BANA ZOR GELİR
Bana hece yaz diyor, işi bilen şairler
Bir öğretmen olarak, kalem bana tez gelir
Hep üst üste yığılmış, ölçüsüzdür şiirler
Cümlelerim hiç bitmez, hecelerim az gelir.
Sami hoca ustadır, Mehmet Fikret hep başta,
Serbesti yazmak kolay, hece sıkışmış taşta.
Darlayamam kendimi, bunalmışım bu yaşta,
Ben kışları yazarken bir bakmışım yaz gelir.
Mihman usta sevindi, hece yazdım sanıyor,
Bilmez ki bu acemi, ölçülerde yanıyor
Kafiyeyi ararken, düzler beni anıyor
Ayağı unutunca, ustadan ikaz gelir.
Sürgün adamım bilmem, kafiyeyi heceyi,
Yazmaya kalksam bile, sabahlarım geceyi.
Öğlen olsa da yetmez, çözemem bilmeceyi,
Ben türkümü söylerken, ozanlardan saz gelir.
Hece öyle tatlıki, ben yazdıkça haz gelir
Aslan YILMAZ
Bir nebze olsun düzenleme yaptım, ayakları, mihman bölümünde kafiyeleri düzenledim, sıfırdan yazılan şiir gibi olmasa da yine güzel oldu Aslan hocam
<...
o için içinde sevdadan başka bir şey bulamazsın
onu da soysan ağır gelir taşıyamazsın
yaz ayı soysa donar
kış ayı soysa yanar
emeğine yüreğine sağlık anlamı uzundu
selam ve saygılarımla
Hele de son zamanlarda toplum ve toplumumuzun insanları sinsi bir şekilde milli benliğinden uzaklaşıyor, uzaklaştırılıyor sistemli bir şekilde... Batı batı dedikleri aslında zulüm imparatorluğundan başka bir şey değildir. Eski tip sömürgecilik şimdi yerine kültür emperyalizmine bıraktı bu da o toplumu dejenere etmeye yetiyor. Bakın televizyonlarda ki yabancı dizilere ve filmlere hep bizim gibi az gelişmiş ya da gelişmekte olan toplumlara bu dizi ve filmlerle kendi yaşam tarzlarını kendi kültürlerini dikte etmeye çalışıyorlar biraz itiraz için sesinizi çıkardınız mı ağızlarında hemen ''Ama kültür evrenseldiiiiiir.'' cümleleri çıkıyor. Bunların oyunlarını bozmak ve safsatalarına kanmamak ve çocuklarımızı daha küçücük yaşlarda bilinçlendirmek ve korumak zorundayız... Meşhur sözdür atalardan ''Kale içten fethedilir.'' derler, dikkat etmek lazım yerli işbirlikçilere, yabancı vakıflardan para alıp da kendi ülkesine hainlik edenlere iyi bakmak, iyi analiz etmek lazım. Kutlarım yürekten.
Kardelene mi yazdınız bu kadar güzel şiiri?
En çok sevdiğim çiçeklerdendir, ölü mevsimde hayat belirtisidir. Dağ başında can yoldaşıdır, çatık kaşlarda, tebessümdür dudaklarda kardelen.
Tebrik ederim güzel şirinizi ve kardelen muhabbetinizi.
Selam ve saygılarımla...
Yalın Ayak Aynur'u bir an önce bulup ona öğretmeninin burada olduğunu ve şu anda bu yorumu okuduğunu söylemeliyim. Zira öğretmeni, '' Sağ elin verdiğinden sol elin haberi olmasın '' ilkesine o kadar bağlı ki kendisini gizliyor yine.
Evet arkadaşım daha önce iki kere yazdım, bu üçüncüsü olsun: Doğrudan doğruya yaşanmış hayatların hikayelerini yazmada oldukça başarılısın. Aynen devam et.
Yine yüreklerimizi tam on ikiden vuran harika bir eser olmuş yazdıklarınız. Can-ı gönülden tebrikler.
Selam ve saygılar.
Aaah anne ahh…
Bilsen ne çok özledim seni,
Dayanamaz oldum hasretine,
Sen görmedin, bilmiyorsun ama,
Dün, yine geldim ziyaretine,
Kimseler yoktu yanında anne.
Mezarındaki budanmamış güllerden başka.
Kimseler yoktu yanında…
Sarılıp boynuna, öpemedim ellerini.
Oturdum kabrinin bir köşesine,
Omuzunmuş gibi yasladım başımı mezartaşına,
Çocukluğumu hatırladım, saçlarımı okşamanı,
“Yavrum” deyip, sinene sarmanı bekledim,
Kucağında, şımarmak,
Nazlana nazlana uyumak istedim annem
Ellerin yoktu anne, mezarın soğuktu,
Ne ben konuşabildim seninle,
Ne de sen konuştun benimle,
Kurumuş, otlar dikenler sarmıştı mezarını,
Ellerimle temizleyip, pırıl pırıl yaptım kabrini,
Evinmiş gibi derleyip, toparladım her yerini
Senmişsin gibi öptüm, kokladım üstündeki gülleri,
Sımsıkı sarıldım mezartaşına,
Söndürsün diye yüreğimdeki ateşini.
Yok anne yok, dinmiyor hasretim,
Ne yaptımsa, neyi, kimi ne ...
Mihman aşa ekmeğini bandı bak
Ab-ı hayat içip içip kandı bak
Yollarında ne Kerem'ler yandı bak
Senin için yokuşları düzlüyor....
Kardelen zorluklara rağmen açmasını bilen tek çiçektir, şiir ehili kalemde güzel şekil almış, beğenerek okuduk Fatma bacı, saygılar selamlar
Hiç bir ana evladına '' Ben bu dünyadan gidiyorum, sen de bekletme beni gel '' Demez. Yanlış duymuşsundur.
Evet, yaş kaç olursa olsun annesizlik zor. Ama yine de Allah'ın şanslı kuluymuşsun ki hayatını cennete çeviren bir eş nasip etmiş sana ( Artık nasıl bir iyilik yapıp nasıl bir sevap işlediysen ))))
Ne diyeyim başka? Rabbim vakti saati geldiğinde Cennetinde cem eylesin seni ve tüm sevdiklerini. O güne kadar güzel yaşa inşallah.
Selam ve sevgiler.
Anne duaları hep yanınızda olsun arkadaşım. Biz şahidiz dillere destan sevginize. Rabbim de şahittir muhakkak.
Selam ve saygılar.
Belalı sorunlu sıkıntılı
Tahayyülü zor zamanlardan geçiyoruz
Akılları zorluyor şeytanın evlatları
Gerçekten iğrenç bir zaman
Ve bu zamanda yaşamak zorundayız Usta
Daha alıp götürmeden insanlığımızı
Teslim etmek gerek emaneti
Rabbim içimdeki insana sahip çık diye
Dualar ede ede…
Ah, be Adem Hocam ne çok benden ne çok bizden.
Kibir ve gaflet ve nefret ve ihanet.
İnsan ne yazık ki en sevdiklerinden en yakınlarından alıyormuş darbeyi.
Bilemedim
Bilemedik.
Yarın ola hayır ola.
Ne çok özlem ne çok şiir ne çoks evgi biriktirmişim meğer yüreğime.
Tüm saygımla da selamlıyorum mahir kaleminizi
Dilerim ki bu kabustan uyanacak insan oğlu ve insan sığındığı kadar hem kendine hem Rabbine İnşallah sonlanacaktır de dünya genelinde yaşanan zulüm ve hüzün
Şu güzel dünyayı ne diye kabire benzetirsin be çocuk :)
İçini ferah tut, diren yaşamaya diyor ağabeyin
Zorluklar bizim için, ama umut hep var...
Tebrikler
selam ve sevgiler
ANNE...
Huzurunda eğiliyorum bu anne sevgisinin ve de özleminin
Dinmeyen bir hüzün ve de rahmet aşkın kıblesinde saklı özlem
Bir düş yarasıbelki de soğuk duş alınası hayatın debdebeli fırtınası ve fıtratı
Ne desem yetmez bu yüzden susuyorum sadece susup Rabbime sığınıyorum
Telli duvaklı bir hüzün başa çıkmak adına yerleşik öyküm ve Anne sevgim
İlahi Aşkın rabıtası
Mekanı cennet olsun biricik annenizin
Nurla dolsu kabri
Yüreğimde delik bir sarnıç gibi
Beklemedeyim canım ağabeyim beklemede
İlahi Adaletin gün ışığı gibi doğacağı günü beklemede
Yarınlara Allah kerim
Ve de susma hakkımı kullanıyorum yaşadıklarımın neticesinde
Bu yüzden hoş görün sessizliğimi ama konuşan biri de vardır elbet benim yerime
Sizleri özledim hem de çok ama dedim ya:
Mazur görün beni lütfen ve dualarınızı esirgemeyin bu yaralı k...
Ne güzel bir duygu yoğunluğu ve samimiyetle yazılmış bir şiir! Anneye duyulan sevgi, hayatın zorlukları, özlem ve yaşama tutunma isteği çok etkileyici bir şekilde dile getirilmiş. Şiirdeki duygusal derinlik ve içtenlik okuyucuyu hemen içine çekiyor. Özellikle "Şu dünyada ozansan bir tarafın hep dertli" dizesi, sanatçının ruh halini ve hayata bakışını çok güzel özetlemiş. Ayrıca, hayatın geçiciliği ve anı yaşamanın önemi de dizelerde kendini hissettiriyor. Şairin, annesine olan sevgisini ve onun varlığından aldığı gücü böylesine zarif bir şekilde ifade etmesi gerçekten takdire şayan. Kaleminize sağlık.
Muhabbetle...
hikaye güzel oldukça etkileyici de kardeşim kekten bir parça alıp gerisini neden çöpe atıyorsun
ben yerim, çok severim keki :) Hem sen nerelerdesin görünmüyorsun, al kekini gel
Tebrikler, selam ve sevgiler
Ne yapsın gariban yürek, nasıl dayansın bunca şeye bilmem
Tebrikler Doğanay hocam
selamlar sevgiler
eyvallah güzel anlamlı bir eser bu açıdan kutlarım
hece şiiri olarak kafiye örgülerinde
özellik de ayaklarda hatalar var bir gözden geçirin derim
Yine çektiniz vicdanımızın kulağını üstadım.
Ölümün varlığı, bu hayatın faniliği, ancak bu kadar güzel ve edepli anlatılabilirdi.
Tebrik ediyorum güzel şiirinizi ve nahif yüreğinizi.
Selâm ve saygılarımla...
Güzel ve anlamlı bir şiir okuduk.
Yazan ellerinize sağlık...
Kutlar,selamlarımı sunarım.
Şiiriniz, hayatın geçiciliğini, insanın kendi sorumluluklarını ve ahiret için hazırlık yapma gerekliliğini derin bir şekilde sorguluyor. Her bir dörtlük, insana hem dünyevi hem de manevi bir hesaplaşma sunuyor. Baharın güzelliğiyle başlayan bir hayatın, sonbaharda olgunlaşması ve kışın zorluklarına hazırlanması gerektiği vurgulanıyor. Aynı zamanda, insanın nefsine yenik düşmeden, iman ve yardımlaşma duygusuyla hareket etmesi gerektiği hatırlatılıyor. Şiirdeki sorular, okuyucuyu kendisiyle yüzleşmeye ve hayatını gözden geçirmeye davet ediyor. Özellikle "Yarına hazırlıklı günü yaşıyor musun?" sorusu, zamanı bilinçli kullanmanın önemini güçlü bir şekilde ifade ediyor. Duygusal ve düşündürücü bir eser.
Muhabbetle.
Zaten devletlerin çöküş dönemine girmesi de hep böyle olmuş.
İnşallah aklımız başımıza gelir, birlik beraberliğimizi pekiştirecek argümanlar oluşturabiliriz.
Bazen siyasiler eliyle başlar bu bozulmalar. Mesela bir yolsuzluk varsa kendi adamı ise bir şey yapmaz.
Başka partiden biriyse işlemi başlatır, işte burada adaletin çivisi çıkmış diyebiliriz.
Toplumları bir arada ve ayakta tutan güç adalettir. O bozulduysa yıkım olacak ve yeni bir başlangıç olacak demektir. Tarih hep aynı devam ediyor.