Erkeklerde pek bu merak yoktur, ama birçok erkek fal bakılır adı altında kadınların bu zaafından faydalanarak çalışıp; para kazanmanın yoluna bakıyor.
Yazdıklarınız ise bana hiç ama hiç hiç yabancı gelmedi.
Çok kere ayı şeylerle bende karşılaştığım için :)
Hissiyat ve sezginin herkeste olacağını düşünmüyorum; ama olanların da kötü niyetlerle kullanmaması gerektiğini savunuyorum.
Ev sahibim kahve içmeye çağırmıştı ve fal bakabiliyor musun diye sormuştu.
İki doğru bir yanlış, arada bir ya tutarsa diye attıklarım olmuştur. dedim.
Fincanı ters çevirdi. Bir şeyler anlattım ve işin garibi çıkmıştı.
Sonrasında başka bir akşam, misafirleri gelmiş. Beni çağırdı. Mecbur çıktım, üst katımda zaten yüz yüze bakıyoruz. Ona da salladım bir şeyler. Gene tutmuş birkaçı. Başka bir zaman geçti, bu defa fincanla eve geldiler :D
Sonrasında tembihledim, bir daha olmasın böyle bir şey, ben falcı değilim diye.
Bunun gibi daha çok şeyler yaşadım.
Mail a...
vav.....kaleminden gül damlamış hocam dizeler bal olmuş kaymak olmuş aşka dair güzel bir şiirdi tebrik ederim.saygılarımla.
Nifak tohumları atıyor uluorta hemşire hayata
Söyleseler kalp ağrılarım kayıyor grafiklerde
Umutsuz melodiler yükleniyor mırıltılarım
‘’Sen yoksan’’diyorum
Ölmek istiyorum
Usturasını biledikçe traşçıbaşı
Göğsümü yarmaya hazırlanıyor kalbin cerrahı
Son bir defa resimlerde geziniyor bakışlarım
“Bir gün gideceksen sevme” dediğini anımsıyorum
Korkma gitmiyorum yüreğim.
Gitmekle kalmak arası, bu duyguları çok iyi bilirim...
Eşimin rahatsızlığı süresince bu anları çok yaşadım dost,
Ve sonunda hastalığına yenik düşüp gitse de yürekte hala nefes almaya devam ediyor...
Önemli olan da bu değil mi zaten, bir gün nasılsa hepimiz gideceksek...
Hüzünler yok olsun, mutluluklar hep sizinle olsun dileğiyle kutladım bu harika dökülen yürek sesinizi...
Sonsuz tebriklerimle...Saygımla...
Bu şiiri görmemişim. Görünce de hayret ettim. Zira şiir tekniği heceye kayar olmuş.
Ama şiir çok güzel. Gerek anlatım gerekse üslup sürüklüyor.
Tebriklerimi sunarken Nice böyle güzel şiirlere diyorum.
Sevda bu döndürür mü döndürür. Yazan kaleme saygılar.
Hayatı -insanı- insanlığı özümsemiş bir duruş hakimdi şiire.
Hayat işte düşe-kalka öğreniliyor...
Her dörtlük sonundaki düşüş hayattan alınan en büyük dersleri simgeliyor bence.
Her düşüşün bir kalkışı var şair, insanın özünde uyanış belkide...
Derindi şiir ve manidardı sözler...
Herkesin kendinden de tanıdık geldiği düşüşler...
Kalemin yönü tasavvufa yöneliyor gibi hissediyorum.
Kutlarım şiirinizi ve yorumunuzu. Saygımla...
ölüm hak, ecel insanda ne ilk ne son. Sonu belli olan yılların hayırla gelmesi dileği ile, içine ben miyim diye düştüğüm dizeler okudum Üstadım. Kutluyorum ustaca dizeleri ve harika yorumu, selam ile...
Hayat yüreğimden aktı da geçti
Gözyaşım bendimi yıktı da geçti
Sözcükler ayyuka çıktı da geçti
Hayırla anmayan dillere düştüm
NE GÜNLERİ YAŞADIK DURDUK OLMADI TAŞLARA BAŞIMIZI VURDUK DEMİŞ YÜREK O KADAR İÇTEN VE O KADAR SAMİMİKİ YÜREK SAĞIR OLAN DUYAR KÖR OLAN GÖRÜR İSTESE DE İSTEMESE DE ..YÜREĞİNE SAĞLIK DOST KALEM HÜZÜNLENDİM VE BEN BU HÜZÜN YAĞMURUNDA PAYIMA DÜŞENİ ALDIM GİTTİM
BEĞENİM TEBRIĞİM VE SAYGIMLA
Yürek sesin, kaleminle bir olunca alıp götürüyor insanı Sevgili Mustafa.
Kaleminin rengi her zaman etkilemiştir beni. Okumak keyifti yine.
Sevgili Kardelene katılıyorum,
Kutlarım selam ile...
Burnuma zeytin kokuları geliyor, bir de hocanın öyle deyişini düşününce;
"Ya bu hoca renk körü mü, ne alaka zeytinle?" dedim kendi kendime.
Hiç aklıma gelmedi ki yeşil zeytin.
İçtenlikle yazılan dizelerin beni gülümsetti Sevinçcim ;) siyah, yeşil derken burada gri zeytin bile gördüm:P N e alaka deme gördüm işte :) beğenimle okudum, birde hocanın kısa, çıtı pıtı dediğin çırtlak çıkan sesine...Öğretmen olsaydım çok bağırırdım ben, kimbilir belkide erken emekli ederlerdi beni :) sevgilerimle kutlarım kızımı...
Ne demişler"fala inanma falsız da kalma"
Dinen günah olduğunu bile bile arkadaşlarla eylenmek ya da anlaşıp birini kandırmak için aramızda fal bakardık sözde,tabii sonunda şaka olduğunu söylerdik. Eğlenceydi amacımız ama sizin ki tam birbirini takip eden tesadüf gibiydi.
Selam ve sevgilerimle...
Sabahı ısıtmak ve koyu bir çaydır belki sözlerim
Biliyorum, sözlerimi duyunca yanakların ısınacak birazdan
Bir sıcaklık kaplayacak vücudunu
Alabildiğine inatçı çağıracağım gülüşlerini
Her zamanki gibi
Gel! Gel! Dedim de uslanmaz bir çocuğun gözleri gibi
Gel! Dedim ama
Gelmedin…
Çok şiirlerimde kullandığım ve de çok sevdiğim yanık bir fon eşliğinde okuduğum en yanık dizelerdi hocam ve harikaydı...
Günümün serbesti diyorum ve gönülden kutluyorum bu muhteşemliği, sonsuz saygılarımla...
Lale devri çocuklarıyız biz
Zamanımız geçmiş
Aşk şarabından kimbilir en son
Hangi şanslı içmiş
Evet şairini bilemiyorum ama güfte çok sevdiğim bir sesin, Sezen Aksu'nun diye biliyorum, yanilıyor da olabilirim:)
Ve şiir sanırım bir ithaf şiiri ve yine naifçe dökülmüş mısralara, ve yine harikaydı, hem bu güzelliğe, hem de sebep olana sonsuz tebrikler teşekkürler ustam çok saygımla...
Alabildiğine inatçı çağıracağım gülüşlerini
Her zamanki gibi
Gel! Gel! Dedim de uslanmaz bir çocuğun gözleri gibi
Gel! Dedim ama
Gelmedin…
Sevgilinin yolunu beklemek ne kadar zordur.Gel sen onu bekleyene sor.
Gönülden dökülen duygulu dizeleri okumak güzeldi.
Beklentilerinizin gerçek olması dileğiyle her Şey gönlünüzün istediği gibi olsun.
Sağlıcakla ve mutlu kalın .Selamlar.
aşkın mı aşığın mı ölümü bu kalp ağrıları bilinmez hiç
.Hüzün basıyorsa kalem,yürek isyan ediyordur sevdalının gidişine
der gibi..
Gideceksen gelme sevme denir, ama bazen de gitmek gerekir..Çok güzeldi kelam ve kalem.Yüreğinize emeğinize sağlık.Sevgiyle kalın.
Gelmelerin kaybolduğu boşlukta
Bir sen bir ben kaldık zamanın kapı aralığında
Sanki, sanki görecektim de gözlerini
Hayır deme bana
Öyle şiirler ısmarlamıyorum gözlerine
Andır seven her yüreğe tazelik
Yazarsam her zaman şimdidir
Tazedir
Yeni pişmiş ekmeğin buğusu gibi
Sabahın ilk ışıklarıyla beraber
Yanaklarından gerdana inen sıcak bir öpücüktür.
Sabahı ısıtmak ve koyu bir çaydır belki sözlerim
Biliyorum, sözlerimi duyunca yanakların ısınacak birazdan
Bir sıcaklık kaplayacak vücudunu
Alabildiğine inatçı çağıracağım gülüşlerini
Her zamanki gibi
Gel! Gel! Dedim de uslanmaz bir çocuğun gözleri gibi
Gel! Dedim ama
Gelmedin…
Yüreğine sağlık Kıymetli Şair.
Allah rahmet eylesin,bir yazıda görmüştüm üzüntünü ama unuttum sayfana gelmeyi.Özür olmaz böyle durumda ama kabul et.
Aile büyüklerini gören,onlarla vakit geçiren çocukların daha şanslı olduğunu düşünürüm.Hayata bakışları daha dik ve anlamlıdır.
Sevgi dolu dizelerini tebrik ediyorum.Dayanmanın en güzel yolu yazmak sanırım...
Sevgilerimle...
Halil Caliskanin bu konuyla ilgili cok guzel bir yazisini sizinle paylasmak isterdim:
Eşim olma, karım ol!
Bakma daha ilkel durduğuna sen,
ruhu vardır kelimelerin.
“Karı-koca” “eş”ten daha çok şey anlatır.
Hatta belki bize unutulmuş bir şeyi söyler.
Sahi, biliyor musun? Neden erkeğe “koca”, kadına da “onun karı” demiş eskiler?
Eşim değil, karım ol!
Kedilerin eşi olur, terliklerin de…
İnsanın eşi olmaz.
Bir ömür eşlik ediyor diye mi sevgiliye eş denir?
Eşlik etmek yeter mi?
Fazlasını beklemez mi insan yârinden?
Kelimeleri yitirmeseydik anlardık belki,
evlenecek erkeğe eskilerin neden ”koca” dediklerini.
Çünkü “koca” bilge demektir, yüce demektir.
Koca demek, dağ demektir.
Ve ne kadar yüce olursa olsun, üstünde kar olmayan dağ eksiktir.
Dağların yücesine kar yağar diye kadına da “kocanın karı” demişler.
Bakma şimdi evlenenlerin “karı-koca” ilan edildiğine.
“Koca ve onun karı” olmalı...
İthaf şiirlerin dağarcığımızı zenginleştiriyor can dost. İlhamların daim olsun. Selam ve dua ile. Ömer öner
Uzun uzun yorum yapmam çok fazla. Yazdım nereye bastı isem hepsi gitti:(
Tamam okurken eğlendim anılarını fakat aslında çok etkili bir ana fikri vardı özünde.
Hiç çalışmadan kopya ile sınıf geçip sonrasında şans eseri üniversiteyi kazanan pek çok kişi tanıyorum.
İnsan etraflıca düşününce sağlam bir temel almamış birey daha sonra meslek sahibi olunca karşısındakilere ne verebilir diyor.
Durum bu kadar da vahim aslında.
Yüreğine sağlık canım sevgimle...