Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Vazgeç gönül vazgeç bu hevesten Acze düşmek var mıymış zafiyetten ... Kesme gönül kesme umut hevesten Mevla hiç ayırmasın afiyetten, Geçme gönül ümit dolu nefesten Bil ki tüm acziyetler zafiyetten... yüreğin ve k/alemin dert görmesin şaire...
İç sesinin müthiş bir yankısıydı şiir. taşadığımız ufak bir olayın bizde bıraktığı dolma duygusu...Ufak bir kıvılcım yetiyor.Bir iç titremesi, geriye sadece eylem kalıyor...Güzel şiirler tohumlar nasıl toprağa düşerse dökülüyor sayfalara.Atttığımız hangi tohundan meyve almadık ki.Tohumlar uygun zemine dökülür ve su ile karşılaşıp bir parça güneş ışığını görünce nasıl boy verirse gösteriyor kendini.Bu yürek bereketli bir yürek hasılı.Geriye birilerinin fark edip şiiri taçlandırması kalıyor zannımca.Kim bilebilir?Belki bir süre sonra bu şiirden doğma şarkılar türküler dinleyeceğiz... İLhamınız bol olsun Safiye Hanım... Tebriklerimle
Kabına sığmayan güneşin, bütün engelleri aşmaması mümkün mü? Çünkü o karanlıkları yok etmeye taliptir. Onun bedeni şuleyle bezenmiştir. Katranın izi bulunmaz ne kendisinde ne de yörüngesinde. O umuttur, o başlangıçtır ve o güle koşmanın sevinci ve saadetiyle adeta mest olmuştur. Aşıktır düne ve sefere hazırdır bugünden. O güllerdeki çiyin başlangıcıdır. O,umutların arifesi ve bülbüllerin düğünüdür. Nasıl taşımasın ki alemi. İçindeki kaygılar onu, akşamın kasvetiyle eritmeye kalksa da o yine ertesi günün seheri için bir başka hazırlığın seranatını yakar. Yine nasıl taşımasın ki iki varlığı birden. Çünkü o hem serap, hem de gerçek. Mecnun'u da Mecnun yapan bu değil mi zaten? Abdullah Bey, Yeni şiirini hararetle bekliyorum. Bizi hasretinle yakma. Allah'a emanet ol. Selam ve muhabbetlerimle. Ömer Öner
iyi ki güneşle başlatdınız sayfanızı...Güneş tek umutumuzdur...doğduğu andaca güler yüreklerimiz kendimiz bile nedenini bilmeden...evet kaygılıdır çünki tek hayat kaynağıdır hayat verdikleri için endişelenir...nasıl olacak dünyamız diye... belki bu şairin içindeki endişedir? Belki arzularıdır doğan Güneşe sığınarak... İyi ki Güneşle geldiniz hocam...sayfanızdan ışık eksik olmasın...Kutlarım..
Bu serinin bitmesine üzüldüm...Yanamadım ama küllerim cayır cayır bir aşkın cenaze törenine ilerledi Ganj'ın derinliklerinde...Şair sen de mi çaresiz hissettin kendini bu mısralar dökülürken kaleminden...İçinde ki ateşle kavrulurken kelimelere de bulaşmış gördün mü? Kimse kurtaramaz artık bu alevin içinden bizi... Bundan sonra ki gelecek Aralık aylarını kesinlikle hevesle karşılama...Dizelere öfkeni saçma diyemem kim kelimeleri görmüşse aynından oluyor...Hani bir hikaye vardı Şahmeran'ı görenin sırtında kocaman bir şahmeran dövmesi oluşuyordu...İşte onun gibi acı karşında duruyor ve sen onu günün 24 saati görüyorsun gördükçe sayfalardan şiirler sızıyor tıpkı şahmeranı görenin sırtında oluşan resimler gibi... Saklayalım kimseye acımızı deşifre etmeyelim... Yazdıkça yanalım şair... Yandıkça küllerimizi gören bir daha imrensin bize... Tebrikler...
Gönül pınarından olan sökünden Gülü sarmalayan kasvet bükünden Sırtına yüklenen çile yükünden Bir nebzecik olsun almaya geldim. çileye ortak olmak ne güzel bir temenni ne güzel bir istek baştan sona çok güzel bir şiirdi fakat bu dize bir başka güzel göründü benim gözüme. Burhanettin abinin yorumu ile ayrı bir tat kazanmış dizeleriniz. selam olsun bu güzel eseri bizlere sunan dost yüreklere . başarılarınız daim olsun Mahir bey saygılar.
Güneş iklimlere koşar; Dağları, yolları aşar, İçi içine sığmaz da, Kahkahadan ışık taşar. Ne güzel bir güneş tarifi değil mi? İklimlere koşan, yolları, dağları aşan bir güneş ki güneş aynen böyledir. Gamsız kasevetsiz midir bilmem güneş. Ama doğduğu anda insanoğlunun gamını kederini siler, gecelerin koyu karanlığını süpürür. Gün doğumundan itibaren aydınlatır tüm evreni ve tüm canlılar gülümser güneşe. Sahi güneşin de içi içine sığmaz mı? Âşıktır yarına dünden, Sefere hazır bugünden, Azığı toydan düğünden, Geleceğe umut taşır. Hiç unutmuyor değil mi gün doğumunu ve gün batımını kusursuz bir devinimle ve ışıkla donanıyor her sabah, donatıyor evreni. Kara gecelerin ızdırabından hüzününden güneş mi çıkar sabahında düğüne bayrama insanlar mı? Güneşin umudu biter mi? Nedense bir an böyle düşündüm de bitmez dedim. Kimse bilmez yaşını koca mı genç mi bu güneş ve güneş sahi kime eş? Kaygılıdır zaman zaman, Karda kışta hali yaman,<...
Ben bu şiiri okurken bir yerlerden dürbün olmuştu gözlerim,Kürep yolunda kervanı geçen güzelin sarı saçları çözülüyordu.:) Kürep yolunda bir arkadaşın deyimiyle huzura doğru yürürken(tabiii temposu biraz yüksek) ekrana yansıdı bu şiir. Nefes nefese kaldığım bir anda okudum şiiri. Şiiri o kadar yitirmişim ki kuru imge saplantıları yüzünden boğulmuştum şiirden. Bu gün bir kalem dostumdan almıştım ışığı aslında. Türk şiirinin nasılda yerinde saydığından konuşmuştuk. Bunaltımdan biraz olsun kurtulmuştum ki gerçek şiirin ne olduğunu şiiriniz hatırlattı bana tekrar. Bana eşsiz ders veren arkadaşa sizin vesileniz ile tekrar teşekkürlerim gönderiyorum buradan ve size de çok teşekkür ediyorum benim can ağabeyim. O kadar güzel semboller var ki şiirde... Sembol içinde sembol ve bir o kadar anlam derinliği anlatım güzelliği. Ben bilirdim ki eskiden şiir az sözle çok şey anlatan şiir, şiirin hasıydı. O kadar çok hikâye okudum ki şiir adı altında şiiri unuttum, bana öyle geliyor.<b...
Bir şehirde Aşk mutlulukla yaşanıyorsa o şehire Nur yağar.Sevmek ibadetttir Çünki.Seven yürekler tüm kötülüklerden uzaktır.Sevgi hakim olmuştur.Yüreğinize sağlık.Değerli Kaleminizden yine çok anlamlı bir şiir okudum.Saygılarımla ...
Karakışa vah demez pes etmezken ereğim Bir sevdanın önünde yıkıldı can direğim Başı önüne eğik kan ağlarken yüreğim Mühür vurdum dilime suskunluğum naz değil Susmak gerekir bazen. Çok düşünmüşümdür, nedir bizi suskuya iten diye. Haksızlık ama en çok da vefasızlık değil mi? Hani ne yapsan olmaz bazen. Çünkü tek taraflı değildir asla sevda denen bu olgu. Seven neler yapar da bazen olmaz işte bir türlü. Yazlar, kara kışlar geçer de ömürden pes etmez insan ama işte bir vefasız elinde yıkır böyle can direği insanın. İşte o zaman mühür vurulur dile de susulur. Sen susmasan da dedim kendi kendime, susturulursun yüreğim... Tebrik ederim Safiye Sultan.
Gecelerim uykusuz aklımda onca soru Umutlarım da yitti sönmüyor yürek koru Dinmiyor ki öfkesi nedir benimle zoru İnsanın elinde mi? Kaderini seçmesi kader seçilmez yaşanır güzeldi kutlarım saygılarımla
Barbaros bey, elinize, emeğinize sağlık. Bütün Kumru Dergisi Ekibini tebrik ediyorum. Akıllarda kalan, hoşlukla hatırlanacak çok güzel bir gece oldu.
SORULARI CEVAPLAYACAKLAR BUYURSUN HELE. ŞİİR OKUNDUKÇA KUVVET KATAR DİLE. SELAMLAR.
Anılar zihnimde ışıyan fener Gecenin marazı sadrıma iner Fecirde vuslatın ziyası söner Güneşten çığ gibi akınca sevdim Sevmek için ne kadar çok sebep oluşmuş, gel de sevme diyesi geliyor insanın. Gerçekten sevmek için güçlü sebepler gerek yüreğin ikna olması ve ölesiye sevmesi için. Yüreğinize sağlık değerli üstadım, çok güzeldi duyguların akışı hece hece kaleminize, gönülden kutluyorum seven yüreğinizi ve de güçlü gönül kaleminizi.. Esen kalınız.. Selam saygımla * * *
Sorgusuz boyun eğsem buyurduğun her emre Düşmedi düşmeyecek yüreğime o cemre Vuslat yazılmamış ki elde kalan bu ömre Gelen karakışımdı beklediğim yaz değil Yüreğe mühür vurmak yada Maziye dair ne varsa onlar hatırına susmak Ve susmak yazgıya Acı dediğimiz soyut kavramın en keskin tarifi galiba Şiiriniz bir bütün olarak güzeldi ama aldığım bölüm ve final Gerçekten çok daha etkileyiciydi. Etkin kaleminizi ve duygu yüklü yüreğinizi tebrik ediyorum Selam ve saygılarımla...
her yeşilçam filmi bir hayatın hikayesidir ve burada da görüyoruz ki Yeşilçam filmlerine konu olan hayatın acı gerçekleri ateş düştüğü yeri yakıyor elbette ki acının çaresizliğin en koyu hali vardı dizelerde. sanırım bu şiiri okuyup da içi sızlamayan bir insan olmaz . elbette benimde içim sızladı o salda karlar üstünde yol alan kadının yerine koydum bir anda kendimi ben gidiyorum ama ya ardımda kalan körpe kuzularım demekten derinden bir ahh çekmekten alamadım kendimi. Rabbim annenizin mekanını cennet eylesin inşallah. hayatınızın en derin yarasını bizler ile paylaştığınız için tşk ler Hasan bey.
İster sözümü dinler ister isen savarsın İster seversin beni ister isen döversin İster kınarsın beni ister isen kovarsın Taş olsa bile belki çenemden bıkabilir Hece hece okudum elbette ki bu şiirini de. Gem vurulan duygulan, demlemeye bırakılan nasihatler...Gönül bu işte her bendi yıkabilir değil mi Safiye Sultan. İmkansızın peşinden koşmamak gerek dedim elbette. Nasılda teslimiyet içeriyor bu dize, herşeye razı bir aşık. savarsın döversin kovarsın seversin kınarsın hepsi de bir dizede. Şairi mi bilmem ama biraz geveze galiba bu aşık. Taşı bile bıktırdığına göre, çenesiyle:)) Saklamıyorum artık içimde ki bu gizi İlk gördüğümden beri seviyorum ben sizi Deme ki; sen evlisin etme zalımın kızı Efkârım bu cihani inan ki yakabilir. Öte yandan, "ilk gördüğümden beri seviyorum ben sizi" Heceye uysun diye elbette ki bu çoğul kullanım, sizi ama biraz da eski zaman Türk filmlerinde vardı hani "seviyorum sizi" diyen r...
Harika bir şiir okudum sayfanızdan.Kurgusu ve anlatımıyla Türkçenin güzelliğini, kendi iç sesinizin ahengi ile bütünleştirmişsiniz. İç sesinizin harika şiirlere imza atacağını düşünüyorum.Önemli olan zamana iz bırakmak değil mi?Bunu başarıyorsunuz. Tebriklerimi bırakıyorum sayfanıza.
kızlarımın okul yada başka bir vesile ile yanımdan ayrıldığını getirdim gözümün önüne de... canı yanıyor insanın düşününce de ya ayrılınca nasıl yanar ana... onların iyiliği için taş basıp yüreklere, yürekli analara selamlarımı bırakıyorum yüreğinize hüzün gelmesin, selamlar