Canım arkadaşım; ruhun o hırçın akyuvarlarıyla, hayatın ak dediği karaya karşı verdiği kavgayı iliklerimde hissettim. Kimliğine yakışan o vakur sevgiyi, sığ suların gürültüsüne kurban etmeyen bu dik duruş sahiden hayranlık uyandırıcı. İnancın ve çocuksu masumiyetin pembe beyaz dokunuşuyla, bu kindar iklimde ne de güzel bir nefes alanı açmışsın kendine. Çok beğendim. Aşk ile eyvallah.
Yazında bahsettiğin o 'köylü amca' var ya; işte o, diploması yüreğinde yazılı olan gerçek münevverdir. Bizim oralarda, dedem Bekirov’ların neslinde ilim sadece kitapta değil, sofradaki ekmeği bölüşmekte, dilsiz canın iniltisini duymaktaydı.
Senin de dediğin gibi; aklın arşa değmesi yetmez, gönlün yere, toprağa, karıncaya inmesi gerek.
​Bugün Gazze’den yükselen ahı ciğerinde hissetmeyen, kapısındaki aç kedinin bakışından hicap duymayanın elindeki diploma, karanlıkta yol göstermeyen fersiz bir mumdan farksızdır.
​Nazım’ın dediği gibi yanmayı göze alanlara, 'bana ne' demeyip dert sahibi olanlara selam olsun. Bu güzel 'insanlık dersi' için teşekkürler değerli hocam. Gönlündeki o kutsal ışık hiç sönmesin.
Sevgiler🙏
Kesinlikle...
Hem de çok ciddidir üstadım.
İlhamınız âli olsun
Şaire ve şiire dair bu güzide esere bir dörtlükle eşlik etmek istedim nacizane
Saygılar
"Rabbin bahşettiğini nakşetmeli satıra
Yazdığı her bir kelâm işlemeli sadıra
Şahsına münhasırken konmamalı hazıra
Sızanlara diyorum, şiir ciddi bir iştir"
"Kendini sende unutmak" öyle bir gurbet ki; ne geriye dönecek bir yol bırakmış ne de ileriye gidecek bir "ben", mısralar adeta varlığın yoklukla imtihan edildiği o ıssız kıyıda duruyor. Çok beğendim. Aşk ile eyvallah.
Edebi derinliğin ancak "alın teri" ve "okuyup gelişmekle" mümkün olacağını savunan mısralar, samimiyeti teknikle birleştiren gerçek ozanlık geleneğine bir selam niteliğinde. Kaleminiz ve ilhamınız var olsun. Aşk ile eyvallah.
Modern yaşamın getirdiği karmakarışık fikirler ve ahlak edep dışı yaşamlar karşısında vicdan sahibi tertemiz kalmış ruhlar kalabalık içerisinde yaşasa bile kendisini yalnız hissediyor.
Şiir bu duyguyu başarılı bir şekilde işlemiş.
Selamlarımla.
Hayatın hoyratlığı, engebeleri ve Nuh tufanı gibi ince mitlerle öyle güzel bir eser ki okurken tüm imgeler gözlerimde uyandı. Canan üstadımın yürek sesini dinledim desem yanlış olmaz. Kutluyorum yürekten. Güzel eserlerinizi okumam dileklerimle. Saygılar selamlar.
Adem üstadımın yürek sesine kalemine öyle bir yakışmış ki iki kez okudum harika eserinizi. Hayatı aşkı doğal imgelerle bezeyen ve bizlerle paylaşan o naif yüreğinize bir gece selamı ekliyorum. Selamlar saygılar üstadım. Hayırlı sahurlar
Hayatta insan beynini ve kalbini meşkul eden binlerce konu varken, evet her kes aşıkmısın der.
Azıcık sessiz kalsan kimi düşünüyorsun derler.
Belki adam ödeyemediği faturaları düşünüyor.
Belki ona hiç sahgı duymayan eşini çocuklarını düşünüyor.
Belki nankör olana arkadaş yada akrabalarını düşünüyor.
Ama biz aşktan başka bir şeyin insanı yormayacağına insnmışız sanırım.
Sanki aşkı tanıyan varmış gibi sorarlar birde.
Sorsan aşkı tarif edemezler.
Aşk iradenin elden gitmesi.
Dalgınlık ise dertlerin üzerine gelmesidir, bu farkı görmüyorlar.
Kalemine yüreğine gönlünü sağlık hocam
Selam ve saygılarımla
Bunca roman, bunca destan, bunca şiir aşkı anlamaya yetmedi, yetmeyecek.
Güzeldi, beğenerek okudum değerli arkadaşım kutlarım
Sevgilerimle
Amr bin Hişam ya da İbnü'l Hakem veyahut hepimizin bildiği adıyla Ebu Cehil, Mekke'nin en zengin, en tahsilli, en saygı duyulan, korkulan insanlarından biriydi ama üç çok önemli kötü tarafı vardı: Hırs, aç gözlülük ve cimrilik.
Hz. Ali şöyle der '' Hırs, açgözlülük ve cimrilik cahilliğin neticesidir.
Cahillik elbette ki yenilmesi gereken en büyük düşmandır ama sayın öğretmenim ben de bu güne kadar herhangi bir cahilin yenildiğini görmedim. Ama üzülmüyorum zira İmam Şafi'den Abdukadir Geylani'ye, Abdulkadir Geylani'den Mevlana'ya cahili yenebilen olmamış ( Kendileri diyor. )
Ama mücadeleden geri duracak mıyız? Hayır..
Selam ve saygılar.
Yumuşak Ğ'ler alfabemizden çıkarlarsa ne olur?
Yahu zaten o harfi pak kullanan yok. Ben koskoca lise mezunlarının bile '' Kurbağa '' yazacakları yerde '' Kurbaa '' Yazdıklarına şahidim. Hatta '' Kurbak '' yazanlar da var.
Trakyalılar mesela hiç kullanmazlar '' Hüsmen Ağa '' yerine '' Üsmen Aga'' derler ( H'yi de kullanmazlar )
Akdenizliler hakeza '' Leğen '' yerine '' İleen '' derler.
Yani Yumuşak Ğ rahatlıkla alfabeden çıkabilir.
Bir de yahu şu '' Kiğı''ya da bir çare bulsunlar. O nasıl isim öyle? Hiç kimsenin dikkatini çekmemiş mi tarih boyunca Kiğı da ne yahu.
( Bir ara Erbaa'yı da ele almak lazım bu arada )
Selam ve sevgiler.
Rüzgârın kızı, kalemiyle göğsüne mehtabı nakşeden canım arkadaşım; yazdıklarını okurken içindeki o 'yılkı atlarının' sesini duydum. Ne güzel bir dökülüş bu... Aşkı anne özlemiyle mühürlemen, o vakur ruhun peşinde sürüklenirken bile asaletinden ödün vermeyişin beni çok etkiledi. 'İçinde kâinat gizli' olan o minyon kalbinin ritmi, mısraların arasından avuçlarıma doldu. Senin o 'tapu senedi' gibi tuttuğun kalemin, aslında en büyük şifanın kendisi. Ruhundaki o kırık sayaca inat; kelimelerinle, çocuksu sesinle ve o hiç bitmeyen öykünle ne kadar dirençli, ne kadar hakikisin. Ramazan’ın bu dingin gölgesinde, efkârın dağında sakladığın o mağduriyeti, hüznüne yoldaş bildiğin o büyük güçle sarmalaman ne büyük bir bilgelik... O 'billur kuvözde' büyüttüğün sevdan, dilerim sana her daim rüzgârın ferahlığını getirsin. Kalemin daim olsun, o naif yüreğin hiç darda kalmasın. Muhabbetle, sımsıcak kucaklıyorum seni... Aşk ile eyvallah.
Güneşi söndürebilecek,
Karanlığı uyandırabilecek,
Rüzgarı durdurabilecek kadar güçlüyken,
Ortasından kırılan bir kalbi taşıyorum.
en çokbu dörtlük bana hitap etti
evet, güçlüyüm güçlüymüşüm de
ama kalbimin kırılganlığını çok iyi bilenler nasıl da kırıyorlar kalbimi hınca hınç
aslında suç bende
çünkü izin veriyorum onlara kalbimi çıkarıpp da ellerine verirsem elbet kırarlar
sonsuz saygımla sayın hocam
Şiiri '' Kahramanlık Şiirleri '' Kategorisinde yayınlamışsın. Okumaya başlayınca önce garipsedim. '' Bunun neresi kahramanlık şiiri?'' dedim ama sonra derinlemesine düşününce kahramanlığın ille de eline silah alıp düşmanla vuruşmak olmadığını hatırladım.
Hem insanın korkularını yenmesinden, nefsi ile yaptığı savaştan galip çıkmasından daha büyük kahramanlık mı var?
Evet, yine oldukça güzel ve insanı tefekküre sürükleyen bir şiirdi, candan tebrikler
Not: Şiiri 7+7= 14'lü hece ölçüsüyle yazmışsın ama şu dizede ölçü bozulmuş: ''Ashabı Kehf uyandı kapandığım mağarada ''
Eğer ''Ashabı Kehf uyandı o küflü mağarada'' ya da benzeri bir şey yaparsan düzelecek
Selam ve sevgiler.
Eğer yazdıklarımı;
BAĞIRMADAN yumuşak bir dil ile aktarabiliyorsam
AĞLAMADAN duyorsanız sesimi mısralarımda.
DOĞRU zamanları bilip kararında yerinde bırakabiliyorsam eğer,
Aktarabiliyorsam
O duygu yüklü güçlü BAĞI sizlere.
Ne diyelim o zaman siz SAĞ,ben selamet.
Selamlar Hocam.
Yazınız çok güzeldi.Tebrik ederim sizi.Belki alfabede ilklerde değil ama onsuzda olmuyor işte.Kutlarım gönülden.
Saygılarımla
Esen kalın.
Alfabenin o mahzun köşesine, kimsenin halini sormadığı Ğ harfine öyle bir dokunmuşsunuz ki gönlünüze sağlık. Dağın yükünü, bağın bereketini sessizce sırtlayan bu harfi dert edinmek, ancak sizin gibi nüansları görebilen bir kalbe yakışırdı. Yumuşaklığı zayıflık sananlara inat, kelimeleri birleştiren o sessiz güce ne güzel iade-i itibar yapmışsınız. Kaleminiz daim, okuyanınız bol olsun. Aşk ile eyvallah.
Aldatılmanın getirdiği o keskin sızı, ruhu bir mermer gibi soğuturken kaleminizden adeta isyan damlamış. Şefkatle çarpan kalbin yerini buzdan bir boşluğa bırakma arzusu, ancak bu kadar sarsıcı ve sahici bir hüzünle anlatılabilirdi. "Rapor 46" vurgusuyla mühürlenen bu cinnet hali, dürüstlüğüyle insanı can evinden vuruyor. Kaleminize sağlık. Aşk ile eyvallah.
" Diyorum ki yüreğime bulaşan bakışlarını
Artık çek üzerimden
"
Çünkü her bakışın, kabuk bağlamış bir vedanın intiharıdır.
Ve ben artık, ölmeye bile mecali olmayan
Bir sürgünün son durağıyım....
yüreğine sağlık üstadım
saygıyla
Benim çok sevdiğim canım arkadaşım; zamanın dip boyası gelmiş ruhlarda, o hiç sahip olamadığın çocukların parmak uçlarına dokunmak ne kavi bir imtihandır; kalemindeki bu naif sızı içimi titretti. Bir kadının anne olma hakkı elinden alınsa da, 'insan olma' ve merhametle sarıp sarmalama mucizesini nasıl bu kadar edebi bir derinlikle nakşettin? Bu sadece bir yazı değil, hayatın süzgecinden süzülen gümüşten bir keder damlası; yüreğine, o şefkatli ellerine sağlık. Harikasın. Aşk ile eyvallah.