Bazen insan sıcacık bir temas, bir içten sıvazlayış bekler, saçlarında dolanan naifçe
yumuşak dokunuşlar ama olmaz isteklerimiz her zaman dilediğimiz gibi...
kutlarım saygımla
anadilinde ağlayıp haykıramadığın her duygunun
mültecisidir şiirler...
kutlarım saygımla
Dost emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
Türkiye'de yaşamanın öbür penceresinden bakıldığında nasıl bir şey olduğunu yazmanı da beklerim hocam. Bu pencereyi hiç sevmedim.
Selam ve saygılar.
İçi boşaltılan asıl anlamında değil de yanlış anlamlarda kullanılan kelimelerden birisi de bu manyak kelimesi.
Gençlerin dilinden düşmüyor. Ama yanlış yerlerde kullanılıyor.
Eşimin kemoterapi aldığı seneler doktor sıkı sıkıya tembih etti. "Sakın ha hastanenin tedavi metodunun haricinde kemoterapi bitinceye kadar tedavi amaçlı bir ley kullanmayınız. Arkadaşlarınız, yakınlarınız şunu al içi bunu kaynat iç diye bir sürü telkinde bulunurlar. Bunlar tedaviyi tamamen negatif yönde etkiler. Kemoterapi bitince ne kullanırsanız kullanınız."
Bir arkadaşım vardı. Ona rastladım. Bana hastanın illa kefir kullanmasını tavsiye etti. Ben de hatırı kırılmasın diye "Olur, sırası gelince onu da kullanırız" diyerek yarı ciddi, yarı şaka geçiştirdim.Aradan bir kaç ay geçti tekrar karşılaştığızda kefiri kullanıp kullanmadığımızı sordu. Ben de doktorumuzun dediklerini aynen naklettim.
Vay efendim sen misin öyle diyen.Doktor ne bilirmiş. Ben kendisine inanmıyor muymuşum.
Kendisi bizzat den...
Farkında olmadan ve '' yarasın '' diye yediklerimizin ne kadar yaradığı ortada üstad.
Korkuyorum bunlar iyi günlerimiz. Dışkı yediğimiz günler de gelecek bu gidişle.
Selam ve saygılar.
Gecenin bu saatinde uykusu kaçınca bir kaç şiir okursam uyurum diyen Şiirlerin Şairi şiirin g/iz düşümünde kalakaldı.
Garson bana bir Demir Mutlugil şiiri getir , doyasıya yudumlayalım.
Hep yazın inşallah. Sizin kalemde farklı bir tını var. Çok az şairin şiirinde hissedebiliyorum bu tınıyi. Yani nasıl özetleyeyim bilemedim, Her şiiriniz bir portre misali. Mısra mısra okurken karşımda şekilleniyor şiir. Ve o bir şiir olmaktan öteye geçiyor.
Tebrik ediyorum. Yeni bir Demir Mutlugil şiirinde görüşebilmek dileğiyle,
Selam ve Saygılar....
Demir hocamdan tam olarak usta işi bir şiir okudum. Harikasınız hocam. Beğenerek okudum. Kutluyorum yürekten. Selamlar.
dizeleriniz pürüzsüz bir ayna gibiydi, okuduğumda suretimin
büyüdüğünü gördüm...
kutlarım saygımla
GÜL HOCAM SAMİ HOCAYA YAZILAN
NAZİRE ŞİİRİNİZİ ZEVKLE OKUDUM
KALEMİN DAİM OLSUN...........
........................................
HOCAM BANA NİYE YORUM YAZMIYORSUNUZ
BENİM BİLMEDEN BİR HATAM OLDUYSA ÇOK ÇOK
ÖZÜR DİLERİM GÜL HOCAM MERAK ETTİM ONDAN
SORDUM SAYILAR SELAMLAR SAĞLICAKLA KALIN.................
Ben çok güzel bir çocukluk geçirdim açıkçası. Annem babam kardeşlerim ve bir dediğimi anında yapan bir ak ninem vardı o zamanlar. Çocukken hiç ağlamış miydim hatirlamiyorum ama benim gençliğim yani gençlik yıllarım öldüğünde çok ağladığımı bilirim.
Hayat in bir tarafında bir mengene olduğunu tam da o gençlik yıllarımda anladığımdan olsa gerek o gün bugün hem temkinli bakıyorum yarınlarima...
Çocukluğum ölmedi ama çocukluğu ölen veya öldürülen çocuklara çok ağladım.
Ve suan şiire de :(
Tebrik ederim kaleminizi.
Selam ve Saygılarımla...
Küçük kıza ders yaptırıyorum. Senin şiirler uzun süreli teneffüs zamanına kalıyor istemeden.
Gözlerimi cekiyor yoksa -Gülüm şiir ekledi git bak bakayım ne yazmış- diyor edebiyat evi ama okuma sıralamamı kisadan uzuna doğru yapıyorum.Biliyorum ki sen uzun yazıyorsun seni uzun teneffüse veya çay vaktime saklıyorum.:))
Yarına hazır ol. Seni cocukluğumuza götüreceğim...
Sevgilerimle can şairem...
sevgi böyle olmalı ,kadri kıymeti de olmalı bu sevişin...
kutlarım saygımla
Sana on yüz bin baloncuk ile koskocaman ve pespembe bir pamuk şeker göndersem ya da dur dur bir de rengarenk ipleri olan hırçın bir uçurtma , hatırlar mısın acaba mutluluğu.
*******
Haydi gel çocuk olalım, koşalım kırda seninle
Benim elimde uçurtma sen elinde balonlar tut
Gökyüzüne bir resim çiz en çocuksu deseninle
Alları al gel yanıma, geride ne varsa unut..../ŞİİRLERİN ŞAİRİ...
Çok hınsırsın sen yaa :))
Yine şiir yazdiracaksin bana.Yazar miyim yazarim.
O zaman bekle beni...Süprayz yapacam sana benim hinzirlarin başını yorganın altına gömünce...
Tebrik ediyorum can şairem yüreğinin sesini.
Ben yapayım da gör sen yarın Allah nasip ederse mutluluğun formülünü.
Yazan ve yazdıran yüreğine,
Selam ve Sevgilerle...
Pek çoğumuzun çocukluğunda ölen bir şeyler vardır mutlaka. Ama halen hayattaysak demek ki ölenle ölmemiş, bir şekilde tekrar ayağa kalkmasını bilmişiz. Önemli olan da bu zaten. Geçmişte yaşananlar zaman zaman uykularımızı bölüp kabuslar görmemize sebep olsa da her gecenin sonunda apaydınlık bir dünyaya uyanmıyor muyuz?
Selam ve saygılar.
Hatıralarıyla yaşıyoruz Adem Bey üstadım
Çocukluğumuz hiç aklımızdan çıkmıyor ki. Aslında bedenlerimiz ve yaşlarımız büyüyor. İçimizdeki çocuk asla
60 yıl öncesine bakıyorum
Değişen bir kaç şey
Hala çocukmuş gibi kendimi hissediyorum
Şiir insanı düşüncelere sevk ediyor
Harikaydı
Allah'a emanet olun
Selam ve saygılarımla
Öncelikle nazire için çok çok teşekkürler.
Aslında mutluluğun tek bir formülü vardır: Dünyanın fani olduğunu asla unutmamak.
Dünyayı dert edinirseniz dünya kadar derdiniz olur.
Selam ve saygılar.
İnsanoğlunun son bir keresi hiç bitmez. Mesela '' Son bir kere görsem yüzünü, koklasam kokunu '' der. Demesine der de son bir kere görse, son bir kere koklasa özlem sona erer mi? Ermez elbette.
Selam ve saygılar.
Yazmak sana iyi geliyor ve ben bunu ne kadar çok uzağında da olsam hissedebiliyorum.
Bu yüzden hiç kimse değer verip okumasa dahi (ki yorumlanmasını da bir tarafa bırakalım) fırsat buldukça hep yazmalısın.
Yani ben okuyorum senin şiirlerini. Ama açık söylemek gerekirse her yazını da okumak istiyorum ama maalesef vakit olmuyor. Şiirlerin haricinde bir dünyam daha var ki onlar en değerli şiirlerim, ailem. Bazen öncelik sıralamasında aslında hangisini arada ihmal ediyorum bilemeden ve bu hep içimde dertken işte, nasıl diyeyim gözümün yettiğince elimin yazdığınca paylaşımları da yorumlamaya çalışıyorum.
Sorumluluklar insandan insana değişken şeyler işte. Ve ben sorumluluklarımı seviyorum.
Sanırım hayatımda hiç kimse olmasaydı 7/24 şiir yazar ve okurdum ben :))
Ve o senin kendine sorduğun soruları bazen bende soruyorum kendime. Kimseden de bir değer beklentim yok. Ben yazayım da okuyan okusun yani.
Aldırma ve Yaz.
😍
...
güneş sana yünden yazlık bir sako dikeceğim hem de naftalin kokulu ‘’(Alıntı)
Bak demek ki terzilere olur olmaz şeyleri yamalatan ve de diktirmeye çalışan tek kişi ben değilmişim. :)
Umutlar diyorum Gülüm ; Sanki herbiri kapkara bulutların içerisinde saklanan billur damlaları misali. Yağsa rahmet, yağmasa kasvet. Öylesi bir bekleyiş ki bu, her âna her güne her aya her mevsime ayrı ayrı yüklenen ve sağanak sağanak yağsın diye beklenen. İnsan hiç vazgeçer mi beklemekten? Bu dünyada kim var ki toprak kuruduğunda yağmur duasına çıkmamış!
Her ne olursa olsun umut etmek ne güzel değil mi?
İnsanlar bence yüreğinin köhne odalarına sürükleyip kapattığı çocuğu ( yani çocukluk anılarını) asla ama asla yaralamamalı...Hayatın tüm tılsımı onun yüreğinde saklı çünkü .Masumiyeti ise mümkün değil inkar edilemez.
Çocuk gülüşlerimizi çıkarıp yerinden dikmeliyiz yüzlerimize yeniden.İşte asıl aşk o çocukta saklı.
Epeydir kimse kimseye uzatmiyorken elini...