Kalp konuşunca her şey susar.
Dudaklarda inceden ince bir kıpırdanış hissedilmezken kalbin harareti can yakar...Belki nazardır konuşan.İnsan elektrik teli içindeki ceryanı görebilir mi?..
Bambaşka bir dünyadan ılğın ılgın gelen bir ses duydum.Duydum ki hatırladım.Söz önemli.
Aldım.bize ne gerekir artık?..
"ya Ömer istemez misin dünya onların; ahiret bizim olsun"
mihrab o olduktan sonra ne gam.
kutluyorum harika şiirnizi hocam...
Evin reisi sorumluluğu en fazla olan kişidir.
Allah'ın emirlerini hem kendisi yerine getirecek hem de ev halkının bu konuda yardımcısı olacaktır.
Şiirde sorumluluk sahibinin eşine seher vaktinde günahlardan kurtulması için bir çağrısı var.
Tertemiz bir davet.
Bu ibadet ve Allahın emirlerine davet kimden gelirse gelsin icabet gerekir.
Güzel bir çalışma, harika bir davet.
Davete icabet gerek.
Kutluyorum yürağinizi.
Sağlıcakla efendim.
**çünkü şiirler yazıyorlar sen ve ben gibi yıldızlara
dünyalarında ışığa muhtaç isyanın çocukları,
en çok da bizli taş ve topraklı aşk yollarına...**
Tuvalin üzerine aşkı hangi renklerle çizersin usta, karanlığın gölgesindeki gözlerin masumiyetini ışığını çal az biraz,az taşını toprağını işle hiç yürümemişleri kanatsın...
çok güzel şiirin kalbine sevgilerimi saygılarımı ilettim
bir kaç kere okudum, her defasında biraz daha içimdeki ateş büyüdü, biraz daha aklım ağırlaştı
çocuklarımı düşündüm, yokluklarını düşündüm o anne babanın acılarını hissettim bir an
taşımaya gücümün bittiği yerde geri verdim yüklerini onlara
sonra ... çocuklarımızın bizimle konuşmasına izin veriyormuyuz, onları dinliyor muyuz, onlara anlatmayı öğretiyor muyuz...
onlar kimlerden öğreniyor bilmediklerini
onlara nefes aralığı bırakıp o boşlukta oturup onlarla muhabbetleşiyor muyuz
seviyor olmak yetmez... sevmek yetmez onlara silahlanmaları için fırsat, zemin, zaman vermeliyiz...
önce konuşmayı öğretmeliyiz bunu da dinleyerek yapabiliriz
önce seni seviyorum diyerek onu hissettirmeli, bize güvenmelerini sağlamalıyız... biz ana babalar onları yitirirsek...
alır karadeniz, alır ege, alır akdeniz... alır uçurumlar, eroinler, eller, dağlar...
onları yitirmeyelim... yüreğimizden yüreklerini ıratmayalım...
yüreğinize sağlık,
hüzünlü a...
'aynı giz, aynı düş
yine yorgun kalktım yatağımdan bu sabah…'
'Yanlış bir kapı çaldım dostlarım' diyor bir şair
'yanlış bir kapı açıldı ardına kadar…'
Rutin bir mecrada yol alan olağanlıklar adımlıyoruz gün boyu. Aynı gökyüzüne bakıyoruz, aynı soğuk sus sesleri uykumuzu kundaklıyor. Aynı slogan dilimizde: Günaydın ben. Aynı sessizlik.
Değiş tokuş edilince kederler, bir bardak çayın diğer bardağa boca edilmesi gibi soğutur mu kalpteki sıcaklığı? Adı mı değişir kederin yeri mi?..
Amacım sorularla yormak değil şiiri. Ki hiçbir sorunun cevabını bekleyemeyecek kadar acelem var bu günlerde. Garip bir duygu bu. Bir şeyler biterken yetişememek ya da yeni başlangıçlara cesaret edememek. Şiirleri gün batımına gömüp , haber bültenlerine kaçıncı sıradan gireceği belli olmayan 'o şahsı' beklemek gibi… Şiirde bunu gördüm, kendimi biraz.
Bir de 'modern bir ozan'ın gerçek üstü duygularıyla onu dizginleyen tecrübelerin somutluğunu.
Yani iki arada ...
Anlayacağın acılarla yaşamasını öğrenmek zorundayız.
Acı çekmek, ağlamak, gayet insani duygular. Ağla...ama sakın kendini bırakma.
Bırakamazsın zaten artık 2 çocuğun görsen ve ben varız hayatında.
Ona göre sağlam dur ayakta :)))
Anneciğinin mekanı cennet olsun. Rabbim çocuklarına ve geride kalan sizlere
uzun ömürler versin oğlum...
Her daim sevgin yüreğimde
Sayın Efiloğlu,
Öncelikle hece şiiri yazdığınız için teşekkürlerimi sunuyorum
Şiiri anlam yönüyle değil öncelikle hece tekniği yönüyle incelediğimde,
bariz bir hata görmedim.Sadece bir kaç küçük hususu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Şiir bir KOŞMA dır.6+5 duraklı,
aaab,cccb,dddb... uyak örgüsü ile yazılmış.
abab ceya abcb giriş dörtlüğünden sonra aaab,cccb,dddb...devam etseydi daha iyi
olurdu diye düşünüyorum.Zira "koşma" da uyak örgüsü genellikle öyledir.
Birinci dörtlükte kafiye(uyak) oluşturan kelimeler
alev-ler
imge-ler
gölge-ler dir.
görüldüğü gibi (ler) çoğul ekleri Rediftir.
alev,imge,gölge kilemelerinde alev sözcüğü uyağı bozmaktadır.
Bunun yerine imge ile gölge ye uyan bir kelime seçerseniz kafiye
yönünden kusur kalmaz.Diyeceksiniz ki,bu kadar kadının kızında da olur.Evet kadının kızında olur da
Zekeriya Efiloğlu'nda olmamalı.
Şimdi son dörtlüğe bir gidelim.
dilime,elime,seline kelimelerine projektörleri ç...
Gözümün önüne öylesine güzel bir tablo geliyor ki şiirinizle birlikte anlatamam...
Cam parlaklığında yeşil güzel bir göz,göze bulutların inmesi,o saba yeli var ya o saba yeli diyelim,saba yeli ile arınmak...
Ne getirdi aklıma hocam.Neler gelmedi ki aklıma...Klasik şiirimizden bir demetti sanki gül gibi.O sabah ezanı vakti ezanın okunduğu zamanlar...Günün en verimli saatleri.Hava soğuk,su uykuyu kovalarken ,yatak sıcacıkken o vakitte kalkarak güneş bir mızrak boyu yükselene kadar esen yelin unutulmuş değerleri tekrar hatırlatan,yıkayacak temizleyecek olan ne vardır?
Saba yeli bizim kıpkırmızı renk saltanatı içindeki bahçemizden eserken tenleri yalayışı kadar verdiği iç ürpertisi ,bir silkelenme duygusu ile ne hale getirir?..
Ben bu sultanı hangi anlamda alayım hocam? Sulatan ki ruhları yıkayan ,güzelleştiren bir güzellik.
Sultan yüreğe konan bir sevgi çağıldaması.Ne güzel kelimedir sultan ,sultanım ifadesi...
Bir güzel beldeydi işte,ayın ışığı,bülbülün şakıması...
Uslanan yürek çok mantıklı düşünür,
Yaz gününde bile kırk deredece üşür.
Maneviyatı güçlenir, her an der şükür,
Allah merhametli kullarından eylesin.
HakanKURTARAN
Değerli Şair Dost,
Yürekten Tebrik ediyorum.
masallar
kahramanlarının avucunda saklanmayı severmiş,
ki şair kendini zaten masal yapıp
saklamış kendi içine...
dostlukla..
Şaire sözü ne güzel söyledin,
Dostları şiire hayran eyledin,
Gülmeyi sen ağlamaya yeğledin,
Zahmeti sen gere gere us(l)andın,
Rahmeti sen dere dere ıslandın...
güzel bir nazire şiiri sizden...
tebriklerimle...
her hücremde izin sizin saklanir varliginda bu can bilki aklanir seven gönül ölmez her dem saklanir yasadigim hersey ömür senindir güne güzel bir hece siirile baslamak ne güzel tebriklerimi sunuyorum dogukaradenize,size selamlar sevgiler gülden hanim
İç acıtıcı ama bir o kadar da gerçekleri anlatan yazıydı.Bir kanayan yaradır 12 Eylül.Ve en büyük kan emici de ABD'dir.Cesur yüreğinize saygılar.
and olsun
gözlerinden arta kalan sabaha ki...
and olsun
tövbesi cennetlik kılan günaha ki...
senden gayrı çiçeğe kuraktır gönlüm
........
tövbesi cennetlik kılan günah**Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: "Günahı terketmek tövbe etmekten daha kolaydır."**
**yorgunluğumla bir dağa yaslanır gibi seni sevdim**yüce dağlara eştir sevgi.fırtınalara göğüs geren,yağmurları içen...
güzel yüreğin kalemine saygımla,kutluyorum
Eyvallah Şairim
Tamda belirttiğiniz üzre.
Teşhis doğru
Keşke herkes doğruyu görebilse
Bu ne turşu diye sormuşsunuz ya
Bu politikanın kokmuş turşusu
Tebrikler ediyorum
Selam ve muhabbetlerimle...
verdiği muhteşem cevabı unutursunuz. “Ben sana Vali olamazsın demedim adam olamazsın dedim.”İşte değerli dostlar sorun adam olmakta yatmaktadır. Adam olmak yerine kıvırmayı kendine ilke edinen, ilkeli olmak yerine seviye kaybı yaşayan, dürüst davranmak yerine “Külli müneccimül kezzap” olmayı kendine layık gören, “Kişinin eylemi bilgisini, bilgisi bilincini, bilinci inancını aşamaz, inancı aklını aşamaz, aklı tasavvurunu aşamaz.” Sözü gereği kişilik, anlama ve anlamlandırma sorunu yaşayan, ömrü boyunca gazetelerinin sonuncu sayfalarında kalmış, birinci sayfaya çıkarılınca zirve sorunu yaşayan, makama ve mevkiye kul olup birden bulunduğu makamın rengini alıp geçmişini ve geçirdiği merhaleleri unutan kişileri hayatımızda pekâlâ çok ama çok görmek hiç de zor değildir artık. İşin en ilginç yanı ise bunu yapanların incir yaprağı ile örtmeye çalıştıkları ayıplarının biliniyor olması… Zannediyorlar ki kimse bu yaptıklarımızdan haberdar değil…Siyasette ve sivil toplumda Anadolu insanı ile zirve...
Hz Ömer “İyilik yaptığın kişiden gelecek darbeye karşı hazırlıklı ol!” buyurmuştur. Yine adamın birine demişler ki; “Filanca sana pusu kuruyor, sana kötülük edecek, senin hakkında kötülük düşünüyor.” Adam şaşırmış ve şaşkınlık içinde şöyle demiş: “O bana kötülük edemez. Çünkü ben Ona iyilik yapmadım ki! Sezar, kendini öldürmeye gelenler arasında üvey oğlunu da görünce o tarihi ve artık hemen hemen herkesin dilinde olan meşhur sözünü fısıldamış: “Sen de mi Brütüs?”Evet, olumsuz bu bakış açısı belki İslami değil belki insani de değil ama günümüz konjonktüründe “İyilik ettiğinden alırsın darbeyi.” sözü maalesef gerçek olmaktadır. İstediğiniz kadar soru sorun ve istediğiniz kadar bu konu ile ilgili yorumlarda ve felsefik tartışmalarda bulunun sonuç değişmeyecektir…Hayatımızın her alanında işi yapma ile ilgili olarak iki kesim insanla karılaşacaksınız. “Yük olanlar ve yük alanlar.” Bu iki kesimin zaman zaman birbirine karıştığını göreceksiniz. Yük olanların canhıraş feryatlarla “Ben yük al...
O kadar içten yazılmış ki duygular,ağlamadım lâkin ağlamaktan beter oldum.
Görmek istediğim kardeşlerimi göremedim ya! belki de hiç görmeden öleceğim...
Paylaşım için teşekkürler sayın Öner.saygılarımla.
Merhaba !Hoşgeldin aramıza..Hatıralara gömüldüğüne göre yaşlanmış olmalısın...Biliyorsun yaşlılık belirtisi bu...:))İlginç bir hayat..Yumurtalarla ilgili hepimizin hatıraları var anlaşılan..Demekki o yılların önemli bir yiyeceği imiş...Oynarken bulup getirdiğim yumurtalar yüzünden babam beni kuyuya sallamış da hala biraz içine kapalıyımdır...:))Yusufun da senin gibi yumurtaları paraya çevirmekle ilgili hatıraları var ...:)) Ne de olsa aynı jenerasyonun insanıyız...Yumurta Hayatımızın baş köşesine oturmuş o yıllarda...:)) Tebrikler..yazmaya devam...:))
ÖMER Hocam,
Dost yüzlerle gerçekleşen bir buluşma ancak bu kadar içten anlatılabilirdİ
Bayşad ailemin ve sitemizin ortaklaşa gerçekleştirdiği etkinlikte emeği
geçen herkese buradan sizin aracılığınıla tekrar teşekkür etmek istiyorum.
Ben her toplantıya adeta uçarak ve hep aynı heyecanı hissederek giden biriyim.
10 Eylül'deki toplantımızın bana daha heyecan veren yeri, sendeyaz sitemizde
isimlerinden tanıdığım kişilerle birebir tanışabilecektim ve tanıştım...
Özellikle her zaman vurguladığım iki kişi var ki, onları tanımaktan büyük mutluluk duydum.
ADEM ve ZEKERİYA EFİLOĞLU...
Ben sitesindeki üyelerine ya da aile bireylerine bu kadar önem veren insanları bu siteye
gelene kadar tanımamıştım. Onları tanımak benim için ayrı mutluluktu.
Ve siz Ömer Bey, sizi tanımaktan da büyük onur duydum.Gizli öznem, adaşım...
Ve diğer dost yürekleri...Rabbime bana engel çıkarmadan yanınızda olabildiğim,
o atmosferi soluyabildiğim i...