Aşktan yana sözün öksüze yemdi
Söylesene bana gittiğin kimdi
Yürekteki acı isyanda şimdi
Ağlamak istedim, ağlayamadım
Şimdi giderken sen, yaşlı gözlerim
Serzeniş misali acı sözlerim
Yandıkça yanar da yakar közlerim
Dağlamak istedim, dağlayamadım
Ahh ablam naptın sen yahu? :) Canımsın, harikaydı şiirin. Duygulandım yine, iki dörtlük karalayıverdim:)
Seviyorum seni can tanesinin ablası:)
Çook sevgimle...
Eşiniz ile olan diyaloğu çok beğendim üstat.
Hani okurken gerçeklik hissi aldım o bölümde.
Duygularda bir o kadar gerçeğim diyor tabi.
Bahar tadındaydı şiiriniz.
Kutlarım...
Değerli dost; mavi denilince aklıma uçsuz bucaksız gökyüzü gelir hep, gökyüzü denilince yağmur,yağmur denilince arınmak, vesselam...bu sebeple mavi şiiriniz,ruhumu arındırdı diyebilirim.
Tebrik ediyor,saygılarımı sunuyorum
Tespitleriniz tamemen doğru,söylemlerinizde ise yerden göğe kadar haklısınız.Farkındalık önemli bir ayrıcalıktır.İnsanı yücelten temel unsurlardan biri toplumsal yozlaşmanın tavan yaptığı noktalarda bile her şeye rağmen dirençi kırılmadan, değerlerine bağlı yaşayabilmesidir.
Fakat bu manevi erezyonun sebepleri irdelenmeli, yitip giden değerler,gün geçtikçe kaybedilen saygı ve sevgi, unutulmaya yüz tutmuş tüm insani duygular vs... biz bunları ne zaman ve neden yitirdik? işte bu irdeleme yapıldıktan sonra,neler yapılabilir bunları konuşmalıyız.
Bu bağlamda şiiriniz buna iyi bir örnek olmuş, şiiriniz üzerinden şairce fikirlerimizi paylaşabiliriz.
Tebrik ediyor,saygılarımı sunuyorum..
Kıpır kıpır içim
Soruyor eşim merakla
Ne imiş bu neşem teneşire doğru ?
Bilmem diyorum
Doğruyu söylüyorum
Bakıyor yüzüme tuhafçana
Şair mi oluyorum ki harbiden ?
Tarzınızı beğeniyorum bu tarz size çokça yakışıyor bu da sanırım sizi öyle tanıdık öyle kabullendiğimizden olsa gerek...
Yine çoşku dolu muhteşem dizelerdi, Aşk kaleminizde adeta çağlamış dost, gönülden tebrikler teşekkürler...Saygımla...
ayaklarım eksikmiş
öyle diyorlar
yeniden
savaş meydanlarına dönmek için
yürekte bunca yük
epeyce korku
tanrısız tapınaklarda ölüm
zor imiş meğer
biliyor musun
Eskiyen ayaklar olsun dost onun çaresi bulunur da ama kalple olan savaşınızı asla eskitmeyin, o her an, her yaşta gereklidir biz nefes alıp verdiğimiz sürece...
Birazcık bezmişlik olsa da yine de yürekten dökülen sözlerdi, naif ve bir o kadar da güzel...
Sonsuz tebriklerim ve saygımla...
Bir cennetti bu dünyanın ezeli
Soldurup yıprattık biz her güzeli
Özden çirkinleştik hakkı üzeli
Bence kendimizden utanmalıyız
...
z/engin betimlemelerle bezenmiş pek arifce dizelerdi,
gıpta ile oku/yorum,yüreğe sağlık,emeğe saygıyla...
bunların hepsi boş bir teselli yüreğime
hepsi masum avuntularım yaşamak istedikce
ki artık ne sana canım diyebilirim
ne de sarılabilirim sevgiyle
yüreğe bir ateş düştü neredeyse
kutlarım
Değerli şair,aşkla birlikte doğan ihtimaldir ayrılık.İltimal ki, diyerek yaşamalı.Aksi takdirde unutulan ihtimal derin bir yara izi olarak baki kalır.
Hüzün haykıran yüreğinizin,sûkunetli bir huzura erişmesi dileğiyle
Ölümsüz bir direnişin şanlı dizeleri,içime işledi.Renk renk, efil efilim şimdi.Serbest şiirin imge ile yoğurulmuş hüzün ile harmanlanmış hali diyebilirim bu mısralara.Taşlar yerine ustaca oturtulmuş,tümcelerde ki serzeniş,sûkunete gizlenmiş, böyle bir girizgâhtan süzülürken,kendimi hayal perdelerini aralamış buldum,engin bir düş deryasının içinde uzun bir yürüyüş yaptım ve feyz aldım..
Sessliğin lisanını çözebilen değerli ağabeyim, senin şiirlerin çok konuşanların anlamsızlaştırdığı dizelerin ensesinde olsun hep, olsun ki bükülen boynumuz dimdik dursun artık..
Saygı ve selamlarımla
''Ne yapsam da sevgili
Çaresizliğim Körfez'e muhtaç ediyor bedenimi''
Hayatın izlerini taşıyan şiirleri daha bir severek okuyorum ve zaman ya da mekan geçen dizeler adeta mıknatıs gibi çekiyor beni...
''erzurum garında, banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor; ben kalıyorum''
Üstad Nurullah Genç'in Şehrayin Şarkıları serisini okurken yine mekan geçen dizeler çekmişti beni kendine ve hayli uzun zaman olmuş aynı duyguya denk gelmeyeli...
Şiirin elbette duygusu ve kurgusu çok güzel bütünleşmiş lakin ben bu dizelere duygu duygu çekildim usta...
''Kıyametim koptu istemedim desem yalan
Gözlerimin Körfez uzantısında süsleniyor martılar
Denizin sularında esir kaldı aşk izleri''
İnsanın kalbi ağrıyor ise yaşıyordur diyerek gönülden tebrik ediyorum...
Üç defadır fon müziğini dinliyorum...
Hayırdır usta tasavvufa mı sardın...
Görmeden sevmek,tıpkı Veysel Karani gibi...
Bilmem yanılıyor muyum...
Merhaba Mehmet Çağatay Bey.
Antoloji 4 için duyarlı yazınızı okudum... Site Yöneticilerimiz Adem Efiloğlu ve Zekeriya Efiloğlu Beylerin bu anlamlı çabasını ben de taktirle karşılıyorum.
Yazınızı okurken, hafızamdan hiç çıkaramadığım bir Timur Fıkrası türünden, başımdan geçen bir tek olayla; bir de Edebiyat öğretmeni olmam cihetiyle hemen her yeni okulumda başıma gelen-mükerrer- olayı, -ibret olur- diye yazmam gerektiğini düşündüm.İsterseniz önce fıkradan başlayalım:
1. Bundan sekiz on sene önceydi. Çok soğuk bir taş bina olan okulda, daha iki ayı ya geçirmiş ya da geçirmemiştim. Kasım başlarıydı sanırım... Okul soğumaya başladı, böyle gidersek, kışı çetin geçen bu ilde ve bu okulda donmamız işten bile değildi. Ben daha beş yıllığım. Aramızda 30 yıldan başlayarak taaa iki yıla kadar düşen kıdemde öğretmen yelpazesi olan, tam 40 öğretmeniz. Bir gün neredeyse üç misafir odası büyüklüğündeki öğretmenler odasında en kıdemlilerimizle başlayan ve sonra alevlenen bir...
İnsanca kardeşçe
"Yurtta sulh
Cihanda sulh" ilkesi ile
Barış içinde
Huzurla yaşamaktır
Atamızın bizlere güzel hediyesi
Ne güzeldir Cumhuriyet bayramı...Harika dizeler,güzel bir anlatım..kutluyorum değerli şair.
Çift ayaklı zor bir şiir.
Çift ayak şiir yazmak ustalığını gösterir şairin.
Zira hem anlamı bozmayacaksınız. Hem ahenkli olacak, hem akıcı olacak.
Zekeriya bey bu işi başarmış.
Günün güzel şiiriydi benim için.
Tebrik ediyor, bâki selamlarımı sunuyorum.
bütün söylediklerinize aynen katılıyor ve yazınızın altına bende imzamı atıyorum
ne yazık ki sözlerinizde son derece haklısınız.
hak edilmiş bir sitemdi doğrusu.
duyarlı yüreğiniz dert görmesin Çağatay bey.
"Barış kardeleni açılsın artık
Dağımdan gitmeyen kar sizin olsun
Eksildi sevenler yollar karanlık
Gözümde tütmeyen fer sizin olsun,,
______________________________ "Sizin olsun" ayaklarıyla hecenin güzel bir nüvesiydi satırlar... Seslendirme ve fon ile hüznünü yaşadık satırların... Keza her dizede duygu ve mana bulduk... Sizin olsun denilen kısımları biz de istemiyoruz... Güzellikleri absorbe eylemek istiyor yürek... Saflık, temizlik, içtenlik, dürüstlük ve bilimum güzel hasletleri görmek istiyoruz gezegenimizde... Genleri bozuk, bozulmuşlukları değil...
Yürek ne güzel anlatmış satır aralarında... Gönülden kutluyorum Zekeriya hocam...
Sevgiler, hürmetler...
=================================== e d i b / a h m e t
Amin usta.
Görmeyen gözler görsün. Duymayan kulaklar duysun.
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun, selam ve dua ile...
seni sensiz sevmek yeter bana
bilsen de bilmesen de
gidiyorsan git
ama, unutmadan
eylül sarısı günleri bana bırak
Hani hep, yaşandı ve bitti denir ya..bitmiyor hemde bitiriyor.. hatıralara hatır saymış dizeler üstadım, tüm beğenilerimle...saygılar kaleminize..
Al bayrağım göklerde, nazlı gelin edası
Cumhuriyet özgürlük, milletimin sedası
Kim vatana garezse; olsun bu son vedası
Gönderden bayrağımız, asla da inmeyecek
Gönderden bayrağımız, asla da inmeyecek.....
Bayrağımızın inmesi için tek bir Türk bile bırakmadan hepimizi öldürmeleri gerekir...
Bu da immmkannsızdır... Teşekkür ediyorum Gülsen hocam duygularımı şahlandıran şiir ve İstiklâl Marşımız için...
Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun...
Sevgilerimle....