbim rahmet eylesin babanıza. Makamı Cennet olsun.
İnsanın babası ölünce sırtını yasladığı dağ, gölgesinde serinlediği çınar ağacı ölür ama aynı zamanda insan, babası öldükten sonra hayatı anlamaya başlar.
Selam ve saygılar.
Bu sefer yorum Nazım Hikmet'ten
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor.
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Selam ve saygılar.
Der misin başlığı altında benim de bir şiirim var. Bazı şiir etkinliklerinde okudum, özellikle kadınlar ağladı.
Hani şiirler şairlerin evlatlarıdır ya; Babalar da evlatları arasında ayırım yapmaz ya. Ama ben o şiirimi bir başka severim.
Senin bu şiirini de bir başka sevdim. Sanırım kendime daha yakın bulduğumdan olsa gerek.
Can-ı gönülden kutlarım
Selam ve sevgiler
Hayatta en büyük gayemiz Allah’ın rızasını kazanıp iyi bir kul, iyi bir insan olabilmektir değerli şairem.
Rabbım bize bu gayemize ulaşmayı nasip eylesin.
Bu uğurda kınayıcıların hiç bir sözüne aldırmayız.
Selamlarımla
Kemal hocamız Bu şiir de öfke, hesap sorma ve adalet arayışını güçlü bir ritimle ortaya koyuyor.
Toplumsal eleştiriyi doğrudan ve vurucu biçimde dile getirmişsiniz; kaleminize, cesaretinize sağlık. SELAMLAR
Bu gerçekten sadece bir şiir değil; inançla, hafızayla ve vicdanla yoğrulmuş derin bir iç yolculuk.
Kaleminiz hem yüreğe dokunuyor hem de insanı kendine doğru çağırıyor, gönülden tebrikler.
TEBRİKLER KARDEŞİM.
Rabbim bizleri devlet malına göz dikenlerden eylemesin.
Az olsun helal olsun.
Selamlarımla Kemal Hocam.
Filiz üstadem, dert, gam, çile ve gülmeyen yüz... Valla çok çok beğendim. Akıcıydı, anlamlıydı ve hayata bırakılan bir feryattı sanki. Tebrik ediyorum. Saygılar selamlar
Mehmet hocam öncelikle Yüce Allah'tan acil şifalar diliyorum. Hastane odalarında, hastalıklarla boğuşurken bile Yüce Allah'a tutunabilmek, O'NA yaslana bilmek ve hayatın görünmeyen yüzünü ve o gizli ilahi eli hissedebilmek ne güzel. Hayat hastane odasında olsa bile ders vermeye devam ediyor. Saygılar selamlar
Anlam itibariyle çok güzel bir şiir okudum. Geceyi seven biri olarak bir ayrı sevdim şiirinizi. Çokça tebrik ederim. Saygılar selamlar
Aslında kimseden fazla bir şey istediğimiz yok değerli üstadem.
Birazcık sevgi birazcık da anlayış. Hepsi o kadar. Bunu bile çok görüyorlar.
Selamlarımla.
Torosların asi, kırık ama dimdik ruhunu taşıyor şiir
“Sapı kırık sazımı sevdiğime çalarım”dan “saçlarımla asarım”a, oradan
“Fettan bakışlı bir Türkmen kızıyım”a…
Hem yaralı hem meydan okuyan, hem sızlayan hem inleten bir ses.
Kırık saz, ince sızı, ama yürek sağlam; vakti gelende yuvaya uçacak kadar özgür.
Çok yalın, çok güçlü duygularla yazılmış bir şiir.
Sanki dağ başında bir türkü, rüzgârda dağılıyor ama yüreğe aheste aheste düşüyor.
Baki selamlar
Aşkın ya da bağın bitişinin en sinsi halini anlatıyor dizeler .
Ani değil, ağır ağır, birike birike.
“Öyle hemen de gözden düşülmüyor”dan başlayıp
“çökmüş sanki gök / tam göğsünün ortasına”ya varan o geçiş…
İşte tam da bu: insan önce fark etmiyor, aldırmıyor, gözünde büyütmüyor.
Sonra bir bakmış, bütün ağırlık üstüne çökmüş.
Volkan gibi patlamıyor, mum gibi sönmüyor,
birike birike soğuyor, birike birike ölüyor.
Çok içten ve samimi duygular.
Allah'a emanet olun.
Baki selamlar
Kırılmış ama yeniden toplanmış bir direnişin portresi gibi şiir.
“Hak etmediğim kışlarım, düşmansı baharlarım oldu” cümlesi tek başına her şeyi özetliyor:
Sezonlar bile sana karşı dönmüş, bahar bile düşman gibi davranmış.
Ama sen yine de “dökülen yapraklarımı topladım, yol kenarlarından” diyorsun.
Bu, en güzel yenilgi kabulü değil; en inatçı toparlanma biçimi.
Yalanı yutkunup susmamak, derinden ve en ince yerinden ayağa kalkmak…
Sonra da hâlâ “hayata acemiyim boranlı zamanlarda” diyebilmek.
İşte o acemilik, aslında en büyük olgunluk burada:
Yenilgiyi, acıyı, ihaneti gördükten sonra bile hâlâ çocukça masallara sığınacak kadar masum kalmak.
Çok dokunaklı, çok dürüst.
Yara kabuk bağlamamış, ama kan da artık kanamıyor.
Sadece yaprakları topluyor yol kenarından, usulca diyebiliriz
Baki selamlar
Yoğun bir yas ve imkânsız aşk kokuyor şiir. En çarpıcı yer bence şu:
“Belki de bakaya kalandın sen”
ve hemen ardından gelen
“Resmedemediğimi yazmakla iştigal” cümlesi.
Sanki aşk, resmedilemeyecek kadar ağır ve yaralı olduğu için tek çare kelimelere sığınıyor; ama kelimeler bile o yarayı kapatamıyor, sadece kanatıyor.
Ölüm bile tamamlanmamış, “son bakiye” kalmış; yani hikâye bitmemiş, sadece askıda, yarım, bakaya.
İki suçlu, kazılmamış mezar…
Bu imge, hem birbirlerine hem de hayata karşı işlenmiş bir günahın, hâlâ gömülemediği anlamına geliyor.
Cezası bitmiyor, çünkü mezar bile yok; yani ne tam bir ayrılık, ne tam bir kavuşma, ne de tam bir son.
Yazı, burada teselli değil, açık yaranın kendisi. Ve sen, o yaranın hem sebebi hem de en sadık tanığı olarak kalmışsın. Çok yakıcı, çok çıplak bir metin.
İyi ki yazılmış diyecek kadar ümitvar duygularla dolu.
Baki selamlar
Ne güzel bir şiir kardeşim, gönülden tebrikler
selamlar sevgiler
Rabbimizin insanoğluna verebilecekleri ile kıyaslayınca hiç bir isteğimiz çok değildir. Hazinesi bol ve geniş Rabbimizden isteyelim. Bazen henüz zamanı değildir, bazen daha hayırlısını vereceği için kabul etmez dileğimizi. Biz verdiğine de vermediğine de şükür deyip istemeye devam edelim.
Selam ve saygılar.
Bu metin, anlaşılma arzusuyla sevebilmenin imkânsızlığı arasında sıkışmış bir kalbin derin iç dökümü gibi; dili ağır ama duygusu çok sahici. “Çok şey miydi istediğim?” sorusu, aslında aşkın en yalın ve en acı talebini tek başına görünüyor.TEBRİKLER.