sen gülümsedin; ölüm başka bahara kaldı...sen geldin, iki can ve binlerce şiir dirildi..aşk, kelimelere sığmaz oldu...seninle gecem de gündüzüm de nur doldu...
......
..................
gözlerindeki ışık, yüzünü aydınlatınca bil ki biryerlerde aklımdasın ve nedensizce gülüyorum...
....
.................
sevgili Nazlı,
aşkın erdemli, acıtan,hüüzn veren,yücelten, heyecanlandıran,özleten ev aşkı aşk yapan tüm değerlerini çok güzel işlemişsin..
tam candan hissedilmiş..yaşanarak yazılınca güzelleşir ...
şairin canı yanmadan şiir güzelleşmiş..
çok çok güzeldi
alkışlıyorum başarını..
dokunmak
dokundukça yanmak
yandıkça dokunuşların kokusuna bulanmak
ve sevmek öylesine apansız
karşılıksız beklentisiz
birşeyi olmasanda hiçbrşeyi olmalı aşkın
kısa etkin ve güzel bir şiir şairem
kutlarım
Çocukluk; hayatın zorlukluklarından habersiz olduğumuz, geleceğe dair bakir hayâller beslediğimiz bir evredir. Bazen tefekküre dalıp zaman denen tünelde seyahat ederiz, mâziye doğru yol alırız, içinde bulunduğumuz an ile geçmişin kıyaslamasını yaparız.
Çocukluğumuzu yaşayamadıysak içimizdeki çocuk bir gün elbet ortaya çıkar. Aslında her evrenin kendine göre güzelliği var.
Şiirinizi okurken duygulandım. Çünkü şiirde kendimden bir şeyler buldum. Hissettiren yüreğiniz elem görmesin.
Abbaa ben düdtüm ellerim ufff oduuu.
acı çocuklukta buydu belki büyüdük de ne oldu
her çirkeflik içinde duygu hırsızlarıyla
bitmeyen hesapların içinde bulduk kendimizi
insan hiç büyümeseydik der hep
o saf duygularda kalmayı ister
yaşam doğup göçtüğümüz bir süreç
ve bu süreçte öğrenmemiz gereken olgulardan ibaret
neyse çenem düştü
tebrik ve selam ile ablam.
Allah'ım içimdeki bütün putları devir
Yasaklarına karşı paslanayım bu gece;
Kudret parmaklarınla kalbimi sana çevir,
Gaffâr olan ismine yaslanayım bu gece.
Gönlüme kin bulaşmış kanıma kirli atık
Ruhumu zehirlemiş nefis denen yaratık
Kalbim yavan dünyada bulamadı bir katık
Lûtfunu ikrâm eyle besleneyim bu gece.
Varlığımdaki elem varlığına ayandır
Ruhumdaki sukûtu feryatları duyandır
Yüreğimi bu gaflet uykusundan uyandır
Esmanla kâinata sesleneyim bu gece.
Bir melek tayin eyle kusurlarımı sağdır
Sevabımın yanında cürmüm koca bir dağdır
Rahman olan isminle merhametini yağdır
Rahmet sağanağında ıslanayım bu gece.
Kurumuş şu gönlüme içir kevser abından
Sıkışan yüreğimi çıkar benlik kabından
Korkuyorum Allah'ım cehennem azabından
Bir nebze cennetine hisleneyim bu gece.
Benlik tende hükümdar nefsimin uşağıyım
İtaat tarlasının kuruyan başağıyım
Akıl taşırım ama deliden aşağıyım
...
Bu ne müthiş bir rabıta?Sevgi bu olunca ne gam...
Gerek sunum gerekse fon olarak harika seçimler yapılmış.
Åiir desem harikalar harikası.
Åair gerçekler aleminden hayal alemine öylesine çekilmiş ki masalların dünyasının güzelliği içinde harika bir şiire imza atmış.
Aşkın o güzelim büyüsüne kendi yüreğinden parçalar katarak o aşkı öylesine güzel,öylesine etkin ve akıcı üslubu ile abartak büyütmüştür ki şiirin büyüsü ve güzelliği sarıp sarmalıyor okurken.
Kaleme hakimiyet öylesine gözle görülür kalple hissedilir ki,gıpta ile bakıp okumamak elde değil.Åiir sizi içine çekiyor adeta ve okumaya zorluyor.
Harika bir şiirdi hocam.Tebriklerimle.
İlhamınız bol olsun inşallah.
selam ile....
Nihayet beklediğim şiir sayfaya düştü :))
sana bir daha sayfana şiir ekle demek istemiyorum Sebahatım.
bundan sonra senin asli görevin her gün olmazsa bile gün aşırı bir şiir eklemek olmalıdır
yoksa ablalık damarlarım kabaracak bilesin :))
bu güzel şiirleri saklama küf kokulu sandıklara
paylaş bizler ile .
Nereye? Diyenlere bir yanıtı yoktur
Hep çocukluğumdan gelir karanlığım
Belki bu yüzdendir hayata dargınlığım
Asi olmamak için yaşarken
Gülüyorum da
Gülerken acılara doluyorum
Sonra bir yerlerde
Olur olmaz bir yerlerde yağıyorum...
hayat darılınamıyacak ve yarına ertelenemeyecek kadar kısadır be canım.
her yeni doğan günün ufkunda parlaması dileklerimle
kutlarım gül yürekli şairem
ilhamın bol olsun sevgiler.
Kimisi çok çalışkan yüksek okulda okur
Kimisi marifetli ipekten halı dokur
Her birisi asildir oldukca da çok vakur
Elde esbap yıkarlar bizim köyün kızları
Görenler maşallah der dönüp bir daha bakar
Saygıdan köprü kurar gönül köşküne çıkar
Ne sevmekten usanır ne sevilmekten bıkar
Yürekleri yakarlar bizim köyün kızları
Dolu dolu Anadolu gibiydi şiir Safiye Sultan. Böyle çalışkan, böyle maharetli. Şalvarlı, boncuk süslü mintanlı. Kaderine razı, başı hep önünde, boylu poslu ne güzel kızlardı bunlar böyle. Vallahi maşallah dedim bende. Sahi kaldı mı sizin köyde bu kızlardan. Netice de üç oğlan anası olarak iyi düşün derim ben. Hemen bir nişan takalım istersen.
Şakası bir yana geçen memleketle konuşuyordum telefonla. Uzak yeğenlerden birini nişanlamışlar. Dış köyden nişan takmışlar. Ki bizde pek yapmazlar, hani gençler seviyor istiyorsa eyvallah da. Öyle kolay kolay dışardan gelin getirmezler. Niye dışardan nişanlamışlar ki dedim yengeme....
Ben sensizlik iklimlerinin yağmuruyla sulanan
Sen nadasa bırakılmış toprakların çorağı
Ahını alma sakın yüzündeki tebessümlerin
Sana avuçlarımın güneşini saklıyorum
Visalin bahtının düğümlenmelerinde
Ve sakın yüreğimi öpmeden ölme
vayyy be demeden geçemedim doğrusu şiirin bu bölümünde :))
geç de olsa böylesi bir şiiri kaçırmamış olduğuma sevindim doğrusu
şiir tadında şiir okudum dost sayfasında
kutlarım Adem bey yüreğiniz dert görmesin saygılar.
Sakın çekip gitmeyin sıradağlar ardına
Durun beni bekleyin rahmet yüklü bulutlar
Yük olmadım olamam hiç kimsenin sırtına
Durun beni bekleyin rahmet yüklü bulutlar
Böyle bir dağ yamacında bulut kovalamak istedim evvela resimin etkisinden. Ama şiire dalıp gittim derinlğinde şair yapacağını yapmış. Öyle bir söylevi var ki bu dörtlüğün hayran kaldım. Yük olmadım, olamam hiç kimsenin sırtına.... Güçlü bir kadının içten gelen haklı gururuydu bu, kimsenin sırtına yük olmamak... Adımız kadındı oysa ki dinimiz emreder ki kadınları; koruyun, kollayın. Ve biz hep kendi ayaklarımızın üstünde durup, yük olmamayı da başarmıştık değil mi? Durun, bekleyin, beni de alın yanınıza size de yük olmam...
Ne kadar hızlı koşsam yetişemem ki size
Ya soluğum kabarır ya sızı çöker dize
Anlayın şu halimden gerek var mıdır söze
Sarın beni saklayın rahmet yüklü bulutlar
Ve farkına varış. Bulutlara yetişmek isteriz, bazen elimiz ermek ister değil mi? Bulutları yak...
ne yazık ki, ne günah dendi bu ülkede ve ne ayıp dendi... duyarlı yüreğiniz dert görmesin inşallah...
bir dörtlük
Vakit az, sarılmak için.
Yaşadığımız coğrafiya zor, şartları ağır.
Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.
Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.
Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
Sevgiye çok ihtiyacımız var...
O kadar hoş bir şiir ki anlatamam.
Şair ruh halini öylesine güzel çizmişki şiirle.Sözcük seçimi çok harika.Şiire akıcılık veren de budur işte.İçten olması şiire ayrı bir anlam veriyor.
Resimle öylesine bütün ki.Resmin içinden çıkan şiire şair ruh halini çok güzel ve bütünlük içinde yerleştirmiş
Olgun bir şiir.O kadar dolu.O kadar içte
Bütün özellikler içinde ortaya çok güzel bir eser çıkmış
Kutluyorum Safiye Hanım ilhamınız bol olsun inşallah
Gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Önceleri Arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir. Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten olaşan gazellere müyezzel ya da mutavvel gazel denilir.
Gazelin ilk beyti matla, son beyti ise makta adını alır. Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır (musarra). Sonraki beyitlerin ilk dizeleri serbest ikinci dizeleri ilk beyitle uyaklı olur. Birden fazla musarra beytin bulunduğu gazel zü'l-metali, her beyti musarra olan gazel ise müselsel gazel adıyla bilinir.
İlk beyitten sonraki beyte hüsn-i matla (ilk beyitten güzel olması gerekir), son beyitten öncekine hüsn-i makta (son beyitten güzel olması gerekir) denir. Gazelin en güzel beyti ise beytü'l-gazel ya da şah beyit adıyla anılır. Bunun yeri ya da sırası önemli değildir. Bazı gazellerin matlasını oluşturan dizelerden birinci ya da ikincisinin matlasının ikinci ...
Gül dalında ötüyor bülbül naza çekiyor
Acep nereye gitti baktım ki Gülizâr yok
O kadar emeğe bir de bakıyorsunuz ki elde kalan kocaman bir hiç? Ne anlamlı beyitler düşmüş sayfaya Melahat hnm.Beğeniyle okudum bu emek ve yürek sesinizi. Uzunca bir aradan sonra bir şiirinize yolum düştü.
İçimde hatıralar,beni sırtımdan vurur
Benden kaçman nafile,ah'larım seni bulur
Ben seni seveceğim,sen sevmesende olur
Kimselerden korkum yok,korkmuyor,pusuyorum
Seni sevdiğim için,mecburen susuyorum. İ.ÖZIŞIK
Diyerek:Güzel şiiriniz için tebriklerimi gönderiyorum.Sağlıcakla kalın.
gurbeti yaşamak
...
ne güzel duygu
ne güzel nimet
kimler yok ki gurbeti yaşamamış
yarın kıymetin ne bilsin
özleyecek birisi ne güzel nimet
özlenen ne güzel
hayat ne anlamlı ömür ne bereketli
şiir ne anlamlı
kutlarım gardaşımı
Çiğdemler gibi Mayıs'ı beklemek istiyorum tenhalarda
Ne yapsam yetmiyor kinli günleri kısaltmaya
Zedelenen onursa kutsal davalarda
Yırt muştusunu takvimlerin
Özündeki dervişi diriltmeye geldim
Sevemedim kapı eşiğinden girmeyen gelmeleri
Aklını dağıt bensizliğe
Kalbini devşirmeye geldim
Yol yol şiirin yolundan sapıp başka başka yerlere dolandı akıl dediğim. İçimden sevinçle ben de dedim Mayısı bekleyenlerdenim. Ve boğulup gittim kinli günleri kısaltmaya geldim demişsin ya şair. Bize de gel olur mu?
Özümüzdeki derviş dirilsin istedim tüm insanlık adına bu şiirden.
Her yeri koparıp alamadım ama bu derinliğinde kaybolmuşluğumdandır şiirin. Kapı eşğinden girmeyen, gelmeleri düşünüp duruyordum habire içimde. Ben de hiç sevmedim onları.
Yoruldum şair sen yorulmadın mı? O gelsin devşirsin kalbimi, yeter dedim içimden.
Midye sevilmez mi abiler?
Ben seviyorum midye yemeyi.
Teşekkür ederim...
''Elhamdulillahi Rabbil alemin, vel akibetu lil muttekin vassalatu vesselamu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve ashabi ecmain
Bismillahirrahmanirrahim
Ey bütün alemlerin Rabbi olan Allah'im sana sonsuz hamd-u senalar olsun, bütün salatu selamlar, rahmet ve selametlikler sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesselem, onun ehli beytine ve bütün ashabi kiraminin üzerine olmasinin icin huzur izzetinde niyaz ediyoruz, kabul eyle ya Rabbi.!
Ya Rabbi! Bizden ibadetlerimizi kabul buyur. Cünki sen her seyi isitensin, her seyi bilensin, tevbelerimizi kabul eyle…
Ya Rabbi! Muhakkak ki sen cok merhametlisin, tevbeleri aciyarak kabul edensin, bizimde niyazimizi kabul eyle…
Ey ikram edenlerin en keremlisi ikramin ihsaninla günahlarimizi bize bagisla, Hz. Kuran'i hayrli islerde önder, ahlaki hareketlerimizde rehber, kabirde arkadas kiyamette yoldas sirat köprüsü üzerinde Nur cehenneme karsi sur eyle..!
Ya Rabbi...
baharda
tozpembe dedikleri bu olmalı
düğün-bayram herhalde
göz alabildiğince beyaz
aralardan başını uzatmış pembe
belli..
yıl bereketli gelecek bu yaz
Bahar ve düğün bayram ne kadar benzeş dedim ben de... İnsanın da düğünü bayramı değil mi baharın gelişi ruh alemine ki o zaman işte her şey toz pembe. Severim tozlu pembeyi ben. Sonbaharın içinde baharı hayal ettirdi ya dizeler hepimize biraz bahar lazım anlaşılan.
Ve inşallah bereketli olsun, baharla gelen bayram gibi gelen yüklü başaklar.
Tebrik ederim.
Ömer Öner şiirleri bilhassa hece hastaları için ilâç niyetine tercih edilmeli. Hissediş, anlatımdaki zenginlik, duyguları aktarmadaki akıcılık, biçimsel kaidelere olan bağlılık her dem takdire değer. Allah, elleri öpülesi kıymetli hocamı nazardan esirgesin.