Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

İşte Gül hocam bir güzel şiir daha çok güzeldi okurken sanki beni dinlendirdi can-ı gönülden kutlarım ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, Uykusuzluğun dibine vurdum, muallim Nasiplendiğim geceden sabaha uzanan yol Elbet şiirden geçer, muallim. Sen de geçersin içimden Ya, senin içinden kim geçer?
Gül hocam Serbest Kürsü yazılarını çok güzel yazan yar hocalarımdan birisiniz işte bu Mektupta onlardan biri Can-ı gönülden kutlarım selamlar,,,,,,,,
yüreğinize sağlık şair kardeşim daim olsun yolunuz ve kaleminiz içten selamlarımla
Öyle be hocam sizin de bildiginiz gibi her can ölümü tadacaktır belki yarın belki de Yarimden yakın hocam çok güzel bir şiirdi tebrik ederim kalemin daim olsun Gardaşım selamlar sevgiler hayırlı geceler HOCAM
Bazan yalnızlık da gerekiyor değerli şairem. İnsan hem bedenen hem de ruhen dinleniyor. Pozitif enerji depoluyor. Kaleminiz kavi olsun. Selamlarımla.
Kim bilir, belki de gemiyle değil trenle gelecektir. Liman yerine istasyonda mı beklemek daha doğru acaba? Selam ve saygılar.
İnsanın bedeni yorulduğu gibi ruhu da yoruluyor. Hatta ruh yorgunluğu bedensel yorgunluktan daha ağır oluyor. O zaman gecenin koynuna çekilip hayallere dalarak yorulan ruhu dinlendirmek lazım. Bu da en rahat hayalde sevileni düşünmekle olur herhalde. Selamlarımla değerli üstadım.
Bu şiir, aşkı bilmeyen ya da ondan kaçan bir ruhun içsel yolculuğuna seslenen etkileyici ve derinlikli bir metin olmuş. Şair, "Ey aşksız gezen serseri" diyerek güçlü bir hitapla başlayıp her kıtada biraz daha derine iniyor; aşkı hem içsel bir deniz hem de fırtına olarak tasvir ediyor. Ayrılık ise burada cezalandırıcı değil, aşkın ayrılmaz bir parçası ve sınavı olarak sunulmuş. Kutlarım Üstadım En içten selam ve saygılarımla.
''Fırtınalar içindeki gemisin sen, Ama rotanı aşkın rüzgârına açmadın; neden?'' Yelkenlerimizi hep aşka açalım. Kutlarım hocam. Saygı ve selamlarımla...
lise yıllarımda çok fazla okudum Allah'a şükür hocam. İlçemizin kütüphanesine girer bütün gün orada vakit geçirirdim. şimdi hala fırsat buldukça demeyelim de, hayat şartları el verdiği sürece zaman yaratmaya çalışıyorum kitaplarım için. yazıda belirttiğiniz gibi en tehlikeli insanlar ''kitapsız kitaplılar'' dır. insanlığa, islama en büyük zararı onlar veriyor malesef hocam. şeytanın insana en kolay yaklaştığı taraf ''sağ'' tarafıdır zaten hocam. iyi günler diler tebrik ederim. selamlar ve saygılar.
İkahı aşkla yanmak ne güzel, her kula nasip olur inşallah, şiir çok güzeldi hocam, kalın sağlıcakla
Araf Suresi 196. Ayet: “Çünkü benim yegâne sığınağım, koruyucum, yardımcım ve dostum, bu Kitabı gönderen Allah'tır ve O, iyilik yapan kullarını asla yardımsız, çaresiz bırakmayacaktır ...'' Âl-i İmran Suresi 150. Ayet: ''Halbuki sizin yegâne sahibiniz ve yardımcınız yalnızca Allah'tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır'' Selam ve sevgiler.
Camın diğer yanında rüzgârın yürüyüşü, içerde kim varmış gün aymış mı.. Selamlarım turuncunun mora sarıldığı iklime..
Şiirin ana teması aşk, ayrılık ve içsel çatışma üzerine kurulu. Sessizlik, yıldızlar ve gözyaşı gibi imgeler, şiirin atmosferini belirleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Şair, sevdiği kişinin yokluğunda yaşadığı duygusal çalkantıyı, zamanın getirdiği değişimleri ve kalbin susmayan sesini dizelerinde ustalıkla işlemiş. Böylesine anlamlı ve dokunaklı bir şiiri kaleme aldığı için Adem Efiloğlu üstadımı kutluyorum!
Velhasılıkelam arayan Mevlasını da bulur belasını da. Rabbim bizi Mevlasını bulanlardan eylesin. Selam ve saygılar.
Ne güzel ve derin bir şiir! Karamsarlık ve umutsuzluk içindeki bir varlığın yeniden doğuşunu, mücadeleyi ve sonunda huzuru buluşunu çok etkileyici bir şekilde anlatmışsınız. Doğanın gücü, insanın içsel yolculuğu ve yeniden dirilişin sembollerini başarılı bir şekilde kullanmışsınız. Şiirinizdeki "toprak" ve "güneş" gibi doğal unsurlar, bir yandan zorlukları simgelerken, diğer yandan umut ve iyileşme için bir yol gösteriyor. "Meğer bana dost imiş, ben onu düşman bildim" gibi bir mısra, insanın içsel çatışmalarını ve yanlış anlamaları da anlamlı bir şekilde özetliyor. Kutlarım Hanımefendi Selam ve saygı ile.
Şiirinize farklı bir yorum yapacağım değerli şairem. Biliyorum şiir bu yoruma göre yazılmamış ama bu yoruma da uyuyor. Hepimiz ruh olarak farklı bir alemden geldik. Ruhlar aleminden. Dünyaya geldik karanlık ve ışıksız bir ortam. Çileler çektik, hasretler, ayrılıklar çektik. Nice musibetlere, belalara düçar olduk. Oysa o ruhlar alemi ne hoştu. Dünya ise oraya göre çilehane, mihnet evi. Burada nefsimize ve Şeytana uyduk. Aslımızı unuttuk. Nice günah ve hatalara daldık. Tam kendimizi kaybediyorduk ki birden İlahi ferman olan Kur’an ve O’nun tebliğcisi olan peygamber imdadımıza yetişti. Bu dünyanın geçici olduğunu asıl saadetin baki alemde olduğunu bize öğretti. O öğretiden sonra silkindik, gafleti bıraktık, kendimize geldik. Özümüze döndük. Tasavvufi bir yorum oldu ama ben böyle yorumladım şiiri. Umarım beğenirsiniz. Selamlarımla.
duygunun yansıması sözcüklerinse kavrulması misali ve işte kalbin dem tutması esen hoyrat rüzgar ve dde uçuşan peçesi aşkın renklerin ise en hası ve hazzı elbet beyazın ve masumiyetin birbirine kavuşması gönül nazlı gönül sevdalı ve işte coşkusu kalemin aşk ise kah reşit kah çocuksu bir seslenişle de ulaştı mı sahibine en içten selam saygılarımla Adem Hocam
"Sen Değil Miydin?", yürekteki en derin sızıyı soru işaretleriyle dillendiren bir ağıt sanki. Nejat hocam geceden güne, gülden köze, bahardan kışa uzanan imgelerle kaybedileni arıyor. Her dörtlük, bir yüzleşme: "Gidip de dönmeyen yar"ın ardından bakakalan bir kalbin, izleri ve sözleriyle hesaplaşması. "İçimde sırdaş gibi" diye seslendiği o 'sen', artık bir hayal mi yoksa hiç var olmamış mı? Bu şiir, yalnızca bir sevdanın değil, belki de insanın kendi kendine sorduğu o kadim sorunun peşinde: "Beni ben yapan, sen değil miydin?" Ne kadar anlamlı bir şiir yazmışsınız üstadım.
Anlatım tarzı ve hikayenin örgüsü muazzamdı boğazım düğümlendi okurken yürekten tebriklerimle efendim gününe çokça yakışmış..