Şiiriniz, hece ölçüsü ve serbest şiir arasındaki zorlu dengeyi mizahi bir dille ele almış. Hece ölçüsüne dair yaşadığınız sıkıntıları ve serbest tarzın özgürlüğünü vurgularken, şiir yazma sürecindeki kişisel deneyimlerinizi de samimi bir şekilde yansıtmışsınız. Özellikle ustalara yapılan göndermeler ve kendi tarzınızı bulma çabanız metni daha anlamlı kılmış. Kafiyeye dair zorluklar ve hece ölçüsünün sınırlayıcı yanları, şiirinizin ana teması olarak öne çıkıyor. Bu içsel mücadeleniz, okuyucuda bir empati hissi uyandırıyor. Şiiriniz, hem geleneksel hem de modern şiir anlayışını sorgulayan bir yapıya sahip. Tebrik ederim, bu tür denemelerle yazın dünyasında kendinizi daha da geliştirebilirsiniz.
Bu şiiriniz, derin bir içsel yolculuğu ve geçmişle hesaplaşmayı ele alıyor. Duygusal yoğunluğu yüksek, imgelerle zengin bir anlatım sunulmuş. Kaleminiz, yalnızlık, kabulleniş ve değişim temalarını ustalıkla işlerken, dildeki oyunlarla okuru düşünmeye sevk ediyor. Özellikle "karanfil takıyorum dünün kulağına" ve "bütün eyvahlar topuklu" gibi ifadeler, hem üretici hem de çarpıcı. Şiirde geçmişe bir özlem ve bugüne dair bir yabancılaşma hissediliyor. Ayrıca, "şiiri de bırakıp, roman yazayım diyorum" ifadesi, sanatçının içsel dönüşümüne ve üreticilik arayışlarına işaret ediyor. Genel olarak, şiiriniz hem bireysel bir iç hesaplaşmayı hem de evrensel duyguları yansıtan güçlü bir yapı taşıyor.
Tebrikler.
Muhabbetle...
Şiirinizde belirttiğiniz üzere, günümüz insanının derin bir muhasebe iklimine girmesi elzemdir.
Tebriklerimle efendim.
Saygı ve selamlarımı sunarım.
Adem hocamın vicdan sızlaması arş-ı alaya yükselmiş. Bitmiş, çürümüş insanlığa isyandı okuduğum bu güzel şiir ve şu dize "Rabbim içimdeki insana sahip çık diye. Dualar ede ede…" Evet şu asırda insanın içindeki insanı koruması gerçekten çok zorlaştı. Değerli üstadım, bu güzel şiiriniz üzerine bir gece selamı ekliyor, saygılar, selamlar yolluyorum
Şiirinizde, insanlığın içinden geçtiği zorlu zamanları ve bu süreçte yaşanan manevi çalkantıları derin bir duygusallıkla dile getiriyor. Kaleminiz, bir yandan dünyadaki kötülükleri ve insanın içindeki çatışmaları işlerken, diğer yandan umut ve yeniden doğuş arayışını vurguluyor. Şiirde, bireysel ve toplumsal sorumluluklar, insanlık değerlerinin korunması ve manevi bir yenilenme ihtiyacı ön plana çıkmakta. Ayrıca, geçmişle bağlantı kurularak Hz. Nuh'un tufanı gibi sembolik bir yeniden başlama çağrısı dikkat çekiyor. Bu yoğun anlatım, okuyucuyu hem düşünmeye hem de duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Muhabbetle...
Derinlik ve anlam taşıyor dizeler. Maddiyatın ve yüzeyselliğin öne çıktığı bir dünyada, insanın içsel yolculuğuna vurgu yapılmış. Zahirden batına geçiş, sevginin ve samimiyetin gücüyle yeniden bir denge arayışı... "İki yarım olmayınca dönmüyor artık dünya" ifadesi, insanın tamamlanma ihtiyacını ne güzel anlatıyor. Hayatın dalgaları arasında gemimizi batırmadan ilerlemek, dengeyi bulmak ne kadar önemli. Tebrikler, çok etkileyici bir anlatım.
Muhabbetle...
Bu yazı, toplumsal bilinç, milli değerler ve küresel tehditler üzerine önemli tespitler içeriyor. Özellikle küresel emperyalizmin sinsi yöntemlerle toplumları nasıl etkilediği, ekonomik bağımlılıklar üzerinden ülkelerin egemenlik haklarını nasıl zayıflattığı detaylı şekilde ele alınmış. Toplumsal yozlaşmanın, milli değerlerden kopuşun ve bireysellik ile çıkarcılığın yükselmesinin bir ülkeyi nasıl derinden etkileyebileceği vurgulanmış. Ancak çözüm önerileri de dikkat çekici: Eğitim, basın-yayın ve milli reflekslerin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu tür farkındalıkların artırılması, toplumun geleceği için büyük önem taşıyor. Toplum olarak milli bilinç ve dayanışmayı ön planda tutmalı, yozlaşmaya karşı uyanık olmalıyız.
Muhabbetle...
Toplumsal bilinç kaybıyla mücadelede en büyük görev her zaman olduğu gibi devlete düşmektedir. Devlet özellikle de ahlaksızlığın önüne geçmek için var gücüyle mücadele etmelidir. Bu yolda hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır.
Selam ve saygılar.
Evlada çok güzel ve çok anlamlı nasihatlar.
Candan tebrikler.
Selam ve saygılar.
Sizi her ne kadar evrensel hukuk normları ile ilgili yazılarınızdan tanıyorsam da şair yönünüzün de bir o kadar kuvvetli olduğunu biliyordum.
Evet, tek kelimeyle muhteşem bir şiir.
Beşer olarak geldiğimiz bu dünyada hepimiz insan olmayı başarırız inşallah.
Selam ve saygılar.
:))) Alemsin kardeşim, maşallah ne güzel olmuş
Bende hoşafı sevmem, kompostoyu daha çok severim,
bu benim için artı puan mı, eksi puan mı bilemedim :)
Tebrikler, selam ve sevgiler
Anlamlı güzel bir şiirdi ufak bir dokunuşla daha güzel oldu :)
Tebrikler Mustafaoğlu
selam ve sevgilerimle
Şiiriniz çok anlamlı ve güzel bir şekilde hayat dersleri veriyor. İnsanlara adaletli olmayı, nefsi kontrol etmeyi ve ahlaklı bir yaşam sürmeyi öğütlüyor. Aynı zamanda geçmişten gelen değerleri hatırlatarak, milletin birlik ve beraberlikle daha güçlü olabileceğini vurguluyor. Kaleminiz kullandığı dil ve üslup oldukça etkileyici. Evlatlara yol gösterici bir rehber niteliğinde.
Selam ve muhabbetle...
Şiiriniz, derin bir melankoli ve toplumsal eleştiri barındırıyor. Doğanın ve insanlığın tahribatına, değerlerin yitirilmesine dair güçlü imgelerle dolu. Özellikle "Dağları yıkmadan yürürdü devlerimiz" dizesi, geçmişteki asalet ve zarafete bir özlem ifade ediyor. Kaleminiz, modern dünyanın acımasızlığına ve insanın kendi kendine yabancılaşmasına dikkat çekerken, bir yandan da geçmişin kaybolmuş güzelliklerini özlüyor gibi. Şiirin genel havası, hem bireysel hem de toplumsal bir çöküşün resmini çiziyor. Çok etkileyici ve düşündürücü.
Muhabbetle...
Ağır bir taş isen, yerin görünür
Edepli duruşun, derin görünür
Bizdeki sevgiler Şirin görünür
Aşklara konudur, Ferhat'lar evlat..
Güzel ve anlamlıydı şiir hocam, hayırlı geceler
Çalışmanızda, insanın içsel bir yolculuğunu ve hayatın karmaşık döngülerini derin bir melankoliyle ele alıyor. Hayallerin islanması, rüyaların çalınması ve hayatın belirsizliği, duygusal bir yoğunlukla ifade edilmiş. Şiirsel bir anlatım içinde, hem umut hem de kaybolmuşluk hissi birbirine karışıyor. Özellikle "kimim ben?" sorusu, insanın kendi varoluşunu sorgulama sürecine dair güçlü bir vurgu taşıyor. Bunun yanı sıra, doğanın imgeleriyle içsel çatışmalar harmanlanmış; fırtına, kasırga, bulutlar ve kelebek gibi metaforlar insan ruhunun dalgalanmalarını yansıtıyor. Metnin sonunda barış ve esenlik arayışı, karamsarlığın içinde bir ışık arayışı olarak öne çıkıyor. İnsan, hayallerden gerçeğe, rüyalardan hakikate bir köprü kurmaya çalışıyor. Bu derinlikli anlatım, okuyucuyu hem düşündürüyor hem de duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.
Muhabbetle...
din iman ahlak hepsi insan için, hepsi Rahman'a ulaşabilmek için.
herkes sever Allah'ı. yaratılan sevmeli zaten Yaratan'ı.
inşAllah O'nun sevdiklerinden olabilmek amaç
o vakit ne ateş yakar, ne su boğar insanı...
derin manalar, derin duygularla yazılmış şiire ve şairine tebriklerimle Aslan hocam.
selam ve saygımla.
Fıtratımızın dışına çıkmadan Allah'ın koyduğu kanunlara riayet ederek hayatımızı idame etmek elzem olanın en iyisi, güzel anlamlıdı şiir hocam, kalın sağlıcakla inşallah
Güzel ve anlamlı bir şiir eline yüreğine sağlık saygı ve selamlar
Bu ne güzel sevda, yanındaki sevdiğini, yüzüne bakarken, nefesini hissererken özlüyor.
Bu sevdaya minik bir katkı da, hece acemisi sürgünadam'dan gelsin;
Gitsen gurbet eline, karaları bağlarım,
Hatırladıkça seni, çaresizce ağlarım.
Akmasın yaşım diye, gözlerimi dağlarım,
Unutamam sevdamı, yine seni özlerim.
(Hece acemisi sürgünadam)
Aşk dolu yüreğinizi, mısralara döken mahir kaleminizi tebrik ederim üstadım.
Selam, saygı ve muhabbetlerimle...