Rıhtımın dibeğinde çoğalmasın gafletim,
Sandallarıma sık sık yanaşmasın kasvetim,
Sürekli acıları süzdürmesin servetim,
Balıkların sırrını ser bana ey Hayali!
Hikmetin adresini ver bana ey Hayali!
Hani sorarız ya biryerlerden etkilenirmiyiz diye; bırakın eklienmeyi, Hayalinin ruhuyla adeta bütünleşmiş bir kalem gördüm. Hani deriz ya; 'Oku', Hayalinin mansurundan unsuruna yürümüş şair.
Okuyun diyorum şair kardeşlerime bu dizeleri ve izleyin bu kalemi ki, şiir nedir görün, tanıyın.
Herzaman zevkle, haz ve örnek alarak izlediğim Hocamı bir kez daha kutluyor, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Gözümün önüne öylesine bir eski zaamanın hayat kapısı manzarası çizdi ki şiiriniz.kapının tokmağını vurdum işte zamanın aralığından bir gıcırtı gibi ses verdi zaman.Geniş bir avluya açıldım.
Mustafa Kutlunun Beyhude ömrüm hikayesi geldi gözümün önüne.Çalış çabala,evlat yetiştir,mal biriktir....Geriye bir köroğlu,belki Ayvaz.işte kalanlar....Meydan da kalan bir yürek...
Her şeyin aslına döneceğini varsayardın eskiden,yine de öyle.her şey şüphesiz aslına döneder.
Bazen han evler harap olur.Gurbete yollanan,hiç gelmez...
Yine de her şey aslına döner işte.
Güzeldi gardaş.İnan sızladı içim.
Kalemininiz daim olsun.
Selam ve sevgilerimle...
Sevgili Adem bey; yaşanmışlıkları hissettiğim tarzı olan yazılmışlara bayılıyorum burası kesin... Ve gecenin bu saati hadi Yıldıray şöyle esaslısından bir yorum yaz ve paylaş hissettiklerini şair ile diyorum ama bir bakıyorum şairin kalem dostları tüm hissedilmişlikleri sahiplenivermişler yorumlarında... ve yorum kifayetsizliğimin affı dileklerime müteakip tüm kalbimle tebrik ediyorum sizi... Yüreğinize ve kaleminize sağlık...
Saygıdeğer şiir ustası size nazar değecek.
Demedi demeyin sonra.
O kadar şiire hakimsiniz ki...
Şiiri şiir gibi yazıyorsunuz.
Kafiyenin, redifin, durakların komutanı sizsiniz.
Sizinle aynı sitede yazmak bizim için gerçek manada bir şans.
Başarılarınız daim olsun.
EN AZ İKİ KERE OKUMALIYDINIZ YAYINLAMADAN ÖNCE.
SERBEST ŞİİR YAZMAK DEMEK AKLA GELENİ ALT ALTA SIRALAMAK DEĞİLDİR MALUM.
HİS İLE AHENK, AHENK İLE FİKİR BİRBİRİNİN YANINA YAKIŞMALI.
YANLIŞ ANLAMA NE OLUR.
SELAMLAR.
Ülkü Ahıska
şiirleri ruha işler gibi narin ve naif
okunası ve görülesi bir sayfa
kutlarım hocam
her dem güzeldi
Ayrılmaz ayrılık,vafalıdır dostlukta
Öğrensem de sadakatı
Anlıyorum dönmeyeceksin...
Dostluk demek vefa demek .
Şiirinizi beğeniyle okudum.Duyguların dizelere aktarımı güzeldi.
Selam sevgiler.
Ülkü Hanım öncelikle uzun bir aradan sonra sizi ve şiirlerinizi görmekten mutlululuk duyuyorum....
Özlemiştim...
Her zaman ki tadındaydı...
Hem resim , hem , müzik ve en çok da şiir...
Kutluyorum kalben...
Yüreğinize sağlık...
evet hiç değilse temiz yanımız var köylülükle
şimdi ne şehirli şehrliye benziyor ne köylü köylüye.
arada derede bir iş işte.
hayrolur inşallah gardaş
Ben bu şiirde iki farklı Deccal'e rastladım.. ( Şiirin bir bakış açısı olduğunu ve okuyan her insanın farklı anlamlara rastlayacağınıda göz önünde bulundurarak yazıyorum fikirlerimi...Yanılma paylarımı şairin hoşgörüsüne bırakıyorum )
Birinci deccal insan kılığında dolaşmış mısralarda...İkinci deccal ise bir kılığa bile bürünmeye korkmuş...Bir ışık topu gibi aklın içine süzülüvermiş insan oğlunun burun deliklerinin içinden...
Aslında ikisi de birbirine o kadar yakın ki okuyan ayırt etmekte güçlük çekebilir...Şairde zaten başlıkta bir ip ucu vermiş bize...Deccal ziyaretleri diyerek...
Ruh, kalp ve akıl...
Siz hangisine inanırdınız?
Hangisi deccal'in oyunlarından uzak olurdu...Hani içimize girmeye çalışan bizi mutsuzluğa belki maneviyatsızlığa , boşluklara sürükleyen duygulara kalkan gibi dururdu...
Şairin mısra kurma anlayışı ve o mısraya anlam yükleme anlayışı bu şiir için konuşuyorum tamamen sonuçsuz bırakıyor...
Hani devamı var , henüz bitmedi, tam olarak ...
Siteye aşina olmadığım bir üye geldiği vakit önce kalemini tanımaya çalışıyorum.Sessizce gözlemleyip şairin iç dünyasında kopan fırtınalar hakkında fikir sahibi olmaya çalışıyorum...Bundan önceki şiirlerinizi sadece tebrikle geçiştirmemin sebeplerinden biridir bu.
Öncelikle yeni üye olduğunuz sitemize hoşgeldiniz. ( Biraz gecikmiş bir hoşgeldin oldu lütfen mazur görün)
Siteye alışmanıza herhangi bir zorluk yaşamamanıza çok sevindim...
Sonrasında şairin eklediği ilk şiirden bahsetmek istiyorum...
"Karafaki "
Bu şiiri ilk okuduğumda karşımda tecrübesi, bilgisi ve derin yaşanmışlığıyla adeta okuyucuya kendisini sergilerken ayaklarının sağlam bastığını emin bir şekilde gösteren bir şair ve şiiriyle karşılaştığımı fark ettim...
Herkesçe sıradan olarak nitelendirilen duyguları ve resimleri büyük bir ustalıkla maharetini ruhunun gıdasından alan pervasız bir kalem olduğunu gözlemledim...
Çünkü bir şiir salt kuru duygularla yazıldığında hepimizce hani bell...
"Gül gül dedi bülbül güle , gül gülmedi gitti
Bülbül güle gül bülbüle yar olmadı gitti "
"Bülbül" ve "Gül"...Ezeli aşık ve maşuk... Mazmun yüklü zaman rüzgarı... hoş bir ab u hava ... İlham yüklü duygu bulutu sağanak , sağanak üstüne , sevgiden bereket indirmiş gönül gönül , bülbül ve gül üstüne PERVANE şiiri...
"Gül gülse daim ağlasa bülbül acep değil
Zira kimine ağla demişler kimine gül " Gül güler , bülbül ağlar devamlı...
Sayın hocamın şiirinde de öyle değil mi?
"Aşkı bülbüle sor güllere sorma" Bu mısra hocamın şiirinin bell kemiği, hatta iskeletidir.
Sayın HOCAM,
Türkçenin inceliklerini kendi inceliklerinizle bütünleştirerek ne hoş işlemişsiniz bu mısra ekseninde... SAYGILARIMLA ... SELAMLAR.
Uzun bir şiir olmasına rağmen kıtalar sonun getirilen uyaklar, dikkatten kaçmayacak kadar kenetlenmiş ve rediflerle de
perçinlenmiş...İşte hece budur,melodi,armoni,akıış,ileti.Kısacası dört başı mamur bir şiir..Yazan elleri ve sıralayan duygu yüklü beyinleri kutlamamak hasetlik ve basitlik olur.Pek az şiirlerde uyaklar başa alınır,.çünkü gerisini bağlamak kolay değildir.Şairimiz bunu çok güzel bir şekilde becermiş.Kutlar gözlerinden öperim..Çiçek...İzmir.
SevgiYİ beklerken adam hasındaN
Ağu sundun bana aşkın tasından
Kına yakın artık hem de hasından
Ölüyorum zalım sebebim sensin
Söylemiştim sana sebebi varım
İçimde bu sevda kalırsa yarım
Dayanmaz yüreğim yırtılır zarım
Ölüyorum zalım sebebim sensin
Yaşattığın aşkı düşe çevirdin
Sol yanda ki uzvu taşa çevirdin
Yolumu yeniden başa çevirdin
Ölüyorum zalım sebebim sensin
Resmine bakınca gözüm dalıyor
Anılar yüreğe hançer salıyor
Kapanmaz yaramsın bilen biliyor
Ölüyorum zalım sebebim sensin
Her geçen gün büyür beynimde ur’um
Yüreğimse yanık her yeri kurum
Ne (bir) sitemim olur ne de bir sorum
Ölüyorum zalım sebebim sensin
Oturt sen dizine oğlanı kızı
Haber ver kadıya boşasın bizi
Ömre bedel oldu verdiğin sızı
Ölüyorum zalım sebebim sensin
Çıkmadı falcının baktığı falım
Karaya bulandı damarda alım
Musallaya konar elbette salım
Ölüyorum zalım sebebim s...
Henüz bıyıkları yeni terleyen bir genç idi. sabahın seherinde boğazdan geçerken suların içinden doğar gibi güneş gökyüzüne doğru bir mızrak boyu çıkmış çıkmamıştı ki,girdi şehre... Sonra süleymaniye... Görüğü haşmetli yapıyı bir çocuk masumiyeti içinde seyrediyordu. Şadırvanlarda şakır şakır sular akıyordu. İnsanların alnında pak bir aydınlık vardı.Üşenmeden hesi sıra olmuş sabahın seherin verdiği soğukluğa aldırmadan ,suyun şahitlik edeceği o güne hazırlık tı ki duruşları mahsunluk bakışları umutlu insanların yüzlerinde ve ellerinden damlayan damlalar duaya durmuştu...
Dua; ne kadar harika bir şey diye geçirdi içinden. İnsanlar dertlerini dinlesin diye psikoloğ kapılarında sırayta duruken binlerce lira harcıyorlardı. düşündü genş adam. Suyu serinlik aracı oarak kullanırken,vucudundaki bütün olumsuz enerjiyi şehrin kanalizasyon sularına gönderiyordu. Sonra sonsuz bir gücün karşısında iki büklüm... aciz olduğunu biliyordu. Açtı ellerini sonsuzluğa gücünün sınırı olmayana,döktü içini...
kısa bir şiirin düşündürdükleri
aklın zorladığı
aklın fotoğraf çektiği
aklın bir resmin üzerinden siyaha dökülüşü
kanın siyahın dokunuşlarında kayboluşu gibidir
şiir
etkili bir anlatım
kutlarım
Kaleminizin yüreğine sağlık Safiye Hanım,
Eğer Cenab-ı Allah kullarına bir şans, bir dilek verseydi...
Allah'tan ileriye dönük zaman istemezdim, geriye dönmek isterdim...
Çünkü zamanı geriye çevirerek İMKANSIZ AŞKI imkanlı yaşamak isterdim...
Sevgiyle ve saygıyla kalın...
Vuslat-ı Mor
aşk özünde acı ebedinde sırdır...aşkı anlatım sırsız olur mu?...
hangi rengin peşine düşürsun düş yüreğin son mekanı topraktır...
Elimde birkaç çakıl taşı
Bağrımda ince boylu can kırıkları…Hala rengini sormadın çakıl taşlarının…Kırmızı olmalı bence şu taşların rengi..can kırıklarından anlaşılır.
şiir tekniyi öyle kurulmuş ki,gerçekten onu tersten okurken yeni anlamlar bulmak mümkündür...
Adem bey şiirlerinizi çok seviyorum ..sizin türkcenizi derinden derine bilenler, yani dil sahipleri şiirlerinizden ne kadar estetik zevk ala bilir farkındayım...
Kutluyorum şiirinizi baştan be tersten...
Hayat yolu, yolun başlangıcında olan için çok uzundur
Bir an önce büyümek ister. Büyür de (Tabi Allahın müsade ettiği kadarıyla)
Sonra bir bakar
Çok çabuk bitmiştir seneler
Oysa daha dün çıkmıştır yola, birgünde ne çok yaşlanmıştır insanoğlu
Hayalleri vardır, dilekleri, hedefleri
Ama zamanın azaldığını vücudu haber vermeye başlar ufak ufak çalan alarm zilleriyle
Eteklerin tutuşma vaktidir artık
Daha oğluna gelin alıp, kız verecektir damadına
Torun torba mürüvvetin görebileceğinden ebdişe etmeye başlar
Herşey nafile Şair dostum
NE BİR DAKİKA FAZLA
NE BİR DAKİKA EKSİK
Herkes nasibine ne kadar düştüyse o kadar yaşar
O kadar görür, o kadar ağlar, ve o kadar güler
Ama insanoğlu fıtratı gereği hep ümitvar olmalıdır
İstemelidir HER ŞEYİN TEK SAHİBİNDEN
Ve aldıkların şükretmelidir,
Nefsine kandıkları için ise Tövbe etmelidir
Bu şiirde her şey vardı
İnsana, Kul-a dair herşey
Beğeniyle okudum bu güzel şiiri...
Değerli Hocam,
Şimdi size sabah sabah yaşadıklarımı anlatarak şiirinizin beni nasıl etkilediğini dile getirmeye çalışacağım. Şiir vardır, sadece okunur ve okuma bittikten sonra unutulur gider. Ama yine şiir vardır, okurun bütün hücrelerine kadar iner. Şiirinizi okuduktan sonra, yazılan yorumlara şöyle bir baktım ve şiirinizin dostlarımızı ne kadar etkilediğine şahit oldum.
Ama ben yalnız dostlarımdan farklıydım, farkımsa şiirinizi geç fark etmek.
Değerli Meslektaşım,
Üslubunuz hakkında karar vermem için zaman henüz erken olmakla birlikte şimdiye kadar okumuş olduğum şiirlerinizin ışığı altında şöyle söyleyebilirim;
"Siz az sayıda kelimelerle çok manalar yükleyen eski zaman şairlerinin Rubaileri gibi yazıyorsunuz. " Dostlar sakın ola ki yanlış değerlendirmesin. Tabii ki yazdıklarınız rubai değil. Ben sadece üslubunuzu anlatabilmek için böyle bir misallendirme yaptım.
Değerli Şairim,
Şiirinizi iki gözle okudum. İlk önce beden, sonra kalp gözüyle. Sonra ( Kard...