ANNE...
Huzurunda eğiliyorum bu anne sevgisinin ve de özleminin
Dinmeyen bir hüzün ve de rahmet aşkın kıblesinde saklı özlem
Bir düş yarasıbelki de soğuk duş alınası hayatın debdebeli fırtınası ve fıtratı
Ne desem yetmez bu yüzden susuyorum sadece susup Rabbime sığınıyorum
Telli duvaklı bir hüzün başa çıkmak adına yerleşik öyküm ve Anne sevgim
İlahi Aşkın rabıtası
Mekanı cennet olsun biricik annenizin
Nurla dolsu kabri
Yüreğimde delik bir sarnıç gibi
Beklemedeyim canım ağabeyim beklemede
İlahi Adaletin gün ışığı gibi doğacağı günü beklemede
Yarınlara Allah kerim
Ve de susma hakkımı kullanıyorum yaşadıklarımın neticesinde
Bu yüzden hoş görün sessizliğimi ama konuşan biri de vardır elbet benim yerime
Sizleri özledim hem de çok ama dedim ya:
Mazur görün beni lütfen ve dualarınızı esirgemeyin bu yaralı k...
Ne güzel bir duygu yoğunluğu ve samimiyetle yazılmış bir şiir! Anneye duyulan sevgi, hayatın zorlukları, özlem ve yaşama tutunma isteği çok etkileyici bir şekilde dile getirilmiş. Şiirdeki duygusal derinlik ve içtenlik okuyucuyu hemen içine çekiyor. Özellikle "Şu dünyada ozansan bir tarafın hep dertli" dizesi, sanatçının ruh halini ve hayata bakışını çok güzel özetlemiş. Ayrıca, hayatın geçiciliği ve anı yaşamanın önemi de dizelerde kendini hissettiriyor. Şairin, annesine olan sevgisini ve onun varlığından aldığı gücü böylesine zarif bir şekilde ifade etmesi gerçekten takdire şayan. Kaleminize sağlık.
Muhabbetle...
hikaye güzel oldukça etkileyici de kardeşim kekten bir parça alıp gerisini neden çöpe atıyorsun
ben yerim, çok severim keki :) Hem sen nerelerdesin görünmüyorsun, al kekini gel
Tebrikler, selam ve sevgiler
Ne yapsın gariban yürek, nasıl dayansın bunca şeye bilmem
Tebrikler Doğanay hocam
selamlar sevgiler
eyvallah güzel anlamlı bir eser bu açıdan kutlarım
hece şiiri olarak kafiye örgülerinde
özellik de ayaklarda hatalar var bir gözden geçirin derim
Yine çektiniz vicdanımızın kulağını üstadım.
Ölümün varlığı, bu hayatın faniliği, ancak bu kadar güzel ve edepli anlatılabilirdi.
Tebrik ediyorum güzel şiirinizi ve nahif yüreğinizi.
Selâm ve saygılarımla...
Güzel ve anlamlı bir şiir okuduk.
Yazan ellerinize sağlık...
Kutlar,selamlarımı sunarım.
Şiiriniz, hayatın geçiciliğini, insanın kendi sorumluluklarını ve ahiret için hazırlık yapma gerekliliğini derin bir şekilde sorguluyor. Her bir dörtlük, insana hem dünyevi hem de manevi bir hesaplaşma sunuyor. Baharın güzelliğiyle başlayan bir hayatın, sonbaharda olgunlaşması ve kışın zorluklarına hazırlanması gerektiği vurgulanıyor. Aynı zamanda, insanın nefsine yenik düşmeden, iman ve yardımlaşma duygusuyla hareket etmesi gerektiği hatırlatılıyor. Şiirdeki sorular, okuyucuyu kendisiyle yüzleşmeye ve hayatını gözden geçirmeye davet ediyor. Özellikle "Yarına hazırlıklı günü yaşıyor musun?" sorusu, zamanı bilinçli kullanmanın önemini güçlü bir şekilde ifade ediyor. Duygusal ve düşündürücü bir eser.
Muhabbetle.
Zaten devletlerin çöküş dönemine girmesi de hep böyle olmuş.
İnşallah aklımız başımıza gelir, birlik beraberliğimizi pekiştirecek argümanlar oluşturabiliriz.
Bazen siyasiler eliyle başlar bu bozulmalar. Mesela bir yolsuzluk varsa kendi adamı ise bir şey yapmaz.
Başka partiden biriyse işlemi başlatır, işte burada adaletin çivisi çıkmış diyebiliriz.
Toplumları bir arada ve ayakta tutan güç adalettir. O bozulduysa yıkım olacak ve yeni bir başlangıç olacak demektir. Tarih hep aynı devam ediyor.
Şiiriniz, hece ölçüsü ve serbest şiir arasındaki zorlu dengeyi mizahi bir dille ele almış. Hece ölçüsüne dair yaşadığınız sıkıntıları ve serbest tarzın özgürlüğünü vurgularken, şiir yazma sürecindeki kişisel deneyimlerinizi de samimi bir şekilde yansıtmışsınız. Özellikle ustalara yapılan göndermeler ve kendi tarzınızı bulma çabanız metni daha anlamlı kılmış. Kafiyeye dair zorluklar ve hece ölçüsünün sınırlayıcı yanları, şiirinizin ana teması olarak öne çıkıyor. Bu içsel mücadeleniz, okuyucuda bir empati hissi uyandırıyor. Şiiriniz, hem geleneksel hem de modern şiir anlayışını sorgulayan bir yapıya sahip. Tebrik ederim, bu tür denemelerle yazın dünyasında kendinizi daha da geliştirebilirsiniz.
Bu şiiriniz, derin bir içsel yolculuğu ve geçmişle hesaplaşmayı ele alıyor. Duygusal yoğunluğu yüksek, imgelerle zengin bir anlatım sunulmuş. Kaleminiz, yalnızlık, kabulleniş ve değişim temalarını ustalıkla işlerken, dildeki oyunlarla okuru düşünmeye sevk ediyor. Özellikle "karanfil takıyorum dünün kulağına" ve "bütün eyvahlar topuklu" gibi ifadeler, hem üretici hem de çarpıcı. Şiirde geçmişe bir özlem ve bugüne dair bir yabancılaşma hissediliyor. Ayrıca, "şiiri de bırakıp, roman yazayım diyorum" ifadesi, sanatçının içsel dönüşümüne ve üreticilik arayışlarına işaret ediyor. Genel olarak, şiiriniz hem bireysel bir iç hesaplaşmayı hem de evrensel duyguları yansıtan güçlü bir yapı taşıyor.
Tebrikler.
Muhabbetle...
Şiirinizde belirttiğiniz üzere, günümüz insanının derin bir muhasebe iklimine girmesi elzemdir.
Tebriklerimle efendim.
Saygı ve selamlarımı sunarım.
Adem hocamın vicdan sızlaması arş-ı alaya yükselmiş. Bitmiş, çürümüş insanlığa isyandı okuduğum bu güzel şiir ve şu dize "Rabbim içimdeki insana sahip çık diye. Dualar ede ede…" Evet şu asırda insanın içindeki insanı koruması gerçekten çok zorlaştı. Değerli üstadım, bu güzel şiiriniz üzerine bir gece selamı ekliyor, saygılar, selamlar yolluyorum
Şiirinizde, insanlığın içinden geçtiği zorlu zamanları ve bu süreçte yaşanan manevi çalkantıları derin bir duygusallıkla dile getiriyor. Kaleminiz, bir yandan dünyadaki kötülükleri ve insanın içindeki çatışmaları işlerken, diğer yandan umut ve yeniden doğuş arayışını vurguluyor. Şiirde, bireysel ve toplumsal sorumluluklar, insanlık değerlerinin korunması ve manevi bir yenilenme ihtiyacı ön plana çıkmakta. Ayrıca, geçmişle bağlantı kurularak Hz. Nuh'un tufanı gibi sembolik bir yeniden başlama çağrısı dikkat çekiyor. Bu yoğun anlatım, okuyucuyu hem düşünmeye hem de duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Muhabbetle...
Derinlik ve anlam taşıyor dizeler. Maddiyatın ve yüzeyselliğin öne çıktığı bir dünyada, insanın içsel yolculuğuna vurgu yapılmış. Zahirden batına geçiş, sevginin ve samimiyetin gücüyle yeniden bir denge arayışı... "İki yarım olmayınca dönmüyor artık dünya" ifadesi, insanın tamamlanma ihtiyacını ne güzel anlatıyor. Hayatın dalgaları arasında gemimizi batırmadan ilerlemek, dengeyi bulmak ne kadar önemli. Tebrikler, çok etkileyici bir anlatım.
Muhabbetle...
Bu yazı, toplumsal bilinç, milli değerler ve küresel tehditler üzerine önemli tespitler içeriyor. Özellikle küresel emperyalizmin sinsi yöntemlerle toplumları nasıl etkilediği, ekonomik bağımlılıklar üzerinden ülkelerin egemenlik haklarını nasıl zayıflattığı detaylı şekilde ele alınmış. Toplumsal yozlaşmanın, milli değerlerden kopuşun ve bireysellik ile çıkarcılığın yükselmesinin bir ülkeyi nasıl derinden etkileyebileceği vurgulanmış. Ancak çözüm önerileri de dikkat çekici: Eğitim, basın-yayın ve milli reflekslerin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu tür farkındalıkların artırılması, toplumun geleceği için büyük önem taşıyor. Toplum olarak milli bilinç ve dayanışmayı ön planda tutmalı, yozlaşmaya karşı uyanık olmalıyız.
Muhabbetle...
Toplumsal bilinç kaybıyla mücadelede en büyük görev her zaman olduğu gibi devlete düşmektedir. Devlet özellikle de ahlaksızlığın önüne geçmek için var gücüyle mücadele etmelidir. Bu yolda hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır.
Selam ve saygılar.
Evlada çok güzel ve çok anlamlı nasihatlar.
Candan tebrikler.
Selam ve saygılar.
Sizi her ne kadar evrensel hukuk normları ile ilgili yazılarınızdan tanıyorsam da şair yönünüzün de bir o kadar kuvvetli olduğunu biliyordum.
Evet, tek kelimeyle muhteşem bir şiir.
Beşer olarak geldiğimiz bu dünyada hepimiz insan olmayı başarırız inşallah.
Selam ve saygılar.
:))) Alemsin kardeşim, maşallah ne güzel olmuş
Bende hoşafı sevmem, kompostoyu daha çok severim,
bu benim için artı puan mı, eksi puan mı bilemedim :)
Tebrikler, selam ve sevgiler