her birimiz birer göçmen kuşuz aslında dünya denen handa.
selam olsun dostum.
Kabir dendiğinde nedense hep aklıma bedenim ve Zülkarneyn hazretleri gelir. Zülkarneyn Hazretleri talebeleriyle karanlık bir tünele girerler. Der ki herkes eline ne geçerse alsın. Kimi hiç almaz kimi emir yerde kalmasın der bir tane alır... kimi 15 alır ... kimi koynunu koltuğunu doldurur. Tünelden dışarı çıkınca herkes PİŞMAN. AZ ALANDA ALMAYAN DA ÇOK ALAN DA. NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ ALIN DENİLEN ŞEY ELMASMIŞ. Ellerinize yüreğinize sağlık kutlarım
Yürek sızısı
Kutlarım hocam
Saygilarimla
Ah, Leyla…
Yaranda hem mi izdiham?
Ah, kabrim…
Gölgemle zikrettiğim elem
Zihniyetin efsunlu haznesi doluşkan
Rahmetin çöpsüz üzümü illa ki
Mevsim kadar hüsran yüklü bir vaveyla:
Taş ocaklarında intihar eden ne çok güfte
Sehven ölümlü
Zevkin mağduru nice isyan
Gönül gözünde katıksız bir feveran
Düzgün ve sedalı bir hale
Zıvanadan çıkan hangi düş’ü getireceksin ki hizaya?
Özenle yazılmış manası derin muhteşem bir şiir kaleminize ve kelamınıza, sağlık selam ve saygılarımla.
Cenabı Allah hepsinden razı olsun. Ellerinize yüreğinize sağlık Selma hanım. Samsunda başlayıp Erzurum Sivas'la devam eden yürüyüş bizi bugünlere getirdi. İnşallah inşallah devam eden bu yürüyüş Milletimizi ilk bire kadar götürür. Kutlarım
Allah'ım her ikinize de sağlıklı huzurlu mutlu uzun ömürler versin. Su gibi aziz olun gardaşım. Şiir de harikasın. Kutlarım
Hüseyin olmak katlanmaktır.
Cennete tabi olmaktır.
Zulmün evrende kendini göstermesidir.
Selam olsun Hüseyin olabilenlere.
Zalimler içinse yaşasın cehennem...
Hüzün yağmurları vardı gözlerimde
Damla damla çiseliyordu
Sessiz sedasız bir şekilde
Ardımda kalan yola bakıyordum
Tıpkı eylülde yaprak döken
Bir ağaç gibiydim
Üşüyordum esen hasret rüzgarında
Gurbetin mecburi kelepçesi vardı
Elerimde ayaklarım da
Dur diyemedim kaptana
Mecburi gidişlerde acıtır kalanı da gideni de, anlamlıydı yüreğine sağlık kardeşim saygılarımla...
Her zamanki gibi hayranlıkla okuduğum harika bir şiirdi. Bunları bir kitapta topla eğer bugüne kadar toplamadıysan. Bunlar öyle eften püften şiirler değil. Geleceğe miras kalmalı.
Selam ve sevgiler.
Kardeşim hangi heceden ve satırdan başlayayım? Başım bu kadar enfes hecelerle dönerken? Okurken, içimdeki sesin mutlulukla imgelerinizin coşkun titretmesiyle beni titretirken, hayatın zamanın boşluğunda giderken, boşlukları izlerimizle doldurmamız gerektiğini hatırlatıyor cümleleriniz heceleriniz. Okumadan önce hayatı kendimi sorgulamadan beni, bırak gölgenle savaşmayı derken, güneşte hasretle kavrulan gönüllere bir gölge ol diye ısrarla çağırırken, her birimiz delice kendimize duvarlar örerken, bu duvarları yıkarak ilerlememi söylerken, yıkılsın diyorum kardeşimle birlikte aralarımıza ördüğümüz duvarlar… Bazıları mübalağa ettiğimi sanacak, lakin eserlerinizi okurken bir yerde bir buton var, okurken bana bunları hissettirerek size teşekkürler etmem gerektiğini söylüyor, emeğinize gönlünüze sağlık kardeşim, sağ olun var olun kardeşim, selamlarımla.
1
Gülüm kardeşim yine bambaşka bir âleme hecelerinizle yolculuk ettim, farkındaysanız kaç gün oldu bilmiyorum yorum yazmıyorum çünkü daha önceden okuduklarımla yolculuk ederken kendimle sizin içten hesaplaşmalarınızın peşinden koşarken o bambaşka dünyadan hecelerin etkisinden kurtulmadan gezmekte olduğum için yazamıyordum.
“Lafügüzaf sanma ki aşkın meclisi
Ya da bir isyan, bir vaveyla
Göbeğimle bağlı olduğum sevdanın yanık sesi:
Hani duymazdan önce infilak eden yaralı yanım
Yamadığım doğamda
Yandığım her güzergâhta
Yaklaşamadığım bir şahika…
Şimdi bu enfes dizeler için ne söyleyeyim ki yakışır olsun? Kaskatı etkisinde dururken biran beni silkeleyerek gerçeğe götüren bu iç hesaplaşmanın hakkını nasıl verebilirim ki? Ancak bende iç hesaplaşma ile biraz nefes alarak aşkın meclisine uğrayarak sevdanın yanık sesinden aşkı dinleyerek yaralı yanımı sileyim kardeşimin verdiği merhem ile… Lakin kardeşim önce yan aşkın doruklarına çık merheme gerek y...
Gençlik yıllarımda elime nereden geçti bilmiyorum bir YUNUS EMRE DİVANI. Kaç kez okudum hatırlamıyorum. Geldiği gibi gitti bulamadım çok çok üzüldüm. Aramadığım yer kalmadı bulamadım. Üzüntüm rüyama girdi. Rüyamda bir kitapçıdan Yunus Emre divanı sordum. O ezberlediğim beyitlerinin çoğunu unuttum. Bazen dostların şiirlerini okurken o divan aklıma geliyor ve bazen ilgisiz yorumlar yazıyorum. Ellerinize yüreğinize sağlık kutlarım güzel şiirinizi ve sizi
Emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
Allah Rahmet Eylesin.Muhafazakar gençliğin iki kült kitabından(Minyeli Abdullah-Huzur Sokağı) birinin yazarı merhum. Rabbim rahmetiyle muamele etsin inşallah.
Evete bazen oluyor böyle ikisi sığmıyor bir kucağa belki bir yüreğe... Kutluyorum kardeşimi...
Uzun bir yazıydı ama zevkle okudum.
Etkileyici, ders verici harika bir yazıydı.
Aklıma Cem Karaca geldi. O rahmetli de bir röportajda '' çocukken bir camiye gittim. Az yaramazlık yaptığım için hoca camiden kovdu beni. Tekrar camiye dönüşüm ise yetmiş seneyi buldu.'' demişti. Çok çok dikkat etmek lazım bu hususa. Selam ve saygılar.
Dost emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
Ayrım gayrım ikilik yok bizim aramızda"
Neler neler yaşadık gördük hayata dair"
Sakladığımız sırlar çok bizim aramızda"
Hem yaşadık hem yazdık sen şiirsin ben şair...
Tebrikler hocam ustaca yazılmış mükkemmel bir şiirdi kaleminize kelamınıza sağlık.
Seyyahız herşeyimizle... Kutluyorum Değerli Şaire, Kalem Dostum. Tekrar tekrar okuyor insan dizelerinizi. Yüreğiniz var olsun. Selam, saygı ve hürmetlerimle...