Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

"Kölesi isem kaderin ne gam ne gam." Kader-i İlahiyeye teslim olan bir kul için hiçbir gamolmaz değerli üstadem. Nimet gelirse şükreder külfet gelirse sabreder. Her iki halde de kazanır. Selamlarımla.
şiir, yoğun ve melankolik bir duygu dünyasını yansıtıyor. Şiir, "yanlış" olma bilincini taşıyarak, geleneksel kalıpların dışında, serbest çağrışımlarla örülmüş bir dil kullanıyor. Şiirde yalnızlık, hayal kırıklığı, isyan ve aşkın çelişkili doğası gibi temalar öne çıkıyor. Şair, yaşamın getirdiği zorlukları ve kendi varoluşuyla yaşadığı içsel çatışmayı çarpıcı metaforlarla ifade ediyor. "Kemikleşmiş hüzün", "kurşun misali öyküm" gibi imgelerle, okuyucunun zihninde güçlü tablolar oluşturuyor. Şiirin en belirgin özelliği, parçalı ve rüya benzeri yapısı. Tamamlanmamış cümleler ve çağrışımlar, şiiri tek bir anlama hapsetmek yerine, okuyucunun kendi deneyimleriyle yorumlamasına olanak tanıyor. Şair, "Varsın ulaşmayım da mutlu sona" diyerek, sürecin kendisini ve duygusal yolculuğu ön plana çıkarıyor. Bu da şiirin, yaşama karşı duruşunu ve isyanını vurguluyor....Kutluyorum seni...Seni seviyoruz...
Zor bir durum ev temizliği temizlikçi kadın çağırsan bile zor gerçekten. Yumuşak yüzlü olmamak lazım çokça insanlar sömürür durur alabildiğine... Kutlarım...
Hayat her zaman güzellikler sunmuyorsa da insana her zaman kendinden aşağıda kilere bakmak lazım. Şükür tevekkül ve sabır olmazsa olmazlarından insanın. Gün gelir devran döner mi döner. Hani şiirde diyor ya ''Kaderin üstünde de bir kader vardır.'' Belli mi olur... Kutlarım...
Hayatın içinden belki tam ortasından güzel bir öykü bir dolu anı çok beğendim kutlarım yürekten...
Hocam yine yaptin yapacagini ömrüne kalemine bereket Yazini görünce bir göz atayim yarin okurum dedim, saat gec oldu,bir solukta okudum ;) istersen okuma okutuyor kendini Gercek tatihi bilgileri bircok kaynaktan okudugum halde , senin yazilarin bir baska cekici, masallah düsüncem o ki ihlasla yazildigindan , samimiyet okuyuculari celbbediyor,, insanlari fazla meht etmeyi beceremem fakat sana bunlari yazmamin baslica sebebi, bunca makalelerini kitap haline getirip , Türk milletine büyük bir iyilik etmeni acizhane tavsiye etmektir, zira insanimiz okumayi pek sevmiyor fakat seni diğer mevcut tarihcilerden ayiran bu Allah vergisi meziyetinden dolayi okutacaktir, milletimize büyük bir iyilik yapmis olursun, zira milletin bilhassa gencliğin kafasi cok karisik kökleri zedelenmıs orman gibiyiz.. genelde saptırılmıs tarihi bilgilerden dolayi millet kutuplasiyor hizipcilere yem oluyor Selam saygi ve hürmetlerimle
Polemiği sevmem. Gönül incitmekten de imtina ederim. Lakiiin; Haksızlık karşısında lal durmayı da zül bilirim! "Bu yazı dizisinin amacını ve saptırılmaları maalesef anlayabilmiş değilim..." Diye devam eden eleştirilerin haksız olduğu kanaatindeyim. Bir tarih öğretmeninin, herhangi bir çıkar gözetmeksizin, araştırma-ince(e)leme neticesinde, belgelere dayanarak önümüze koyduğu bilgiler, gerçekler ancak takdir edilir, tekdir değil! Bu kadar emek ve özverinin bu kadar az okunması ve ilgisizlik üzücü ve ürkütücü. Daha düne dek, senelerce, üstelik devlet kurumlarında Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde tarih diye anlatılan çok şeyin yalan-yanlış ve masallardan ibaret olduğunu görmek çok acı. Bir o kadar da öfkelendirici. Bize bilerek ve ard niyetle tarihimizi tahrif ederek anlatanların Allah belasını versin. Kimsenin bu milleti kandırmaya hakkı yoktur! Tarihî gerçeği, gerçekleri dile getirmenin, kal...
Çınarlar vardır, asırlık. Yıllarca gölgesinde barındırır insanları. Hayatımızda da koca çınarlar vardır. Yüreğindeki sevgide , şefkat ve marhamette barındırır bizleri. Bu koca çınar bir baba olur, bir ana olur. Bazan da hiç terketmeyen candan bir dost olur. Hiç kurumasın o koca çınarlar. Selamlarımla değerli şairem.
Yazmak başlı başına güzel bir eylem etkinlik. Yazı konuşmaktan farklı tabi ki her ne kadar yorum geliyorsada okuyanlar tarafından olumlu yada olumsuz insan cevapda vermeyebilir eğer ki yorum hoşuna gitmediyse. Sözlü iletişimden de korkmamak lazım nasıl yaza yaza ustalaşırsa insan konuşmakta geliştirir insanı. Zaman zaman psikolojik yardım almanın da faydası olacaktır. İnsan toplumsal bir varlık olduğuna göre soyutlanmamak lazım toplumdan. Fikirler uymuyorsa ki ben öyle yapıyorum uzaklaşın herkes ile kanka olacağız diye bir kural yok. Kutlarım güzel yazınızı...
Öncelikle bu durumu bu kadar mizahi bir dille anlatmanız harika. Yaşanan tatsız bir olayı bile gülerek karşılayabilmek büyük bir erdem. Kredi kartının mayonun cebinde denize girmesi ve akabinde yaşananlar, hem çok tanıdık hem de oldukça komik bir tablo çiziyor. Anlattığınız durum, modern hayatın ironik çelişkilerinden birini gözler önüne seriyor aslında. Bir yandan teknolojinin sunduğu kolaylıklarla (kredi kartları gibi) iç içe yaşarken, diğer yandan bu teknolojinin sınırlarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Sizin de bahsettiğiniz gibi, gelecekte su geçirmez hatta suya dayanıklı kartlar üretilebilir mi sorusu oldukça yerinde. Aslında bazı bankalar bu konuda adımlar atarak suya, güneşe ve yüksek sıcaklığa dayanıklı kredi kartları üretiyor. Ancak sizin yaşadığınız gibi bir durumda, kartın tamamen ıslanması ve içindeki çipin veya manyetik şeridin zarar görmesi hala olası. Eşinizle aranızdaki o tatlı atışma da pek çok evde yaşanan durumlara benziyor. "Sen koydun", "Yok sen kon...
Bu şiir, derin bir iç döküş ve hesaplaşma niteliği taşıyor. Şair, yoğun ve metaforik bir dille, yanlış bir aşkın izlerini sürüyor. Şiirde, sevgili "düş", "yemin" ve "çelenk" gibi farklı sembollerle tanımlanırken, yosun tutmuş bir yüreğin, yalnızlığın ve hüznün getirdiği acı dile getiriliyor. Şairin ifadelerinde, aşkın yarattığı acının "ölümün yarasından bile büyük" olduğu vurgusu, hislerin şiddetini gösteriyor. Aşk, hem bir masal kahramanı hem de bir darağacında boyna takılan çelenk olarak tasvir edilerek, hem idealize edilen hem de acı veren ikili doğası gözler önüne seriliyor. Şiir boyunca, "yalnızlığın tortusu", "zemheriler", "hicap" gibi kavramlarla içsel bir çelişki ve ıstırap anlatılıyor. Ancak şiirin sonunda, bu aşkın aynı zamanda bir "çınar" ve solmayan bir "çiçek" gibi, şairin hayatına anlam katan bir varlık olduğu da kabul ediliyor. Şiir, aşkın hem yıpratıcı hem de dönüştürücü gücünü, oldukça karmaşık ve bireysel bir dille ifade ediyor...Kutluyorum...
Teknik olarak zayıf ama duygu olarak mükemmel bir şiirdi. Tebrikler. Selam ve saygılar.
Kendinizin değersiz oldugunu , ölümü düşündügünü söylüyor ilk iki mısranız. Sonraki iki mısrada sevdiginizin öldüğunü belitiyorsunuz. Bu gerçekten ölmemi yoksa sizin gönlunüzde mi öldü bilemiyorum. Sondaki iki misrada bütun duygulariniz kardan adama benzetilmiş eriyip yok olacak. Fatkliydi tebrikler. Saygılar
İçinizdeki güneşi ihbar etmenize gerek yok ki değerli şairem bizler zaten içinizde güneş gibi parıldayan insan sevgisini, şefkat ve merhameti biliyoruz. Daim olsun. Selamlarımla.
çok yaşa sen, canım arkadaşım sevgilerimi gönderiyorum baş ucuna şiirinin
yatay gibi görünen dikey bir şiir doğrudan hedefini bulan ok gibi. öykü tadında tebrik ve selamlarımla. EyvAllah...
Günümüzde birilerini ihbar eden edene. Bu kadar muhbirin olduğu bir dünyada içimizdeki güneşi ihbar edenlere gönüller dolusu sevgi ve saygılar.
Gülhane Parkı deyince aklıma o dar çok şey gelir ki. Mesela bir Tarihçi olarak Gülhane Hatt-ı Hümayunu= Tanzimat Fermanı Mesela Gülhane Parkı hayvanat bahçesi ( Daha doğrusu hayvan hapishanesi. Şimdi yok çok şükür.) Mesela Bülent Ersoy'dan Ferdi Tayfur'a büyük sanatçıların verdiği bedava halk konserleri Ve Nazım Hikmet'in şiiri: Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkında / Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında. Selam ve saygılar.
tebriklerimle hayırlı çalışmalat
Özleminiz nihayet bulmuş, dizeler sesine kavuşmuş Yapay Zekâ sayesinde Şükrü Hocam. Gökkubbede hoş bir sadâ garanti inşallah. Mahir kaleminizin mihmanlığında bildiğimiz yerleri yeniden gezmiş olduk. Tebrik eder hayırlı günler dilerim. 🤗💐💐💐