Güne düşmüş bu harika şiirinizi yürekten kutluyorum. İllerimizin birinde gördüğüm bir bayan beni çok etkilemişti. Tahminen 18 yaşlarında bir bayan, üçtanesinin elinden tutmuş, biri kucakta biri de karnında... şiirinizi okurken o kardeşimiz geldi gözlerimin önüne ve insanlığımdan haya ettim. Kutluyorum duyarlı yüreğinizi tekrar.
Profesör Stephen Hawking çağımızın biricik dahisi sözlerine katılımamak elde değil fakat bir yandanda sonsuz olasılıklar evreninde daha pek çok dahinin varoluşu daha pek çok bilinmeyenin keşfide an meselesi gibi geliyor bana kuramsal fizik ve kuantum teknolojilerinde biraz daha ilerleyebilir ve bunu ileri teknotronik bilimleriyle birleştirebilirsek mesafelerin bir anda an kadar kısalabileceği inancındayım... Zaten zaman ve mekan kavramlarıda her nekadar bağıl gibi görünsede aslında fizik kurallarının ötesinde değişken olduklarıda bir başka olasılık... Ve Işık hızı bence buna da takılmamak gerek ışıktan hızlı gidebilen bir cismin ölçümü sadece mümkün değil günümüz teknolojilerinde yoksa atom altı dünyada boyutlar arası enerjiler yada mesajlar yaşıyabilen bir çok parçacık izlenemesede teorik olarak hesaplamalarla keşfedilmiş durumda... Kim bilir belki zaman makinesi ışınlama teknolojileri sayesinde buradan milyarlarca ışık yılı uzaklardaki galaksilere evren çekirdeklerine vs vs vs görünt...
Off of...Çok hassas olduğum bir konu dizelere gelmiş,şair yüreğinizden...Ne desem ki içim acıdı, hem nasıl...
Yüreğiniz dert görmesin...
Sevgimle...
Can Nar-ı'm, ben kardelenim sen kardelen yüreklimsin benim...
Evet can kardelenler tıpkı kelebekler gibidirler bir huzme ışık için üç günlük ömürlerini hiçe sayarlar ölümüne atarlar canlarını ateşe...
Kardelenlerse belki de bilerek seçmişlerdir kar-ı o bembeyaz kar asla giyemeyecekleri hem gelinlikleri hem de kefenleridir onların...
Beyazlar içersinde bir ışık huzmesi ömür...Harikaydı can, ayrılıklar, yalnızlıklar, acı ve hüzünlerle örülü bir şiir olsa da hepsi güzellikler adına şiirlerde kalması gerçekte hiç üzülmemen dileğiyle bitanem, sonsuz tebriklerimle sevgimle...
olaganüstü
bir kalem
wunder)
ya da hayran kalinacak
ya da siirin izdüsümüne karanfil birakilacak
---
kekeme yorum
sadece okumali
derim...
siirle siirce Sair"e
helal ossun ülen gardaşım,kafiye tutsun diye gıyametide hacıya hocaya yıhıp bi çırpıda sıyrılıvirdinizya ne diyim size,ahir zamanda bina ve zina doğrudur elhak lakin hacı ve hoca kulağı tırmalıyor be yaav helede böylesi gadim dost muhabbetlerinde, neyseki bizde dostuzda öyle biriki laf için bozuvermiyoz lale bahçesini...
elki de
arka balkonda eskiden kalma saksıda saklamalı berfinleri
güneşi görme sevdasına gelecek kış doğsun hayata
bir dakikalık olsada hayat süresi
değer(di) belki yaşamaya...
ŞİİR nedir ki....
şairin hüzünle yoğurduğu doğum sancılarıdır...
yenilgiden arta kalan herşey gibi onu da ateşlemeli
ve başlamalı çekmeye içe
her nefes işler, ta ciğerlere
ciğerinden kalemine kan çekmeli şair...
şiirler neden bu kadar cazip ki...
şairler neden bu kadar insan...
kutladım...
Çarpık Çağ
Doğru mu, yanlış mı karar sizlerin
Biz aklın durduğu çağda yaşadık
'Ben dinsizim! ' diyen beyinsizlerin
Din dersi verdiği çağda yaşadık.
Çabuk pişsin diye zorbanın aşı
Ayıran olmadı kurudan yaşı
Keçinin kaplana her adım başı
Kırk tuzak kurduğu çağda yaşadık.
Baylar çalım sattı, bayanlar etin
Ar duvarı çürük, darbeler çetin.
Modern putçuluğun, şirkin, zilletin
Kemale erdiği çağda yaşadık.
Bazen kör kilitler vuruldu dile
Bazen armağanlar kazandı hile
Homo'nun,komo'nun, deyyusun bile
İtibar gördüğü çağda yaşadık.
Yabancısı olduk ilin, obanın
Müdür ekmeğini çaldı çobanın
Resmi dairede devlet babanın
İpe un serdiği çağda yaşadık.
Önümüz çileydi, arkamız cefa
Bir gün semtimize basmadı sefa
Mürşidin, müridin günde beş defa
Günaha girdiği çağda yaşadık.
Kimi hak adalet gördü düşünde
Kimi devlet kuşu buldu başında
Vat...
bir sigara dalına yazmalı belki de hayatı
yenilgiden arta kalan herşey gibi onu da ateşlemeli...
Ahhhh....
Şairem bu kadar içe işlenir mi ..Bu kadar derin yazılır mı ...
İçten tebrikler..
Kolay olsaydi gidislere nokta koymak
kolay olsaydi eger
yazilir miydi bunca firkatli cümle..
Tebrikler
Töre
kaser gibi, bile bile enjekte ediliyor körpelerin icine
ah büyükler
ahh bü/yükler...
Sebebsiz degil siire sususum
o yüzden susmaliyim
susmazsam yaram kanayacak
susmazsam yine daglar devrilecek üstüme siir gözlüm..
sustum
susstumm...
Ama olmaz ki böyle:)
Sevgiyi aşkı da aşmış tutkuyu haykırmış kaleminiz Fedai Baba.
Aslında bu tutku hayatın her alanına yayılan bir kişilik örneğidir bence.
Sadece adı zihinde yazan algılanmamalı diye düşünüyorum.
Başlanmış bir iş, dostluk, evlada sahip çıkmak; her işe sevgiyle sarılmak gibi...
Bilirim yüreğinizdeki engin sevgiyi, bilirim aşkınıza, hayatınıza, eşinize dostunuza nasıl sahip çıktığınızı.
Bilirim ki bu kadar iddialı sözlerin sebebi birazda bunların yansımasıdır.
Günün şiirini, babaların canını kutluyorum...
Dip not:) Saliha anneme selamlar!
Doğu ve Güneydoğu iklimlerinin yüzyıllardır kanayan, iç yakan, ocak söndüren, bir o kadar da utanç veren olumsuz bir sosyal süreci bu kadar canlı, gerçekçi, yaşatarak yaralara parmak basan bir özel şiir buldum bu sayfada.
O bölgelerin en feodal yaşantısı içinde görev yaptığım, bu olayları birebir görüp gözlediğimden dir ki; şiirdeki gerçekler beni yeniden etkiledi ve içimi bir kez daha acıttı bu şiir.
Şair acı gerçekleri önümüze koydu ,hepimizi uyardı ve " çözün bu işi ey insanlar! " dedi ..
Şairin görevi de bu olmalıydı zaten, başardı da ..
Kutluyorum değerli şair Serap Hanım sizi,
Saygılarımla..
yani hoşgörü başka bir şey üstadım
şimdi olsa kavga patırtı kütürtü
latife ile ne güzel hallolur meseleler
teşekkürlerim
ve tebessümle
:))
bu zihniyetin bugününe bakınca
niye hiç hayret etmedim bilmem.
gülümsemelerle dolu,tanıdık,
duymuş ve belki biraz da görmüş olduğum
insana dair, memleketimden manzaraları sıkmadan, unutturmadan ortaya koyan
güzel bir şiir okudum.
şuralarda gördüğümce ardı olmayansın usta,
senin gibi yazan yok
ve belki en çok da bundan devam et istiyorum bu ülkeyi ve insanı yazmalara.
selam, saygı ve dostlukla.
Öncelikle şiirin başlığına takıldım, bana itici geldi açıkçası! çünkü anlamını bilmediğim ve hayatımda ilk defa karşıma çıkan ilaç adı gibi bir kelime! başlık buysa şiir nasıldır kimbilir diye bile aklımdan geçirdim. Daha sonra itidalın sözlük anlamını buldum. Tekrar şiire döndüm...Ne şiiri? bu kelimimelerin yangına benzin dökülmesi gibi alev almış sönmeyecek bir duygu seli olmuş mükemmel bir eserdi. Tam tarzım, tam keyif aldığım uslüb, bunu sunan değerli yazarını can-ı gönülden kutluyor, çok teşekkür ediyorum. Saygı ve sevgilerimle...
İmge bazen şiirde mevcut duyguyu arttırmaktan öteye çıkıp amacını aşabiliyor. Hani mana karmaşası ortaya çıkıp kendin çal kendin oyna durumu meydana gelebiliyor. Bunu ortadan kaldırabilmek için anlama gözümüz gibi bakmalıyız...
"Paslanmış türkülere yoldaş sabahlar
Ve zulamda sazımdan kırık tınılar..."
Mesela bu dizede anlatılmak istenen çok tehlikeli imgelerle ifade edilmiş... Nereye çeksen oraya gider... Türkünün paslanması... Hani imge olarak kurulan "şey" ya da "şeylerin" birbirleriyle bağlantılı ve yakın hani okuyucunun hafızasında fotograf belirleyecek kadar net olmasına dikkat etmek şiirdeki tınıyı güçlendirir...
Diyeceksiniz ki türkü ve saz zaten bağlantılı ancak bunlar imge değil şiirin mısrasında benzetilen konumundadır. Benzeyen konumu yani imgelem olan paslanmış olması ve kırık olmasıdır.
Hani hem soyut hem de bağlantı olamaması etkin imge kullanımını engelliyor.
Keza; bayatlamış bakışlar, yalın ayak sözcükler, s...
Nasıl şiirdi bu böyle insanı alıp coşkulu duyguların seline sürükleyen... İfadelerin gücü, ritmi, yaşattığı haz muazzam bir keyif verdi... Sonuna kadar soluksuz okudum... Sonra bir kere daha okudum...
Merhaba şiir... Merhaba şair...
Her sevmelere aşk dediklerinde
Boynu bükülür o aşkın!
Hercai aşka kanan
Kardelenler gibi…
Her öpüşe aşk dediklerinde
Ölür o aşk!
Hiç beni Ferhatın Şirini gibi
Öpmedi diye…
Şimdi ki aşklar ise
Bir kelebeğin kanadında,
Ölümüne can çekişmekte…
Aşk için şairem kitaplar devirsek yaz yaz bitmez...
Yeter ki aşk adına yakışır yaşansın kalplerde, yalın ve tertemiz...
Aşk adına harika sözlerinize yine aşk'la cevap vermek sitedim affınıza sığınarak:) sonsuz tebriklerim ve sevgilerimle...
Bir Türkiye portresi..
Toplumsal bir siire imza atmis, kanayan bir yarayi, cürümüslügü, kokusmuslugu siirsel bir dille, basarili bir sekilde dile getirmissiniz..
Tesekkürler ve tebrikler Serap hanim..