Aşkların en güzeliyle sevmek demek ki bu şiirde anlatıldığı gibi
Sevdayı o anlamlı mısralarında ne güzel dile getirmişsin
Tebrik ederim
Selam ve sevgiler
Geceyi süsleyen Şeb-i Efrûz, Merd-i Şeb; gönlümüze diktiğiniz Tûbâ ağacı nasıl da mest etti.
Geceyi aşkın ve hüznün iklimine dönüştüren zarif bir şiir olmuş.
Şiirin ustası yine sen, yine sen...
Tebriklerimle, hoşgeldiniz sefalar getirdiniz Üstadım.
Selam ve sevgilerimle.
Unutmak da bir nimettir, meziyettir haddizatında;
Neyi unuttuğuna bağlı tabi!
Yaptığın iyiliği, yapılan kötülüğü gibi mesela.
Yazık ki;
hayatımızı zorlaştıran,
huzurumuzu bozan,
atimizi karartan
"şeyleri"
unutmuşuz.
Milletçe!
Selam ve saygılar Ahmet Hocam. 🌹
Çok zor zamanlardan geçiyoruz velhasıl insanlık artık zıvanadan çıktı her türlü pislik kutsallarımıza alenen her türlü hakaret edilip bir de fikir özgürlüğü bunun adı teraneleri atmıyorlar mı cinlerim tepelerime çıkıyor. Yok artık, bunların bir sonu gelmeli. Kimsenin haddine değil Kur'an ile sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed ile namaz ile oruç ile dalga geçmek. Bunu yapan da cezasını çekecek dünyada, ahirette de zaten azabın da azabı bekliyor olacak bu karaktersiz tipleri... Manidardı kutlarım yürekten Mecit Hocam çok ara verme...
İnsan ki nisyan toprağından hasıl.
Unuttuk hocam ne yazık ki.
Ama yine de Rabbim kendini unutturmasın bizlere.
Selamlar
Kahve tiryakisiyim hele emekli olunca... fazlasi zarar ama kaciyor arada olcu, kalbi koruyormus da deniyor bir de tek seker de olsa olacak sekersiz icemem. Babam kahvehane duskunu mesela yillardir, 90 yasinda hala arada gider, oyun oynamak takinti zaten. Cok da duskunlugu anlamam emeklinin vakit oldurme yeri aslinda. Kiraathane kulturu geri gelse her yerde iki kisi okusa bile kardir, onun yerine gazete okunurdu ama o da azaldi teknolijiyle...
O halde şölen sofrasına buyurun elbet şiirler ve dostlar başköşede.
Şiirle kalın ve de sevgiyle… SAĞOLASIN Gülüm hanım yazılarınız ve şiirlerinizin lezzeti ve yüreğinizin bereketi eksik olmasın kalbi selamlarımla.
Böyle de ilginç bir durum var gerçekten...
Aile toplumun en küçük birimi ve temel yapı taşı. Bir insan ile hayatınızı birleştirdiğiniz zaman sonrasında da hayat iyi gidiyorsa sizden mutlusu yok demektir. Aile olmak ve onu korumak durumundayız toplum olarak. Kadın olsun erkek olsun sevgi saygı çerçevesinde yürütülürse hayat, zorluklarda daha kolay aşılacaktır. Varlıkta ve yoklukta diye söz verilirken evlenme zamanı sonrasında da bunu akıldan çıkartmama lazım. Ailelerin iyi olması demek toplumun da sağlıklı kalması demektir... Kutlarım güzel yazınızı...
Birileri kasıtlı olarak unutturdular üstadım.
Bunları unutmamak inanç meselesi.
Milletin inancını yok ettiler.
Selamlarımla.
Bir zamanlar ahlak ve dürüstlükte dünyanın bir numaralı milleti iken şimdi ise ahlaksızlık ve sahtekarlıkra bir numara olduk galiba?
Bir haberde okumuştum sahtekarlıkta dünyanın önde gelenlerin listesindeymişiz.
Ne acı bir durum.
Bizi bu hale getirenlerin Allah belasını versin.
Selamlarımla.
Şiirin bıraktığı iz, son dizeden sonra da uzun süre silinmiyor. Yüreğinize sağlık selam ve saygılarımla
Baban..
"güzün tadı olmaz" derken biliyor muydu yakacağını
yoksa onun sözüne kandığımız akşamlarda mı bıraktık
meyvelerimizi aramayı?
öyle ya da böyle.
bugün eskiler biliyordu dediğimiz bir inancın ortasında kaldık.
şimdi toprağımı geri aldığım günlerde
secde ederken ona bırakıyorum suretimi;
zarfsız, sözsüz, aracasız.
o ve ben..
bu baharın tadını babanın gölgesinden bahışladık.
bu baharı alacaklarımızın üstünü örtmek için
bal çalar gibi verdi hayat ağızlarımıza.
iyi ki..
iyi ki toprağına düşürdüğüm cemreden meyve verdik
arafta kalmış hayatlarımızın yangınını
bir masanın kefaretiyle ödeyecek kadar
sorumluluğunu alabilelim duygularımızın yeter.
içine ektiğim tohumlara
sahip çık sevgilim
unutma ben olmasam da
olamasam da
onlara dizlerinin yere çökeceği günler için
mayıs gülümsemesi kondurdum.
sessizliğini aklının odalarına mapus yapma diye
kelimeler sakladım; adı güneşe benzeyen.
bıraktığın avuçlarına yüzümün izini
saçımın kokusunu
duygumun busesini sıkıştırdım.
Ben seni
terk edilm...
Günlerdir içime geri döndüğümde
biri beni ayaklarında sallıyor
biri kucağına almış seviyor
biri beni sanki bir an sonra
alamayacağımdan korktuğu nefeslerimi sayıyor.
günlerdir biri sanki damarımın hassas yerlerinden sızıp da
bir bebekmişim gibi sessizce uyutmaya çalışıyor..
dün gece sallarken gene beni anladım,
senmişsin.
dün gece
kuyruk acılarımızı kendine katık eden adamın
sahne arasını gördüm yıllardan sonra
bir yanı
benimle yeniden gözümün yaşına bakmayacak kadar;
savaşmaya hazır
bir yanında
benden bile habersiz sessizce sızıp
bir çocuğa kucak açacak kadar geniş..
şimdi düşünüyorum;
biz iki kişilik biletlerimizin birini neden hep yaktık?
Evet iki ahmaktık yıllar önce.
iki korkak.
dönüp almaya vaktiğimizin olmadığı bir sofrayı bıraktık biz.
misafirpervilikten yoksul,
bir yetimin gözyaşından daha mahsunduk.
suskunluğunu emanet diye verdiğin günün ortasında
babamdan kalma bir şimşek çaktı
başımın tam ucunda
anlamadım.
bütün kelimelerimin içine sığdırıp seni
gün geldi lal oldu...
Yaz da bitti kış da bitti.
Ama bizdeki yazma aşkı bitmedi.
Ömrümüz olursa nice yazlar kışlar yazmaya devam.
Selamlarımla.
10 demeye ne kaldı ki?
Seri on'a tamamlanacak galiba?
Herbiri birbirinden manidar .
Selamlarımla.
Bölüşerek çoğalıyor muyuz eksiliyor muyuz? Mutlak bir bir sevda elde kalıyor...
Tebrikler Üstadım
Selam ve sevgilerimle...
Kanatsız yüreğimin kanatlı meleği hangi kelamda saklı ki?
kuru sıkı bir tabanca mıyım da her şeye sıkı sıkı sarılacağım sonra da gümbürtüye gidecek kalp çarpıntılarım.
Aklımın vidaları bil çıkmışken zıvanadan…
Demem o ki; göz gördü gönül de aldı içine.
----Çok güzel cümlelerle örülmüş trajik bir yaşamdan hikaye --Tebrik ediyorum
Kalemine yüreğine sağlık şairem.
İnsan en çok Ağustos’da üşür,
Ağustos’un nağmelerine sarılır, sıkı sıkı.
Nice güzel şiirlere. Sevgiler