Maşallah umuda hep umuda tebrikler kardeşim selamlar
Çok güzel. İşte bu. Biz seni hep böyle yıkılmak bilmeyen bir kale olarak görmek istiyoruz.
Selam ve saygılar.
Saygıdeğer Halit Hocam
Büyük tasavvuf ehli, gönül adamı Yunus Emre ne güzel söylemiş:
"Olsun be aldırma, Yaradan yardır,
Sanma ki zalimin ettiği kârdır,
Mazlumun ahı indirir şahı,
Her şeyin bir vakti vardır."
O vakit te ne dul kadının, ne yetimin, ne de biçare silahsız katledilen erkeğin ahı yerde kalır.
Şiirinizi çok beğendim. Saygı ve selamlarımla.
Mesut hocam, harika metaforlar var şiirinizde. Hayata isyanın adıydı aslında. Kutlarım yürekten. Saygılar selamlar
Ana Temalar
Metaforik Anlatım: Üç aylık ömrü olan bir diş fırçasının gözünden, insan hayatındaki değersizleştirilme ve vefasızlık eleştiriliyor. Diş fırçasının "fırça atmayan" karakteriyle, bazı insanların kibirli davranışları nazikçe hicvediliyor.
Toplumsal Eleştiri: Metin, "hizmet edip çöpe atılma" fikriyle modern dünyadaki kullan-at kültürüne ve iş hayatındaki geçiciliğe gönderme yapıyor.
Samimi Dil ve Tavsiyeler: Okuyucuya "kardeşler, abilerim, ablalarım" diye hitap ederek sıcak bir bağ kuruyor. Diş fırçalama alışkanlığını, sevgi ve kişisel hijyen temellerine oturtarak, didaktik olmayan bir dille anlatıyor.
Mizah ve Farkındalık: "Fırçalanmasın" gibi kelime oyunları ve "miadımız dolunca" yeniden kullanma önerisiyle hem eğlenceli hem de sürdürülebilirlik bilinci yüksek bir metin sunuyor.
Bu makale, sıradan bir nesneyi kullanarak insanlığa dair evrensel mesajlar veren ve okuyucuyu hem düşündüren hem de gülümseten başarılı bir edebi parça.
Mehmet Fikret abime ne şiirler yazdırdın
"Şarkılar seni söyler" gönlünde nâme adın.
Yazdığı her mısrayı damla damla sızdırdin
"Aşk gibi, Sevda gibi güzel ve tatlı kadın".
Şarkıların dilinden olsun madem benim yorumum da.
Tebrik ediyorum Ünalan abim.
Selam ve Saygılarımla.
Renklere son b/akış...Aşkın asasında saklı sırlar devasa bir tabak/a gibi ve işte mühürlü iç çekişler: ön sözü kayıp bir roman yoksa çok mu ayıptı eskiden sevebilmek? Ve işte gardını almış tavan arası Aşiyan yollarında terk edilmiş bir bank gibi üstüne oturulmaya özlem duyan yalnızlık...Ne kiri vardır dünün ne de kini sadece fermuarı çekilmiş bir dua gibi ve renklerin eğer ki varsa bir dili ve işte kara gecenin örtüsü. Muğlaktır kimi insan ve bir derviş edasıyla s/alınır mentollü rüyalardan varsa kalan geride nasıl da aşk diye diye nemalanır. Ceketini aldı ve çıkıp gitti hayaller kanaviçelerden firar eden imgeler ve de nice kilitli yürek gazabından kaçmaya yürek gerek.Öğütülmüş mazi nasıl da asi bir asker misali: ununu elese ne ki mide de çoktan doymuş göz de. Hırpani bir sevinç ve balkonu yıkık bir mihrap özü sözü bir aşkların kayda değer aşkları ve şıkları tembihliyiz mademki babadan ve işte sessizce sıvışıp gideceğiz...demek geldi içimden geceyi de delik deşik eden şiirinizden sonra...
Serbest bir şiirin dörtlüklerle yazılmasına her zaman karşı olsam da şiirin teması, vermek istediği mesaj ve taşıdığı duygu, bu duyguyu insanlara aktarımı o kadar güzeldi ki hayran oldum.
Can-ı gönülden kutluyorum.
Selam ve saygılar.
Şarkılar Kul Fikret'in kaleminde çok güzel ve duygu dolu bir şiire dönüşmüş.
Can-ı gönülden kutlarım.
Selam ve sevgiler.
Merhaba
Beğeni ile okudum şiirini Halit hocam tebrikler selamlar
Saygıdeğer Ahmet Hocam
Kıymetli yazınızı büyük bir beğeni ile okudum. Emperyalist devletlerin tarih boyunca geri kalmış veya gelişmekte olan milletler üzerindeki stratejileri yazınızda buyurduğunuz gibi olmuştur. Zaman zaman çok güçlü devletler de bu gibi oyunlarla çökertilmiştir. Değerli mütefekkirimiz Mehmet Akif :
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez." sözüyle devletlerin fitne, fesatla nasıl yıkılmanın eşiğine getirilebileceğine dikkat çekmiştir. Baş öğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise:
"Öğretmenler! Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir." sözüyle eğitimimizle görevli öğretmenlerimize ne kadar değerli bir görevleri olduğunu söylemiştir.
Aynı zamanda:
"Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da milleti esaret ve sefalete terk eder." sözüyle ...
destansı bir aşk masalı
özü sözü bir iken de seven yüreğin
elbette şiirlerin divası
aşk iken de şairin makamı
şiire asılı kaldım hocam ve savruldun nezdinde
ılık bir su ya da esinti ve de aşkın Şah damarı
sonsuz selam kıymetli ağabeyim
Bu şiir, hem dil hem de tema bakımından yoğun ve katmanlı bir yapıya sahip. “Ranzada uyuyan şehir” metaforu, bireyin iç dünyasındaki tedirgin sükûneti ve bastırılmış çığlıkları temsil ediyor; güvenli gibi görünen ama aslında dar ve sıkışmış bir alanın sembolü. Şiir boyunca aşk, hem kutsal bir teslimiyet hem de yıkıcı bir iç hesaplaşma olarak işlenmiş. Özellikle “ölümüne sevdiğim kadar / öldüresiye kurşunladığım / ah, o sefil iç sesim” dizeleri, sevginin paradoksal doğasını, yani hem yaşatan hem de tüketen yanını güçlü bir biçimde ortaya koyuyor.
İmgeler, klasik bir romantizmden ziyade varoluşçu bir arayışa yöneliyor. “Kaçkın bir tanrıydı sessizlik” ve “elem kuşlarından uçup da / konduğum yüreğin katıksız ritmi” gibi ifadeler, şiiri bireysel bir acının ötesine taşıyarak metafizik bir derinlik kazandırıyor. Aynı zamanda, “şerh düşülesi aşkın saklı kıblesi” gibi dizeler, aşka dair hem mistik hem de kişisel bir anlam inşası sunuyor.
Bu şiirin gücü, duygusal yoğunluğu ağır...
İyi ki de İstanbul' u geziyorsunuz.
Sayenizde bizlerde hece hece mısra mısra hem bilgileniyor hem de tasvirlerinizle duygu iklimlerimizde İstanbul' u adım adım gezmiş oluyoruz.
Şairler şiir yazar , şiirler bir bilmece
Her şiir bir ibrikten dökülür hece hece
İstanbul çepeçevre gezilir gündüz gece
Türkmenoğlu dilinde güldür Süleymaniye.../ ŞİİRLERİN ŞAİRİ
Tebrik ediyorum, harikaydı tasvir.
Selam ve Saygılarımla.
Yitirilenlerin arasına saklanan yenilikler farkedilmeyi bekler ve birgün güzellikler de yüreğin tavanında yankılanır.. Hayata tutkun ve bazı şeylere tutuklu portreler kaleminize çok yakışmış üstadım. Ayrıca sitemize hosgeldiniz..
Selam ve saygılarımla..
Yahya Kemal'in Süleymaniye'de Bayram Sabahı şiirinden sonra okuduğum en güzel Süleymaniye şiiriydi. Candan kutlarım üstad.
Selam ve saygılar.
İyi kızmışsın ne diyelim bu tip insanlar uzak olsun hepimizden... Kutlarım...
Şükrü hocam vatansever
Vefalı dost yüreğinizi sonsuz hürmetle selamlıyorum.
Yine vefa dolu muhteşem bir istanbul şiiri.
Hazla okuduk.
Nicelerine üstadım
Selam ve dua ile
Ne güzel ne büyük eserler ve ne güzel bir şiir üstadım tebrikler selamlar
Yüce Allah’ın her şeyin sahibi olduğunu bilenler, O’nun uğrunda gayret sarf ederler ve akıbetlerini düşünürler. Allah dilediğini yapma gücüne sahiptir. O’ndan saklayabileceğimiz hiçbir şey yoktur.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İşler, dönüp dolaşıp Allah’a varır. (Âl-i İmrân, 3/109)
Dünya hayatında biz insanların görevi, iyilerden olmak ve yeryüzünde iyiliği yayıp kötülüğü önlemeye çalışmaktır. Bunu yapanların yüzleri ahirette gülecektir. Bu uğurda gayret sarf etmeyenler ise pişman olacaklardır. Hâlbuki bütün insanların iyice düşünmesi ve öğüt alması gerekmez mi?
Yer Allah’ın, gökler Allah’ındır (cc). Dünya Allah’ın (cc), ahiret Allah’ındır (cc). Bu hayat sona erdiğinde her insan Allah’ın (cc) huzuruna varacak ve bütün işlerinden hesap verecektir.
Yüce Allah’ın (cc) her şeyin sahibi olduğunu bilenler, O’nun uğrunda gayret sarf ederler ve akıbetlerini düşünürler. Allah (cc) dilediğini yapma gücüne sahiptir. O’ndan (cc) saklayabileceğimiz hiçb...