Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Adem efiloğlu farkıyla harika bir şiir okudum. Hocam canı gönülden kutluyorum. Hem güldürüyor, hemde düşündürüyor. Kahretsin yine kıskandım:)) Selam ve saygılarımla
Kalemin kavi olsun hocam Saygılarımla
İnsan bazen en doğru öngörülerini en yanlış zamanlarda yapıyor. Kuraklık sadece toprağın başına gelmiyor. Bazı insanlar da yıllarca yağmur bekleyen göller gibi yaşıyor. Ve en kötüsü, bir süre sonra susuzluğa alışıyorlar. Yazının en çok bu tarafını sevdim. Acıyı güzelleştirmemişsin. Kahramanlık yazmamışsın. Yalnızca yürümüşsün. Yorula yorula, düşe kalka, eksile eksile… İnsan zaten biraz da böyle büyüyor. Belki birbirimize bıraktığımız şey aşk değildi artık. Belki kırgınlıktı. Belki suskunluktu. Belki de yıllar geçtikten sonra bile bir metnin içinde kendimizi bulabilecek kadar gerçek yaşamış olmaktı. Şunu fark ettim… Yol gerçekten düşündürüyor. Ama bazı yollar insanı bir başkasına değil, yıllardır kaçtığı kendisine çıkarıyor. Belki sen kendine varmaya az kaldığını söyledin. Ben ise anladım ki insan bazen yıllarca aynı yerde dururken bile birbirinden çok uzaklaşabiliyormuş. Ve bazı insanlar hayatından çıksa bile, bıraktıkları sorular gitmiyor. Sadece cevap değiştirmeyi öğreniyor. Belki d...
Şiiri bitirdiğimde ilk hissettiğim şey, bazı insanların gerçekten yaş aldıkları değil, yangınlarının biçim değiştirdiği oldu. Bir zamanlar birbirimizin en güzel cümlelerine de, en ağır suskunluklarına da şahit olduk. Şimdi dönüp baktığımda ne geçmişi temize çekmeye çalışıyorum ne de yaşananları suçlamaya. Çünkü insan, bazı hikayeleri affederek değil; anlamlandırarak geride bırakıyor. "Dünyan neyle yanar?" diye sormuşsun. Ben bunun cevabını yıllar önce bildiğimi sanıyordum. Meğer insanı yakan, kaybettikleri değilmiş sadece; kendini hangi yangında bırakmayı seçtiğiymiş. Sorularını okurken istemsizce kendime cevap verdim. Ben bazen eve gelip ayaklarımı uzatıp en rahat olabilecek kıyafetleri giyiyorum.Bu benim en çok sevdigim kıyafet tercihim olabilir son 3-5 senedir... Kimsenin dönüp bakmayacağı, sadece benim izlediğim o diziyi açıyorum. Sonra midem alev alev yanana kadar cipsi kolaya katık ediyorum. Dışarıdan bakınca çocukça görünen şeyler, bazen insanın ayakta kalmak için kurduğu son...
600 yıl önce yapılmış saraylar camiler halen ispamya da mimarisi ile ruhu ile yaşıyor..Balkanlar ki Türk ve Müslümanlığıhalen eserleri ile dili yaşadığı bir coğrafyadır..Müslümanlığı coğrafyalarından silmek isteyenler katliamları usul olarak benimsemişlerdir.Mora yarımadasında sadece Türkler katledilmedi Müslüman Arnavutlarda katledildi.ortodoksluk bir millet yaratma çabasında olan ortodoks kiliselerinin ileri kaeargah olarak kullanıldığı bir mezhepdir.Slav diye bir ırk yoktur ama ortodoks mezhebini keşfeden petro bu uğurda Rus milletini ve birliğini oluşturmuştur..Aynı şeyi Ruslar Balkanlar da slavlar üzerinden yürütmüş ,İngilizler de ırk olmayan artık millet Rumları ,Yunan diye (ortodoks kilise aracılığı ile)Milletleştirmiştir..Sırplarla, Türkler arasında Rusların,Osmanlı’ya karşı savaşları kazanmaya başlaması ile problem doğmuştur..O zaman kural belli Türkiye güçlü olursa Balkanlar vatan olur..Hedef Kanuninin gösterdiği Viyana değil Fatih in gösterdiği Roma ve Vatikan dır..Fener ...
Bildiğimiz ama yine de dinlemeye doyamadığımız hikayelerden biridir Zem Zem hikayesi. Çok teşekkürler. Selam ve saygılar.
Göze, gönle, tüm duyulara ve duygulara dokunan zeka dolu, ustalık dolu harika bir şiir okudum. Can-ı gönülden kutlarım. Selam ve saygılar.
Ne kadar güzel değerli bir eser Kutlarım sevgili dostum Müzik ayrı güzel Kocaman sevgimle
elif gibi sevenlere selam olsun kutlarım
Yine etkiliyici bir bölüm. Tebrikler
GÜZEL BİR ÇALIŞMA güzel anlatım Kutlarım .............. EMEĞİNİZE VE YÜREĞİNE SAĞLIK Kaleminiz DAİM olsun Selamlar sevgiler SAYGILAR gönderdim...
Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Hacer için “Allah İsmail’in annesine rahmet etsin; eğer o suyu kendi haline bıraksaydı veya avuçlamasaydı, Zemzem akıp giden bir ırmak olurdu” buyurmuştur. Hatırlamak güzel oldu bir salat ve selama çıktı gönlümüzden ablam eyvaAllah.
"Yıldızlı semalardaki haşmet ne güzel şey, Mehtaba dalıp yar ile sohbet ne güzel " demiş Ali Faik Ozansoy şairimiz. Yıldızlara herkes ulaşmak ister Kimin boyu, nefesi yetmez, Bazen de yaklaştıkça, yıldız geri kaçarak mesafeyi kısaltmaz. Karanlık gecede uzaktan izlemek de keyifli olsa gerek. Yıldızları hak eden şiirinizi tebrik ederim Mavi hocam. Bir 5 benden :) Selam ve saygılar.
Zordur yıldıza ulaşmak ve daha da zordur yıldız olmak olmaya çalışmak ama en önemlisi sevdiklerimizin gönlünde yıldız olabilmek... Kutlarım yürekten...
Güzel bir romandan ilginç bir kesit okuduk sanırım. Bence tamamını bölümler halinde yayınlasan daha iyi olur. Candan tebrikler. Okuyucusunun bol olması dileklerimle selam ve sevgiler.
Televizyonun karşısına konuşlanıp Bir taraftan bayan voleybol A Milli takımının Japonya ile yaptığı maçı seyrederken Bir taraftan Santarelli'ye ''Alma o Eylül'ü takıma'' Diye bağırıp, öte yandan Çekirdek çitlemek ve gazoz içmek Oldukça kolay olsa da Bu ahval ve şerait altında Zordur yıldızlara ulaşmak. Selam ve sevgiler.
Çok hüzünlü bir gün çok uzun bir geceydi 15 Temmuz. Kesinlikle ''Kaderin üstünde de bir kader vardır.'' Allah ellerini ayaklarına dolayınca erkene aldılar darbeyi... Enfal Suresi 30. ayetinde geçen "Onlar tuzak kuruyorlardı; Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır" ayetinin tecellisi gerçekleşti... Tabi işin içinde CIA ve MOSSAD, MI-6 hepsinin parmağı az ya da çok vardı. Kıyamete kadar üzerimize oynanan oyunlar bitmez, bitmesin biz de azimli ve kararlıyız oynanan her türlü oyunu bozmaya... Kutlarım yürekten, okurken, tüylerim diken diken oldu Hocam...
Siyahın katranını demler iken gamzelerde Soluklar iken yudum yudum yalnızlığı Sevdayı sırtlayıp ,vuslata el pençe avuç açıp Akrebe göğsünü sere serpe açıp Yelkovana ah u zar eder iken Zordur yıldıza ulaşmak... Kavi olsun kaleminiz, mest etti...
O gece kıyametin büyüğünü İstanbul yaşamış olsa başta Ankara olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanı tarihinin en büyük ihanetlerinden birini yaşadı. Evet şehitler verdik, acılar yaşadık ama yine tarihimizde ilk kez bir darbeye karşı direndik ve püskürttük onları. Böylece anladılar bundan böyle bu ülkede kafalarına göre zırt pırt darbe yapamayacaklarını. Candan tebriklerimle selam ve sevgiler.
Evet sevgili Erol. Düşman vursa koymazdı ama işin aslına bakarsan yine de düşman vurdu. Şu yukarıdaki aslan gibi gençlere ve daha nice vatandaşımızın canına kıyanların bizden olması mümkün müdür? Rabbim tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Makamları cennet olsun. Rabbim gazilerimize sağlık sıhhat versin. Vefalı yüreğin solmasın. Selam ve sevgiler.