Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Ne güzel aşkı anlatıyor Ozan... Kutlarım Üstadım Sağlıcakla esen kalınız En içten selam ve saygılarımla.
Hayat serüveninde en canlı kalan anılar çocukluğu dair olanlardır. Belki de o sebeple çocuk yanımız hep diri kalır. Bu bir avantaj aslında. İyi ki de öyle. Sevgilerimle Gülüm Hanımcığım. Yüreğiniz var olsun.
Sabır ve tabi vaz geçmeme inatla bir şeyi başarabilmenin ilk koşullarından. Bir özlü söz ''Sabır bilgeliğin arkadaşıdır.'' der... Rahman ve Rahim olan Rabbimiz bile bir ayetinde ''Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.''(Bakara suresi 153. Ayet) diyerek sabredenlere olan inancını ve yardımını belirtmiştir... ''Sabır acı ise de meyvesi tatlıdır.'' der bir atasözü de... Çocuklarımıza sabır duygusunu beklemesini bilmelerini çok küçük yaşlarda aşılamalıyız... Kutlarım güzel bir yazı olmuş...
Yüzyıldır yaşadıklarımız daha geriye gidersek bin yıldır yaşadıklarımız hep ibretlik aslında ... Hep derler ''iki Yahudi bir araya gelse şirket kurar iki Türk Bir araya gelse devlet kurar.'' diye... Devletin en asli unsurudur insan ya da diğer adıyla vatandaş. Vatandaşın devletine ne kadar katkısı varsa devlet de o derece güçlü olacaktır... ''Emanetleri ehline veriniz.'' düsturu gereği devlet emin ellerde olur aksi de olduğu zaman toplumda kaos, anarşi, terör her türlü pislik olur...Altmışlı yılların sonunda başlayıp 12 eylül seksene kadar süren olaylar hep bir tezgahtır yabancı istihbarat örgütlerince ve yerli iş birlikçileri ile planlanmış... Tabi sonrasında da bir dolu olaylar silsilesi ki bunlarda da o gizli parmağı yadsıyamayız... Vecihi Hürkuşu kim engellediyse, Nuri Killigili kim engellediyse, Nuri Demirağ'ı kim engellediyse, Şakir Zümre'yi kim engellediyse, Devrim Otomobillerini, Aselsan'ın yaptığı ilk milli cep telefonunu hangi odaklar engellediyse o odaklar bizim ile kıyamete...
Okumak ki Allah'ın bile kitabı ''OKU'' diye başlıyor ancak bazı insanlar onu sadece Kur'an'ın Arapçasını okumak olarak anladıkları için bir adım yol almıyorlar. Oku derken Rahman hayatı da oku diyor, başka başka kitapları da oku diyor bilgi sahibi ol diyor ''Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma'' diyor, Zararlı kitap yoktur kanımca kendine göre her kitap insana bir şeyler katar yeter ki okuyalım ve almasını bilelim ... Kutlarım Hocamı...
2 Mahsus selam ederim gözlerinden öperim: Bu, samimi bir selam ve sevgi ifadesi kardeşim geçmişe gitmiş ah bu kısa ve öz cümlede ne temiz hayatlar vardı, yaşarken o günleri tadına doyum olmazdı lakin içine ettik…. Geçen doktora gittim omzum üste baş varmış: Doktora gitmenin ve vücudundaki sorunları öğrenmenin mizahi bir anlatımı olsa da tabi ki baş olacak, taş olacak değil. Olsa olsa yürekte taş olur günümüzde herkesin yüreğinde fazlasıyla var zaten. Hiç farkında değildim, gözüm üste kaş varmış: Vücudundaki basit ve doğal şeylerin bile farkında olmamanın mizahi bir ifadesi olsa da yani kaşın üstünde yârim bağdaş kurmuş oturmuş olamaz değil mi yani kaş olacak elbette. Midem patlak top gibi, böbreğimde taş varmış: Fiziksel rahatsızlıkların mizahi bir dille anlatımı değil hayatın zorluğu insanların zulmü vefasızlığı şiirmiş kardeşimi, bir madensuyu üstüne iyi gelirdi demek ki bulamamış kardeşim. Mahsus selam ederim, gözlerinden öperim: Yine, samimi bir selam ve sevgi i...
1 Bellerimi sorarsan çift taraflı fıtık var: Bu ifade, fiziksel bir rahatsızlığı değil de fıstık demek isterken yanlışlıkla yazıldığına inanıyorum .Burada gizli özne vardır mizahi bir dille anlattığını sanıyor kardeşim lakin karşında şair var leb demeden nohut’u anlar.. Yufka emek bol bur da, çok şükür ki katık var: Burada, yufka ekmeğin bol olduğu ve şükür ki yanında yiyecek bir şeylerin bulunduğu belirtiliyor, bana kalırsa karşıda gelen hatunu ima ederken ters bir duruma düşmemek için kelime oyunu yaparak gizlemenin derdinde. Kandıra bilirse kandırsın diyemeyeceğim yengemiz var ayıp olur, aman dikkat Sami kardeşimmmm. Bu, hayatın zorluklarına rağmen şükretmeyi ve basit şeylerden mutlu olmayı ifade ediyorken kardeşimi çok seviyorum aramızda kalmasın herkes duysun. Ne hava kirliliği ne nükleer atık var: Çevresel sorunların olmadığı, bir dünyayı istesek te olmuyor kardeşim. Sende bizlerde bunun sancısını yazarken çekiniyoruz ıkına mıkına, temiz bir ortamda yaşamanın mutluluğ...
İşin ehlinin elinden çıkması kıyamet alameti olarak gösterilmiş değerli şairem. Ahlak, edep dibe vurmuş. İçimizdeki bebeler, beli bükülmüş dede ve nineler, ağızsız dilsiz yayılan hayvanlar olmasa Allah Resülünün deyimiyle başımıza azap yağacak değerli şairem. Sene seneyi arattırıyor, ay ayı, yıl yılı. Selamlarımla.
Bu şiir, derin bir acıyı ve sarsıcı bir mücadeleyi ifade ediyor. Şair, özgürlüğün ve Filistin’in sembolü olarak kendi kanını ve yüreğini sunuyor. Şiirin her bir dizesi, tarih boyunca süregelen Filistin trajedisini ve bu trajedinin getirdiği yıkımı anlatıyor. Şair, annesine seslenirken, hem kişisel hem de toplumsal bir çığlığı dile getiriyor. "Benim kanım bir tutam ateş yakar özgürlüğün kandilini ağlama ana dua et toprak yeşersin ekmek versin çocuklarına gene ismailler olsun yurtlarında dua et" Şiir, şairin annesine hitaben başlıyor ve özgürlüğün sembolü olarak kendi kanını "bir tutam ateş" olarak nitelendiriyor. Bu ateş, özgürlüğün kandilini yakacak güçte ve şair, annesinden ağlamamasını, dua etmesini istiyor. Dua ile toprağın yeşermesini, çocuklara ekmek vermesini ve İsmail'lerin yurtlarına dönmesini diliyor. "Ben yahudileri iyi bilirim ana bir ben dururum onların karşısında bir ben bir de yüreğiyim kanayan nehirler gibi" Şair, Yahudileri iyi bildiğ...
Sizi okumak büyük zevk üstadım, güzel örnekler teşkil eden şiirleriniz var, kutluyorum
"Tevhit` sancağının altına birlik Olun nusret gelir elbette haktan Birlikten doğacak mübarek dirlik Yalniz bir şey olmaz İran Irak`tan" Kardeşim gönlümüzden geçenleri kaleme dökmüşsünüz ne kadar gerçek ve hakikat dolu sözler bunlar kardeşimi tebrikler ederim .Rabbim yar ve yardımcımız olsun sevgi ve selamlarımla.
Zengin betimlemeler bazen birkaç mısra boyunca sürmüş. Verilmek istenen mesajlar yarı örtük. Ustaca bir çalışmaydı. kalbi tebriklerim ve saygılarımla hocam..
Zaman geçip giderken moda dedikleri ucubeler ve başka başka şeyler hayrete düşürüyor çoğu zaman bizleri... Manidardı...
İnsanın tabiata aşırı müdahalesi bizi bu hale getirdi maalesef ... Kendini kendi eliyle ateşe attı halada atıyor insan denen canavar...
kar beyazı saç tellerini yakalardım aynı yaşlarda gezerken köşe bucaklarda büyümek yoktu aklımda inanın sevmenin ne demek olduğunu bilmiyorken daha bilemezdim ki renklerin, sınıfı olduğunu insanın yüksek şelalelerde boğulmadan oyuklara saklanmış su sesini nefes nefese bir masal gibi dinlemeyi öğrendim dedemden uzun uzun masallar anlatırdı dedem dağları, yol uzadıkça yürüyen dağları kıvrıla kıvrıla göğün tenine dokunan dağları dökülürmüş semalarından gönül hanesine her cismin üstüne rengarenk ışıktan gölgeleri Şair, çocukluğunun saf ve endişesiz günlerini, büyümenin karmaşasından uzak, sadece anın tadını çıkararak yaşadığını anlatıyor. İnsanın ve doğanın iç içe geçtiği bu anılarda, dedesinden dinlediği masalların hayal gücünü besleyen birer kaynak olduğu vurgulanıyor. Dağların, şelalelerin ve su seslerinin betimlemeleriyle, doğanın güzellikleri ve sırları, şairin ruhunda masalsı bir iz bırakmış. Bu şiirsel ifade, okuyu...
Ne kadar güzel bir tespit... İnsanlığımızı bir sorgulayalım keşke hepimiz...
Uzun süredir cafelere de kahvehanelere de gitmiyorum ama bizim zamanımızda kahvehanelerdeki en büyük sorunumuzdu erken boş alma. Garon, kahvecinin emir ve talimatıyla ünlerdi ''' Burası söğüt gölgesi değil beyler.''! sonra boş alırdı. Akabinde yeniden doldurur getirirdi. Bir de dikkat etmek lazım evlerde. Hanıııım boş al '' diyeceğinize kazara '' Hanıııım boş ol '' derseniz gitti nikah. Selam ve sevgiler.
"Kahramanım olan kelimeler, cümleler ve hecelerle gezinirken, gönüllerdeki sevinci bulma telaşındayım aslında. Her kelime, her cümle, birer rehber gibi bana yol gösterir. Yazarken, içimdeki duyguları ve düşünceleri keşfeder, onları kâğıda dökerken bir anlam bulurum. Bu süreç, bana hem huzur hem de mutluluk verir. Yazmak, sadece bir ifade aracı değil, aynı zamanda bir keşif yolculuğudur. Her kelime, her cümle, zihnimin derinliklerinde bir yolculuğa çıkarır beni. " Yazmak sizinde ifade ettiğiniz gibi üstadım, sadece bir şeyleri ifade etmek değil bir anlam arayışı yolculuğuna çıkmak ve yolda olmak demektir benim içinde. Yazmak bir duygu bir düşünce nakli aslında. Görünmeyeni zihinlerde görünür kılma var etme arzusu. Tebrik ediyorum hocam harika bir deneme olmuş.
Muhterem hocam hoş geldiniz. Dostları görmek çok güzel bir duygu. Saygı ve selamlarımla.
Kaleminize sağlık hocam yine mükemmel dizeler sıralanmış duygu dolu… Tebrikler Sevgiler