Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Anlamlı güzel bir şiirdi ufak bir dokunuşla daha güzel oldu :) Tebrikler Mustafaoğlu selam ve sevgilerimle
Şiiriniz çok anlamlı ve güzel bir şekilde hayat dersleri veriyor. İnsanlara adaletli olmayı, nefsi kontrol etmeyi ve ahlaklı bir yaşam sürmeyi öğütlüyor. Aynı zamanda geçmişten gelen değerleri hatırlatarak, milletin birlik ve beraberlikle daha güçlü olabileceğini vurguluyor. Kaleminiz kullandığı dil ve üslup oldukça etkileyici. Evlatlara yol gösterici bir rehber niteliğinde. Selam ve muhabbetle...
Şiiriniz, derin bir melankoli ve toplumsal eleştiri barındırıyor. Doğanın ve insanlığın tahribatına, değerlerin yitirilmesine dair güçlü imgelerle dolu. Özellikle "Dağları yıkmadan yürürdü devlerimiz" dizesi, geçmişteki asalet ve zarafete bir özlem ifade ediyor. Kaleminiz, modern dünyanın acımasızlığına ve insanın kendi kendine yabancılaşmasına dikkat çekerken, bir yandan da geçmişin kaybolmuş güzelliklerini özlüyor gibi. Şiirin genel havası, hem bireysel hem de toplumsal bir çöküşün resmini çiziyor. Çok etkileyici ve düşündürücü. Muhabbetle...
Ağır bir taş isen, yerin görünür Edepli duruşun, derin görünür Bizdeki sevgiler Şirin görünür Aşklara konudur, Ferhat'lar evlat.. Güzel ve anlamlıydı şiir hocam, hayırlı geceler
Çalışmanızda, insanın içsel bir yolculuğunu ve hayatın karmaşık döngülerini derin bir melankoliyle ele alıyor. Hayallerin islanması, rüyaların çalınması ve hayatın belirsizliği, duygusal bir yoğunlukla ifade edilmiş. Şiirsel bir anlatım içinde, hem umut hem de kaybolmuşluk hissi birbirine karışıyor. Özellikle "kimim ben?" sorusu, insanın kendi varoluşunu sorgulama sürecine dair güçlü bir vurgu taşıyor. Bunun yanı sıra, doğanın imgeleriyle içsel çatışmalar harmanlanmış; fırtına, kasırga, bulutlar ve kelebek gibi metaforlar insan ruhunun dalgalanmalarını yansıtıyor. Metnin sonunda barış ve esenlik arayışı, karamsarlığın içinde bir ışık arayışı olarak öne çıkıyor. İnsan, hayallerden gerçeğe, rüyalardan hakikate bir köprü kurmaya çalışıyor. Bu derinlikli anlatım, okuyucuyu hem düşündürüyor hem de duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Muhabbetle...
din iman ahlak hepsi insan için, hepsi Rahman'a ulaşabilmek için. herkes sever Allah'ı. yaratılan sevmeli zaten Yaratan'ı. inşAllah O'nun sevdiklerinden olabilmek amaç o vakit ne ateş yakar, ne su boğar insanı... derin manalar, derin duygularla yazılmış şiire ve şairine tebriklerimle Aslan hocam. selam ve saygımla.
Fıtratımızın dışına çıkmadan Allah'ın koyduğu kanunlara riayet ederek hayatımızı idame etmek elzem olanın en iyisi, güzel anlamlıdı şiir hocam, kalın sağlıcakla inşallah
Güzel ve anlamlı bir şiir eline yüreğine sağlık saygı ve selamlar
Bu ne güzel sevda, yanındaki sevdiğini, yüzüne bakarken, nefesini hissererken özlüyor. Bu sevdaya minik bir katkı da, hece acemisi sürgünadam'dan gelsin; Gitsen gurbet eline, karaları bağlarım, Hatırladıkça seni, çaresizce ağlarım. Akmasın yaşım diye, gözlerimi dağlarım, Unutamam sevdamı, yine seni özlerim. (Hece acemisi sürgünadam) Aşk dolu yüreğinizi, mısralara döken mahir kaleminizi tebrik ederim üstadım. Selam, saygı ve muhabbetlerimle...
Çok güzel hocam tebrikler selamlar sevgiler
Şiiriniz, derin bir anlam ve duygusal bir yoğunluk taşıyor. Barış, sevda, huzur ve vatan sevgisi gibi evrensel değerleri güçlü bir şekilde vurguluyor. Kaleminiz, savaşın ve fedakarlığın ağırlığını hissettirirken, aynı zamanda barışa ve umuda olan özlemi dile getiriyor. Her kıta, farklı bir temayı işlerken, insanlık değerlerine ve milli birlik duygusuna selam gönderiyor. "Hedefe koşanlar", "sevdaya koşanlar" ve "huzura koşanlar" ifadeleri, hem bireysel hem de toplumsal bir arayışı temsil ediyor. Şiirin dili akıcı ve ahenkli, okuyucuyu derinden etkiliyor. DOĞANAY imzası ise şairin duygularını samimi bir şekilde ortaya koyduğunu gösteriyor. Gerçekten anlam yüklü ve takdire şayan bir çalışma. Muhabbetle...
Bu çalışmanızda, derin bir içsel çatışmayı ve toplumsal eleştiriyi şiirsel bir dille aktarıyor. Yazar, bireysel acılarından yola çıkarak toplumsal çelişkilere, adaletsizliklere ve kolektif travmalara vurgu yapmış. Özellikle dinsel, etnik ve siyasal temalar arasında gidip gelen ifadeler, hem kişisel bir hesaplaşmayı hem de toplumsal bir sorgulamayı yansıtıyor. Metindeki ironi ve sert eleştiriler, okuyucuyu rahatsız etmekle birlikte düşünmeye sevk ediyor. Şiirin son bölümünde yer alan dini referanslar ve insanın varoluşsal sancılarına dair ifadeler ise metni daha derin bir boyuta taşıyor. Bu tür metinler, edebiyatın sınırlarını zorlayarak okuyucuya farklı bakış açıları sunuyor. Muhabbetle...
Bu hikayenizde, bir televizyon kumandasının arızalı olmasının basit bir aile içi iletişim sorununa nasıl dönüştüğünü görüyoruz. Baba, otoritesini korumak için net bir şekilde talimat verirken, çocuklar arasında sorumluluğu başkasına devretme çabası dikkat çekiyor. Herkesin kendi sırasını savmaya çalıştığı bu durum, ailenin dinamiklerini ve bireylerin rollerini eğlenceli bir şekilde gözler önüne seriyor. Ancak en sonunda baba, otoritesini tekrar ortaya koyarak düzeni sağlıyor. Küçük kızın babasına olan sevgisi ve babasının ona karşı gösterdiği sıcaklık ise hikayeye tatlı bir son dokunuş katıyor. Aile içindeki bu tür küçük çatışmalar, günlük hayatın doğal bir parçası ve hikayede mizahi bir dille ele alınmış. Muhabbetle...
Ey nur-u pak makamı nar sükut haldaşım Cürmündür şemsi aydınlatan Buğz ediyor tebessümlerine... Kıymetli ablam kalemin gün gün aşikar her daim saygım hürmetim muhabbetimle...
Neler istiyoruz zulmü yok etmek için de... Elimizden bireysel olarak duadan başka bir şey gelmiyor. Zira biz eşkıya değil, devletli bir milletiz. "Devlet başa, kuzgun leşe." Türk töremiz var. Devletimiz haydi dediğinde sel gibi akarız evelallah. Onun da zamanı gelecek. Geceden sonra gündüzün geldiği gibi. Zaman imkânlara ve şartlara bağlıdır. Rabbim nasip etsin yeter ki. Yüreğiniz var olsun. Selam ile.
Üstadım. Ben bir zamanlar bir kadına 53 şiir yazmıştım ve kendimle övünüyordum ''dünyada bir kadına en fazla şiir yazan mutlaka benimdir'' diye, senin Nevin Yengemize yazdığın şiirleri görünce anladım ki bu konuda bırak rekor kırmayı, rekor adayı olmayı bile hakketmiyormuşum. Ha bir de şiire yeni başladığım yıllar olduğu için benim şiirler genelde '' Elma yanaklı yarim, kiraz dudaklı yarim, fındık burunlu yarim'' türünden manav reklamı gibi şiirlerdi. Yani senin şiirlerindeki mana, derinlik ve hepsinden öte gerçek aşk yoktu. Can-ı gönülden kutluyorum. Dedikten sonra şimdi de gelelim olayın latife boyutuna: Yahu sen şimdi gerçekten de her an yanında olduğu halde Nevin Yengemizi mi özlüyorsun yoksa o rahatsız olduğundan ayağa kalkamadığı için tüm ev işlerini yapman hasebiyle bir an önce ayağa kalkmasını ve ev işlerine başlaması...
"Güzel şiir, şiir yazdıran şiirdir." demişler. Âdem hocamızın o şiirine ben de bir dörtlükle iştirak etmiştim. Bu arada, nazire şiir nedir diye merak edenlere, bu şiiriniz güzel bir örnek olmuş. Tebrik ederim. Sevgi ve selamlarımla hocam.
İnsanın küçük kıyameti kendi ölümüdür. Büyük kıyametin ne zaman kopacağını ise hiç kimse bilemez. Selam ve saygılar.
Ey büti nev eda Olmuşum müptela Âşığım ben sana İltifat et bana İltifat et bana Âşığım ben sana Çok güzel bir şarkının sözlerinden bir kupledir yukarıdaki mısralar. Şiirinizden de aynı tadı aldım. Tebrikler. Selam ve saygılar.
Değerli şairim bu şiirinizde, derin bir özlem ve sevdanın en saf halini yansıtan bir duygu denizi. Her dizede, aşkın zamana meydan okuyan gücü ve sevgiliye duyulan tarifsiz hasret hissediliyor. Kaleminiz, sevgilinin varlığına rağmen özlemin dinmediğini, aşkın her an yeniden yaşandığını vurguluyor. Kelimeler arasında dolaşan hüzün, aynı zamanda umut ve bağlılıkla harmanlanmış. Özellikle "Her dem dua alsan da yine seni özlerim" gibi dizeler, sevginin ne denli derin ve samimi olduğunu ortaya koyuyor. Bu şiir, klasik Türk edebiyatının izlerini taşırken modern bir dokunuşla okuyucunun kalbine dokunuyor. Kul Fikret'in ilhamıyla yazılan bu eser, aşkın evrensel dilini en güzel şekilde dile getiriyor. Selam ve muhabbetle...