Terk Edilmiş İklim
gece,
cebindeki bozuk yıldızları düşürerek geçti önümden
bir sokak lambası
sarhoş bir ressam gibi
kaldırımın yüzüne sarı lekeler bırakıyordu
ben,
adını unutmamak için
rüzgâra düğüm attığım günlerden kalmaydım
sen ise
bir tren garında unutulmuş valiz kadar sessiz
ve içinde bütün ayrılıkları taşıyan kadar ağırdın
martılar,
göğün yırtılan yerlerinden kaçan beyaz düşüncelerdi o gece
deniz,
karanlığın alnına sürülmüş mavi bir mühür
istanbul ise
eski bir mektubun kenarında kurumuş gözyaşı gibi
katlanıp duruyordu içimize
sen gittin
ardından
duvar saatleri zamanı değil
eksikliğini ölçmeye başladı
aynalar yüzümü değil
yarım kalmış cümleleri gösterdi
bir sigara yaktım
dumanı yükseldikçe
gökyüzünde siyah bir üzüm bağı büyüdü sanki
ve ben
her nefeste biraz daha
kendime yabancı bir şehre dönüştüm
şimdi geceleri
ay,
çatısından su damlayan bir han gibi duruyor gökte
yıldızlar,
kaybolmuş çocukların ev adresleri
ben ise
adını söylemeden yaşayan
eski bir yara izi
çünkü bazı insanlar gider
ama ardından bıraktıkları boşluk
bir oda değil
içinde bütün mevsimlerin üşüdüğü
terk edilmiş bir iklim olur.
Nidanur Demirci
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.